Anasayfa / Hukuk / Zorunlu Din Dersleri ve İHAM Sorunu

Zorunlu Din Dersleri ve İHAM Sorunu

Zorunlu Din Dersleri ve İHAM Sorunu

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) 16 Eylül 2014 tarihinde verdiği bir kararla zorunlu din dersleriyle İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’ne (İHAS) Ek.1 numaralı protokolün 2. maddesinde düzenlenen eğitim hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle Türkiye’yi mahkûm etmiştir. Anılan karar 14 Türkiye vatandaşı tarafından 2011 yılında yaptıkları başvuru üzerine verilmiştir. (Kararın tamamı için bkz.: Mansur Yalçın and Others v. Turkey, http://hudoc.echr.coe.int/sites/eng-press/pages/search.aspx?i=003-4868983-5948734,)

Oy birliğiyle alınan kararda İHAM, devletin dini konularla ilgili düzenlemelerde yansız ve tarafsız olma yükümlülüğünde olduğunu hatırlatarak,  Türkiye’de din ve ahlak kültürü kitaplarının içeriğinde yapılan son değişikliklerin yetersizliğine vurgu yaptı. İHAM’a göre kullanılmakta olan din ve ahlak kültürü kitaplarında Türkiye’de çoğunluğun ait olduğu Sünni İslam’a daha fazla yer ayrılmasının beyin yıkamak anlamına gelmemektedir. Ancak mahkemeye göre, Alevi inancının özellikleri dikkate alındığında, velilerin çocuklarında okul ile kendilerine özgü değerler arasında bir bağlılık çatışması yaratabileceğini düşünmekte haksız değildirler. Ayrıca Türk eğitim sisteminin sadece Hıristiyanlık ve Musevilik dinlerine mensup öğrencilere zorunlu din derslerinden muaf tutulma hakkı tanındığına işaret edilerek bu durumun çocukları okulda gördükleri eğitim ile ailelerinin dini veya felsefi inançları arasında çatışmaya neden olabileceğine vurgu yapıldı. Avrupa ülkelerinin çoğunluğunun öğrencilere din derslerine girmeme yada bu dersler yerine başka derslere girme hakkının tanındığını hatırlatan İHAM’a göre, Türk eğitim sistemi velilerin inançlarına saygı konusunda hâlâ Avrupa standartlarını yakalayamamıştır.

Başvurucular tarafından herhangi bir maddi veya manevi tazminat talebinde bulunulmadığından bu konuda karar vermeyen mahkeme, Türk hükûmetinden zaman geçirmeden öğrencilerin zorunlu din ve ahlak kültürü derslerinden muaf tutulmalarını sağlayacak yeni bir sisteme geçmesini istedi.

Karar İHAM’ın 2. Dairesi tarafından alınmış olup henüz kesinleşmemiştir. Türkiye isterse 3 ay içerisinde bu kararı İHAM Büyük Daireye götürebilir. Büyük Daire’nin karar vermesi birkaç yıl sürebilir. Bu süre sonunda verilen karar kesin karar olacaktır. Kuşkusuz Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri gereği son kararı uygulaması gerekir. Tersi durumda Bakanlar komitesinde zor durumda kalabilir.

Esasında karar konu olan zorunlu din dersleri meselesi ya da devletin din eğitimi konusundaki müdahaleci tutumu yeni olmayıp cumhuriyetin ilk yıllarına kadar gitmektedir. Türkiye bir taraftan 1928 yılında “Türkiye Devletinin dini, Dinî İslâmdır…” hükmünü anayasadan çıkarıp, 1937 yılında da laiklik ilkesini anayasaya koyarak sözde laik bir düzen kurma görüntüsü verirken diğer taraftan da cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren başta din eğitimi olmak üzere dinin bütün kurumlarını sıkı bir denetim altına almaya başlamıştır. 1982 Anayasası’nda da laiklik ilkesine yer verilmesine rağmen Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) genel idare içerisinde yer verilerek laiklik ilkesi ihlal edilmiştir. Devlet günümüze kadar bir taraftan dini eğitimi sıkı bir denetimi altında tutmuş (özellikle imam hatip okulları ve ilahiyat fakülteleri ile), dinin kendi istediği şekilde ve istediği kadar öğretilmesini sağlamıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarından günümüze kadar devletin belki de en başarılı olduğu konu bu konudur. Yani dinin mümkün oldukça sıkı bir denetim altında tutulması, din eğitiminin devletin gözetimi ve denetim altında verilmesi, verilen vaaz ve okunan hutbelerin devletin denetiminde olması vs.

Devlet bir taraftan dinsel özgürlüklerin artırılması (dinin gereklerinin yerine getirilmesi, Kur’an eğitimi, başörtüsü ile eğitim hakkının kullanılabilmesi vs) isteklerini laiklik ilkesini bahane ederek reddederken ya da baskılarken, diğer taraftan dini sıkı bir denetim altında tutarak laiklik ilkesinin en büyük ihlalcisi olmuştur. Son dönemlere kadar gözle görülür bir takım iyileşmeler olmakla birlikte, bunlar yeterli değildir. Öncelikle farklı dinlere ve mezheplere mensup olan bireylere çocuklarına buna uygun dini eğitim verilmesi hakkı tanınmalıdır. Kuşkusuz bireylerin herhangi bir dine mensup olmama hakkı bulunmaktadır. Bu yönde tercihte bulunan bireyler çocuklarına herhangi bir dini eğitim verilmemesini isteyebilir. Yada herhangi bir dine mensup olup da çocuğuna dini eğitim verilmemesini isteme hakkı da bulunmaktadır. Bundan dolayı devlet herkese belirli bir dinin eğitimini vermekten kaçınmalı, bir taraftan din eğitimi konusunda kolaylaştırıcı bir tutum sergilemeli. Din eğitimi üzerinde gevşek bir denetim devam ettirilmekle birlikte bireylere dini eğitim alıp-almama ya da istediği dinin eğitimini alma konusunda tercihte bulunma hakkı verilmelidir. Bu durum hem laiklik ilkesinin gereği hem de insan haklarının bir gereğidir.

Ayrıca devlet, bireylerin ulusüstü yargı organlarından adalet dilenmesini önleyici mekanizmalara işlerlik kazandırılmalıdır. 2010 Anayasa değişikliği ile getirilen bireysel başvuru olumlu olmakla birlikte 1982 Anayasası’nın özgürlükleri boğucu düzenlemeleri hala yerlerinde durmaktadır. Yeni anayasa çalışmaları bağlamında bu konunun üzerinde önemle durulmalıdır. Türkiye belki de tarihinde hiç olmadığı kadar demokratik bir yapıya kavuşturulmuştur. Tabi ki kimi temel sorunlar hala bulunmaktadır ve kat edecek çok yol vardır. Ancak demokrasi ve insan hakları açısından eskiye göre gözle görülür bir iyileşmenin olduğu da açıktır.

Diğer taraftan, diğer uluslararası kuruluşların devletler üzerinde belirli siyasalar dayatması gibi İHAM da devletler için belirli siyasaları dayatmak için araç olarak kullanılmaktadır. İç hukukun İHAS standartlarının üzerinde düzenlenmesi hem insan haklarının sağlanması ve korunmasında işlevsel olur hem de ulusüstü yargı organlarının devletin iç işlerine ve düzenine müdahalesi sınırlandırılmış olur. Zaten insan haklarının azami ölçüde sağlanmış olması durumunda Türkiye’nin ne İHAM’a ne de İHAS’a ihtiyacı kalacaktır. Böylelikle Türkiye’nin “İHAM SORUNU”da ortadan kalkacaktır…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

30- 1982 Anayasası’na Göre Hükûmetin Kurulması Süreci ve Hükûmet Senaryoları, http://webunya.com/1982-anayasasina-gore-hukumetin-kurulmasi-sureci-ve-hukumet-senaryolari

29- Süleyman Demirel’den Kalanlar, http://webunya.com/suleyman-demirelden-kalanlar

28- 7 Haziran 2015 Seçim Sonuçları Üzerine ve Hükûmet Senaryoları, http://webunya.com/7-haziran-2015-secim-sonuclari-uzerine-ve-hukumet-senaryolari

27- 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri Üzerine (3), http://webunya.com/7-haziran-2015-genel-secimleri-uzerine-3-hdp-baraji-gecer-mi

26- 27 Mayıs Darbesi (2), Darbenin İlk Günleri ve Basın, http://webunya.com/27-mayis-darbesi-2-darbenin-ilk-gunleri-ve-basin

25- 27 Mayıs Darbesi (1), http://webunya.com/27-mayis-darbesi

24- 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri Üzerine (2), http://webunya.com/7-haziran-2015-genel-secimleri-uzerine-2 

23- 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri Üzerine (1), http://webunya.com/7-haziran-2015-genel-secimleri-uzerine

22- Danıştay’ın 12.11.2014 Tarihli Başörtüsüne İlişkin Kararı Üzerine (2), http://webunya.com/danistayin-12-11-2014-tarihli-basortusune-iliskin-karari-uzerine-2

21- Danıştay’ın 12.11.2014 Tarihli Başörtüsüne İlişkin Kararı Üzerine (1), http://webunya.com/danistayin-12-11-2014-tarihli-basortusune-iliskin-karari-uzerine-1

20- Genel Oyla Belirlenen Cumhurbaşkanının Meşruiyeti Sorunu (2), http://webunya.com/genel-oyla-belirlenen-cumhurbaskaninin-mesruiyeti-sorunu-2

19- 27 Nisan Darbesi Sonrası Gelişmeler, http://webunya.com/27-nisan-darbesi-sonrasi-gelismeler

18- 27 Nisan Darbesi (2), http://webunya.com/27-nisan-darbesi-2

17- 27 Nisan Darbesi (1), http://webunya.com/27-nisan-darbesi-1

16- Cumhurbaşkanının Üniversite Rektörlerini Seçme ve Atama Yetkisi ve İstanbul Üniversitesi Rektörlük Seçimleri Üzerine, http://webunya.com/rektorluk-secimleri-uzerine

15- Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin 26.02.2015 Tarihli Başörtüsü Kararı Üzerine, http://webunya.com/askeri-yuksek-idare-mahkemesinin-basortusu-karari-uzerine

14- 12 Mart Darbesi Sonrası ve Ara Rejim, http://webunya.com/12-mart-darbesi-sonrasi-ve-ara-rejim

13- 12 Mart Darbesi, http://webunya.com/12-mart-darbesi,

12- 28 Şubat Darbesi, http://webunya.com/28-subat-darbesi

11- İçimizdeki Yunanistanl?lar, http://webunya.com/icimizdeki-yunanistanlilar,

10- Cumhurbaşkanının Bakanlar Kuruluna Başkanlık Etmesi Meselesi,

http://webunya.com/cumhurbaskaninin-bakanlar-kuruluna-baskanlik-etmesi-meselesi

9- Türkiye’de Demokrasiye Yapılmış Müdahaleler ve Savcı Sacit Kayasu’nun Ardından,

http://webunya.com/turkiyede-demokrasiye-yapilmis-mudahaleler-ve-savci-sacit-kayasunun-ardindan

8- HSYK’nın Denetimi ve Kuvvetler Ayrılığı Meselesi (1),

http://webunya.com/hsyknin-denetimi-ve-kuvvetler-ayriligi-meselesi-1

7- Zorunlu Din Dersleri ve İHAM Sorunu, http://webunya.com/zorunlu-din-dersleri-ve-iham-sorunu,

6- Genel Oyla Belirlenen Cumhurbaşkanının Meşruiyeti Sorunu (1),

http://webunya.com/genel-oyla-belirlenen-cumhurbaskaninin-mesruiyeti-sorunu-1

5- Demokrasi Azınlığın Haklarını Korur; İsteklerini Değil,

http://webunya.com/demokrasi-azinligin-haklarini-korur-isteklerini-degil

4- Hükûmet Sistemi Tartışmaları (3) ve ABD’deki Bütçe Krizi,

http://webunya.com/hukumet-sistemi-tartismalari-3-ve-abddeki-butce-krizi

3- “Müzakereci Demokrasi” ve “Gezi Meselesi”,

http://webunya.com/muzakereci-demokrasi-ve-gezi-meselesi

2- Hükûmet Sistemi Tartışmaları (2),

http://webunya.com/hukumet-sistemi-tartismalari-2

1- Hükûmet Sistemi Tartışmaları (1) ve “Biz Bize Benziyoruz” Meselesi,

http://webunya.com/hukumet-sistemi-tartismalari-ve-biz-bize-benziyoruz-meselesi

Yrd. Doç. Dr. Ferhat USLU

Hakkında Yrd. Doç. Dr. Ferhat Uslu

Yrd. Doç. Dr. Ferhat Uslu
1979 yılında Bursa-İnegöl’de dünyaya geldi. 1996 yılında İnegöl Ticaret Meslek Lisesi’nden, 2000 yılında İstanbul Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Adalet Meslek Yüksekokulu’ndan; 2004 yılında Marmara Üniversitesi, Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 2008 yılında Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Hukuk Anabilim Dalı, Kamu Hukuku Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programı’nı; 2013 yılında İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Anabilim Dalı Doktora Programı’nı tamamladı. 2009-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Anayasa Hukuku Anabilim Dalı’nda Araştırma Görevlisi olarak görev yaptı. 18.08.2014 tarihinde Sakarya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Anayasa Hukuku Anabilim Dalı’na Yardımcı Doçent olarak atandı. Yrd. Doç. Dr. Ferhat USLU anılan üniversitede Hukuka Giriş, Anayasa Hukuku, Anayasa Hukuku Genel Esaslar, Anayasa Yargısı, Türk Anayasa Hukuku, Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru, Siyasi Partiler Hukuku, İnsan Hakları Hukuku ve Genel Kamu Hukuku dersleri vermekte olup İngilizce bilmektedir.

Bir yorum

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*