Anasayfa / Köşe Yazıları / YARIN GENE TANIŞALIM MI?

YARIN GENE TANIŞALIM MI?

YARIN GENE TANIŞALIM MI?

İki yıl önce yaşadığım ve içime umut, sevgi, neşe katan bir anımı tekrar paylaşmak istedim.

Bir arkadaşımla çocuk masumiyeti üzerine konuşmamızdan 5 dakika sonrasıydı. Yine bir eğitimden dönüşte, hava da güzel olunca evin yolunu uzatıp, daha sakin olan ara sokaklardan yürümeyi tercih etmiştim.

Kaldırımda küçük bir erkek çocuğuyla göz göze geldik, gülümsedim ve selam verdim. “Evden mi kaçtın?” dedim? Bahçe kapısında ve yalnızdı. O sırada ona göz kulak olan yaşlı bir hanım görünce rahatladım.

Tanışalım seninle, ismin ne?diye sordum. “Pepe” dedi, aslında Tunaimiş ama o gün Pepe olmayı seçmiş. Hava güzel olunca okul servisinden inmiş ancak eve girmek istememiş. Ben de ismimi söyledim, tanışmış olduk.

Sonra “elinde ne var? “dedi ve küçük bir kutu içindeki kurabiyelerimi paylaştık onunla.

En güzeli vedalaşmamızdı. Seslendi arkamdan.

“Yarın okuldan dönüşte GENE TANIŞALIM MI?”

Olur dedim,” ben seni sevdim” dedi, sonra gözden kayboluncaya kadar arkamdan el salladı.

İçimi neşe, coşku ile dolduran bir tanışmaydı bu:

Yaşam için en büyük rehberliği çocuklardan almak gerektiği konusunda bir kez daha emin olmuştum.

Henüz yetişkinlere ait klişelerle özünden sapmayan çocuk masumiyetini hissetmek harika bir duyguydu.

Tuna ya da nam-ı diğer Pepe ne kadar da haklıydı! Yarın ne o ne ben aynı kişi olmayacaktık.

Oysa biz bir kişiyi görüntüsü, cinsiyeti, kendini tanımladığı ne varsa adı, ailesi, milliyeti, dini inancı, makamı, kariyeri, işi, gücü, alışkanlıkları, hobileri, korkuları benzeri onlarca etiketle tanıdığımızı sanıyor ve bunu da asla değiştirmiyoruz.

Kişi kendisi değiştirse bile biz bunu kabullenmiyor ve geçmişi ile anmaya devam edebiliyoruz.

Peki, biz kendimizi tanıştırırken kim olduğumuzu biliyor muyuz gerçekten?

Yaşamımızın bir dosyası olsaydı hangi kategoride arşivlerdik, kalıcı olan ve asla değişmeyen etiketleri neler olurdu?

Tek bir hücreden bir organizmanın oluşum aşamaları ve yaşam boyu yenilenen hücrelerimizi düşündüğümüzde kendimizi tanımlayacağımız bir bedene bile sahip olmadığımızı anlayabiliriz.

Son nefese kadar değişim bizimle birlikte. Onun içindir ki her ne kadar dış görüntülerimiz için estetik müdahale mümkün olsa da içimizde ne varsa yaş almanın getirdiği değişiklikleri yaşamaya devam edecektir.

Bu nedenle sadece fiziksel görünüşe, sahip olduğumuzu zannettiğimiz maddi varlıklara bağlı olan ne varsa geçiciliğini görmemiz gerekli.

En büyük keşfimiz kim olduğumuzla ilgili hakikati keşfetmek olmalıdır!

Toplum tarafından nasıl tanındığımızı belirleyen kişilikler yapma yerine, parmak izimize kadar eşsiz olan bireyselliğimizi keşfetmemiz insan olma yolunda en önemli işimiz olmalı.

Bu nedenle her an yeniden seninle tanışmaya sabırsızlanıyorum!

Dr. Deniz ÖNER

Hakkında Dr. Deniz Öner

Dr. Deniz Öner
Radyasyon ve kanser biyolojisi konusunda yüksek lisans ve doktora sahibiyim. Araştırmacı ve yönetici olarak çalıştım. Beden-Ruh ve Zihin sağlığı konularında eğitimler alıyor ve gönüllü danışmanlık yapıyorum. Dr. DENİZ ÖNER drdenizoner@gmail.com

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*