Anasayfa / Köşe Yazıları / YEDİ SAAT OTUZ DAKİKA

YEDİ SAAT OTUZ DAKİKA

YEDİ SAAT OTUZ DAKİKA

İnsanlığın yok edilişini izliyoruz birkaç gündür Özgürlükler Ülkesi Abd de

İslam dinini gericilikle suçlayan lakın 1400 yıl önce siyahi olduğu için Kabe’ ye yaklaşması bile yasak olan bir köleyi , Kabe’ nin üzerine çıkarıp ezan okutan ve onu insanlara ders vermesi için öğretmen ilan edeni görmezden gelenler …

Irkçılık renk sorunu değil, İnsanlık sorunudur…

İlahi adalette sadece zaman aşımı vardır

İllaki tecelli eder…

I CAN’T BREATH – NEFES ALAMIYORUM

                                                                                                                           George Floyd’ a

Düşeriz zaman akıntısından

Sonra uyanırız rüyadan

     “ Der Unterschied zwischen Vergangenheit, Gegenwart und Zukunft ist nur eine Illusion, wenn auch hartnäckige . ”

“Geçmiş, gelecek ve şimdi arasındaki fark, illüzyondan ibarettir.”

                                                                                                                                         Einstein

Bölüm I

29 Mayıs 2020…

Saat 11:30

Mayıs sonları…
Kasvetli bir Cuma günüydü…

Baharın gidişi yaza başlangıç ayı olmasına rağmen…

Sıcak güneşle birlikte uykusundan uyanan hayat bu kez yerini sarımsı silik soğuk bir güneşe bırakmıştı. Ev sahibi olan komşumla karşılaşmamıştım bugün. Hızlı adımlarla merdivenleri birer ikişer inip apartmandan çıktım. Ev sahibim bir merdiven aşağıda oturuyordu.

Marketteyim.

Emre ’ye soğan ve sarımsak seni rahatsız etmez değil mi? diye sormuştum.

Hayır, demişti.

Ezmenin ana maddesi soğan bence …

Eve geldim  …

Laf aramızda köfteler hazır…

Sadece köfteler mi ?

Patates dahi …

Marketten aldığım dilimlenmiş patatesler…

Robotta çoğu işi hal ediyor …

Emre ’ye ben yaptım diye yutturacağım …

Gözü açık adamın …

Anlarsa benimle vallahi billahi  evlenmez …

Bu yüzden evlenmezse evlenmezsin …

Of Şahika of

Taş gibi bir adamla çıkmaya başlayacaksın

Adam tam taş manken gibi yaşı benden büyük gerçi…

Olsun o kadar da …

Baklavalı bir taş …

Ağzım aktı sileyim …

1.86 boyunda 100 kilo ağırlığında bi antrenör …

İlk kez evime geliyor …

Neden hazır yaptımsa ?

Bu kadar hazırcılığın olduğu fast- food dan daha hazırcı çıktım .

Fast food tüketimiyle ilgili bir belgesel yapılmıştı adını hatırlayamadım ama Nekşfilkş ya da netflix   deydi …Murat Övüç aklıma geldi hahahhaaa …

Nexfilxşçiler …

Yeşim Salkım ’ ın Deli Mavi şarkısı bu aralar dilime dolandı…

2017 yılında yayınlanan Doğa Rutkay ’la Her Şey programında konuktu .

Yeşim Salkım, ‘Deli Mavi’nin sözlerini yazan ve aynı zamanda çok yakın arkadaşı olan Seda Akay’dan öğrendiklerini ilk kez bu programda anlatmıştı . Yeşim Salkım, Seda Akay’ın ağzından şunları söylemişti: “Şarkıyı yazamadım, çıldırdım, mutfağa gittim. Ocağı yakıp kahve yapayım diye. Ocağı yaktım, pof diye bir mavi çıktı. Şöyle baktım, “Ne deli bir mavi bu” dedim. Mutfağa geçiş duvarımda Atatürk’ün resmi vardır. Döndüm. Atamın gözleriyle karşılaştım. Yürüyerek şarkının girişinde yer alacak ‘Eski… Ve yırtık…’ diye şarkıyı söylemeye başladım.”

Deli Mavi …

Pencereden Frankurt…

Frankurt ne kadar soğuk bir şehirsin …

Almanya ’ nın küçük gözü gibi …

794 yılında bağımsız bir İmprator şehri olan Frankurt  …

1562 ’ den itibaren Kutsal – Roma – Germen İmparatorluğu ’ nun taç giyme töreni şehri olan Frankurt …

1816 – 1866  den  yıllarında Alman Birliği ’ nin ve 1848 – 49 yılları arasında ilk bağımsız ve seçilmiş Alman Parlamentosuna ev sahipliği yapan Frankurt …

Elim , elimmmm …

Marulları doğrarken … Bıçak , elim , kan …

Kanı görür görmez içim çekildi …

20 Ekim 2018

Yağmurlu bir akşamdı . Bulutlar haber vermişti gün boyu sanki …

Akşamları salata salata …

Diyetteyim …

Ömrüm diyetle geçti …

Marulları doğrarken …

Bıçak ,   elim  , kan …

Kanı görür görmez içim çekiliverdi .

Bu sırada telefonum çalıyordu …

Zıng zıng …

Yeter …

Sürekli çalıyordu …

Bu telefon nerde

Ha

Şurda

Gözümün dibindeki şeyi göremiyorum …

Kara para aklama olayında polise ihbar ihbar ettiğim Mert ’ in sesiydi bu …

Mert ’in sesini anımsar anımsamaz elimdeki telefon düşüverdi …

Nefes alışlarım git gide hızlanıp kalbim hiç olmadığı kadar atıyordu …

29 Mayıs 2020…

Saat 13 …

Nerden aklıma geldi bu Mert …

Bff mın gönderdiği yazıyı okuyayımda kafam dağılsın …

Emre  ’ in gelmesine bir saat var ne de olsa …

Yemekler hazır olduğu için 1 saatte bitti …

Allahtan bir tek salata kaldı onu da yapmayıvereyim elimden dolayı …

Emre  gelecek öpecek elimi …

İyi acitasyonda yaparım ha !!!

Gökhan İshak ve Lady Gaga yazısı …

Gökhan İshak … Can dostum … Seninle Cemal Can Canseven  – Danla Biliç gibiyiz . Bir bizim dostluğumuz bir de Cemal ’ le Danla ’ nın dostluğu …

Kapı zili ..

Emre sürpriz mi yaptın bana  …

Daha var gerçi …

Kapıya doğru yönelmeye başladım …

Kapıyı açmamla kapatmaya çalışmaya çalışmam aynı anda oldu …

Geçmiş gözümün önünde

Gelecek ise belirsiz …

Araftayım

Geçmiş geçmiştir .

Gelecek gelecekse gelecektir .

Bizler ise

Anları yaşayıp

Anların toplamından ibaretiz …

Gelen Kimdi ?

Devam edecek …

 

Hakkında İshak Budak

İshak Budak
1994 yılında Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde doğdu ... Tarih Bölümü mezunu aynı yıl pedogojik formasyon sertifikası alarak Tarih Öğretmeni unvanı aldı . Sendika.org un ödüllü yazarının yazdığı yazılar yazılarındaki kullandığı dil kendi tarzını oluşturduğu yönünde ...Dünya’nın bio internet sitelerinde ödüllü yazarın biosuna yer verilmektedir. Zaza asıllı Türk yazar idol olarak Oğuz Atay ı örnek görmektedir. Aynı zamanda Edebiyatbahcesi .net ' de çok okunan Karan Asi nin baş mimarı olan yazar yazılarında konuşma dilini yazı diline aktardığı gözlenmiştir

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*