Anasayfa / Hukuk / Türkiye’de Demokrasiye Yapılmış Müdahaleler ve Savcı Sacit Kayasu’nun Ardından…

Türkiye’de Demokrasiye Yapılmış Müdahaleler ve Savcı Sacit Kayasu’nun Ardından…

Türkiye’de Demokrasiye Yapılmış Müdahaleler ve Savcı Sacit Kayasu’nun Ardından…

Türkiye’de cumhuriyetin ilan edildiği tarih olan 29 Ekim 1923 tarihinden günümüze kadarki geçen zaman diliminde “demokrasi ve onun kurumsallaşması” sürecinin, aslında “demokrasiye yapılmış müdahaleler tarihi” olarak adlandırılabileceği rahatlıkla görülebilir. Esasında 1923 ile 1950 yılları arasındaki “tek parti iktidarı” döneminde, ülkemizde demokrasinin varlığından söz etmek mümkün değildir.  Ne yazık ki anılan dönem otoriter ve baskıcı uygulamaların bolca olduğu bir zaman dilimi olarak tarihteki yerini almıştır. Kuşkusuz 1923 ile 1950 yılları arasında da ülkemizde günümüzde olduğu gibi yasama işlevini yerine getiren bir meclis (TBMM), yürütme işlevini yerine getiren Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu ve yargı organları bulunmaktaydı. Belirli aralıklarla seçimlerin yapıldığı anayasalı bir düzen mevcuttu. Ancak açık oy, gizli sayım, bastırılmış muhalefet, hukuksuz soruşturmalar, yargının yasama-yürütme ikilisine bağlılığı ya da yargının bağımlı oluşu vs. olgular ve uygulamalar söz konusu dönemde demokrasisizliğin ya da demokrasi açığının varlığı konusunda tereddüte yer bırakmamaktadır. Bundan dolayı bu dönemde demokrasiye müdahale sayılabilecek herhangi bir girişimden bahsetmek anlamsızdır.

14 Mayıs 1950 yılında yapılan milletvekili genel seçimleri ülkemizde yapılan ilk demokratik seçimler olarak nitelendirilmektedir. Bu seçimlerde Demokrat Parti TBMM’nin 487 sandalyesinden 415’ini elde ederken, Cumhuriyet Halk Partisi 69’unu alabilmiştir. Daha çok dış kaynaklı baskılar sonucu belirli alanlarda demokrasiye geçilmek zorunda kalınmasının hemen sonrasında yapılan 1950 seçim sonuçları, aynı zamanda yaklaşık 27 yıllık zaman dilimindeki uygulamalara bir tepki olması açısından da önemlidir. Diğer bir okuma ile Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinden pek fazla değişikliğe uğramadan genç cumhuriyete sirayet etmiş “Merkez” (Osmanlıdan 27 Mayıs 1960 askeri darbesine kadarki dönemdeki “Merkez-Çevre” ilişkileri için bkz.: Ferhat Uslu, “Türkiye’de Anayasa Yargısının Kabul Edilişine İlişkin İki Teori”, Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Y. 1, S. 2, Temmuz, 2014, ss. 49-92) 1950 seçimleri ile “Çevre” karşısında ağır bir yenilgiye uğramıştı. Ne var ki, “Çevre”nin bu galibiyeti pek fazla uzun sürmemiş, yaklaşık 10 yıl sonraki 27 Mayıs 1960 askeri darbesi ülke siyasetinde tekrar “Merkez”in etkili konuma gelmesini sağlamıştır. Darbenin hemen ertesinde başlanan “demokrasicilik oyunu” 12 Mart 1971 muhtırası-darbesiyle kesintiye uğramış, anılan darbenin etkisinde yapılan 1971-1973 anayasa değişiklikleri ile (sözde) demokratik 1961 Anayasası’ndan da geriye gidilmiştir. Derken aradan 10 yıl bile geçmemişken 12 Eylül 1980 yılında yapılan askeri darbe ile ülkemizde (sözde) demokrasi tekrar bir kesintiye uğramış; anılan darbeyi 28 Şubat 1997 ve 27 Nisan 2007 darbeleri izlemiştir. 2013 yılındaki kimi girişim ve ayaklanmaların ne olarak adlandırılacağı herhalde önümüzdeki tarihin akışına göre belli olacaktır.

Görüldüğü üzere ülkemizin kısa tarihinin aslında “demokrasiye yapılan müdahaleler uzun tarihi” olarak adlandırılması daha isabetlidir. Ülkemizde demokrasinin kurumsallaşamamış olması ve demokrasinin kurumsallaşmasının en önemli göstergelerinden birisi olan güçlü bir siyasi muhalefetin bulunmayışını yakarıda sıralanan demokrasiye yapılan müdahalelerle açıklamak doğru bir yaklaşım olacaktır. Özellikle darbelerin ya da demokrasiye yapılan müdahalelerin hesabının sorulmamış ya da sorulamamış olması bir taraftan demokrasi açığını beslerken diğer taraftan bir sonraki müdahaleye zemin hazırlamıştır. İşte demokrasiye yapılan müdahalelerden 12 Eylül 1980 darbesini gerçekleştirenlere karşı mesleki kariyeri pahasına dava açmaya cesaret eden Savcı Sacit Kayasu’yu 28 Kasım 2014 tarihinde kaybettik.

Emekli Savcı Sacit Kayasu’yu Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalında yüksek lisans programında öğrenciyken tanıma fırsatı bulmuştum. İlk karşılaşmamızda şaşkınlıkla “siz şu Kenan Evren hakkında dava açıp daha sonra da Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından meslekten ihraç edilen savcı değil misiniz” soruma evet anlamında, o nükteli tebessümüyle başını sallayarak karşılık vermişti. Kendisiyle çay eşliğinde bir sohbet yapma fırsatı bulmuştum. Başından geçenleri kısaca anlatmış ve İHAM’a  (İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi) yaptığı başvurunun yakın bir zamanda sonuçlanmasını beklediğini söylemişti. Ülkemizdeki yargı düzeninden sonuç alamayıp uluslararası bir mahkemeden adalet beklemek zorunda kalmasından da yakınmıştı. Gerçekten de bu görüşmemizden kısa bir zaman sonra 13 Kasım 2008 tarihinde, İHAM Savcı Sacit Kayasu’nun başvurusunda haklı olduğuna karar ve Türkiye’yi 41 bin avro tazminata mahkûm etmişti. Üstelik karar da oybirliği ile alınmıştı.

Savcı Sacit Kayasu’nun İHAM’a başvurmasına neden olan olaylar zinciri 28 Mart 2000 tarihinde,  12 Eylül 1980 askeri darbesinin yapan kişiler hakkında iddianame hazırlaması ile başlamıştı. HSYK, Kayasu’nun evine davet ettiği gazetecilere açıklama yaptığı ve iddianame suretini dağıttığı gerekçesiyle 29 Mart 2000 tarihinde yargılanmasına izin verirken ayrıca Kayasu’ya 30 Mart 2000 tarihinde kınama cezası verdi. Kayasu hakkında “görevi kötüye kullanmak” ve “askeri kuvvetleri tahkir ve tezyif” suçlarını işlemekten verilen hapis cezaları (daha sonra ertelenmiştir) kesinleştikten sonra (daha önce 20 Nisan 2000’da savcılık görevinden uzaklaştırılan) Kayasu, HSYK kararıyla da 27 Şubat 2003’te meslekten ihraç edilmişti. Kayasu, İHAM’ın 13 Kasım 2008 tarihli kararına dayanarak HSYK’ya göreve iade başvurusunda bulunmuştu. Başvuruyu değerlendiren HSYK, 26 Nisan 2011′de ihracın kaldırılmasına karar verdi. Ancak Kayasu, emekli olması sebebiyle mesleğe iade talebini reddetti.

Tarihin garip bir cilvesidir ki, Savcı Sacit Kayasu 18 Haziran 2014 tarihinde açıklanan 12 Eylül Davası’nda Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya, Mülga 765 sayılı TCK’nın “Devlet kuvvetleri aleyhine cürümler” başlıklı 146. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına ilişkin kararı ölmeden önce görebildi. Anılan kararda Evren ve Şahinkaya’nın 21 Aralık 1979’da dönemin Başbakanı’na verdikleri muhtırayla Anayasa’yı ve TBMM’yi ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçunu işledikleri, 12 Eylül 1980’de de cebren Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nı tağyir, tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül eden TBMM’yi ıskat ve cebren men suçunu işledikleri gerekçesiyle eylemlerine uyan Mülga 765 sayılı TCK’nın 146/1. maddesi gereğince “ağırlaştırılmış müebbet” hapis cezasına çarptırıldığı yazıyordu.

Ne garip bir ülkede yaşıyoruz ki, bir taraftan darbeyi yapanların yargılanmasını isteyen bir savcıyı en ağır bir şekilde cezalandırıyor, onun yıllarca sürecek bir hukuk mücadelesine girişmesine ve yıpranmasına neden oluyoruz; diğer taraftan da yıllar geçtikten sonra o kişinin taleplerinin doğru olduğuna karar veriyoruz.

Bütün bu yukarda bahsettiğim hukuki süreç Savcı Sacit Kayasu’yu çok yıpratmıştı. Birkaç yıl önceki görüşmemizde kendisi bunu ifade etmiş ve kanser olmasında bu hukuki süreç içerisinde yaşadığı sıkıntıların etkisi olduğunu söylemişti. Ayrıca akademi camiasının bu süreçte kendisini yalnız bıraktığından da yakınmıştı. Doğrusu bu yakınmasına cevap verememiş, “çok haklısınız” demekle yetinmiştim. En son birkaç ay önceki görüşmemizde beni bürosuna yemek yemek ve çay içmek için davet etmişti. Ne yazık ki biz bunları gerçekleştiremeden Kayasu, 28 Kasım 2014 tarihinde son birkaç yıldır mücadele ettiği kanser hastalığına yenik düşerek bu dünyayı terk etti. Kendisi çok nazik, hassas ve espirili bir kişiliğe sahipti. Çektiği onca sıkıntılara rağmen yüzünde sürekli bir tebessüm vardı. Hukuki bilgi ve donanımı bir yana sohbetinden zevk alınabilecek entelektüel bir kişiydi. Kendisine Allah’tan rahmet, sevenlerine ve yakınların başsağlığı diliyorum…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

33- Geçici Bakanlar Kurulu ya da Seçim Hükûmeti, http://webunya.com/gecici-bakanlar-kurulu-ya-da-secim-hukumeti

32- Cumhurbaşkanının Seçimlerin Yenilenmesine Karar Verme Yetkisi Üzerine (2), http://webunya.com/cumhurbaskaninin-secimlerin-yenilenmesine-karar-verme-yetkisi-uzerine-2

31- Cumhurbaşkanının Seçimlerin Yenilenmesine Karar Verme Yetkisi Üzerine (1), http://webunya.com/cumhurbaskaninin-secimlerin-yenilenmesine-karar-verme-yetkisi-uzerine-1

30- 1982 Anayasası’na Göre Hükûmetin Kurulması Süreci ve Hükûmet Senaryoları, http://webunya.com/1982-anayasasina-gore-hukumetin-kurulmasi-sureci-ve-hukumet-senaryolari

29- Süleyman Demirel’den Kalanlar, http://webunya.com/suleyman-demirelden-kalanlar

28- 7 Haziran 2015 Seçim Sonuçları Üzerine ve Hükûmet Senaryoları, http://webunya.com/7-haziran-2015-secim-sonuclari-uzerine-ve-hukumet-senaryolari

27- 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri Üzerine (3), http://webunya.com/7-haziran-2015-genel-secimleri-uzerine-3-hdp-baraji-gecer-mi

26- 27 Mayıs Darbesi (2), Darbenin İlk Günleri ve Basın, http://webunya.com/27-mayis-darbesi-2-darbenin-ilk-gunleri-ve-basin

25- 27 Mayıs Darbesi (1), http://webunya.com/27-mayis-darbesi

24- 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri Üzerine (2), http://webunya.com/7-haziran-2015-genel-secimleri-uzerine-2 

23- 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri Üzerine (1), http://webunya.com/7-haziran-2015-genel-secimleri-uzerine

22- Danıştay’ın 12.11.2014 Tarihli Başörtüsüne İlişkin Kararı Üzerine (2), http://webunya.com/danistayin-12-11-2014-tarihli-basortusune-iliskin-karari-uzerine-2

21- Danıştay’ın 12.11.2014 Tarihli Başörtüsüne İlişkin Kararı Üzerine (1), http://webunya.com/danistayin-12-11-2014-tarihli-basortusune-iliskin-karari-uzerine-1

20- Genel Oyla Belirlenen Cumhurbaşkanının Meşruiyeti Sorunu (2), http://webunya.com/genel-oyla-belirlenen-cumhurbaskaninin-mesruiyeti-sorunu-2

19- 27 Nisan Darbesi Sonrası Gelişmeler, http://webunya.com/27-nisan-darbesi-sonrasi-gelismeler

18- 27 Nisan Darbesi (2), http://webunya.com/27-nisan-darbesi-2

17- 27 Nisan Darbesi (1), http://webunya.com/27-nisan-darbesi-1

16- Cumhurbaşkanının Üniversite Rektörlerini Seçme ve Atama Yetkisi ve İstanbul Üniversitesi Rektörlük Seçimleri Üzerine, http://webunya.com/rektorluk-secimleri-uzerine

15- Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin 26.02.2015 Tarihli Başörtüsü Kararı Üzerine, http://webunya.com/askeri-yuksek-idare-mahkemesinin-basortusu-karari-uzerine

14- 12 Mart Darbesi Sonrası ve Ara Rejim, http://webunya.com/12-mart-darbesi-sonrasi-ve-ara-rejim

13- 12 Mart Darbesi, http://webunya.com/12-mart-darbesi,

12- 28 Şubat Darbesi, http://webunya.com/28-subat-darbesi

11- İçimizdeki Yunanistanl?lar, http://webunya.com/icimizdeki-yunanistanlilar,

10- Cumhurbaşkanının Bakanlar Kuruluna Başkanlık Etmesi Meselesi,

http://webunya.com/cumhurbaskaninin-bakanlar-kuruluna-baskanlik-etmesi-meselesi

9- Türkiye’de Demokrasiye Yapılmış Müdahaleler ve Savcı Sacit Kayasu’nun Ardından,

http://webunya.com/turkiyede-demokrasiye-yapilmis-mudahaleler-ve-savci-sacit-kayasunun-ardindan

8- HSYK’nın Denetimi ve Kuvvetler Ayrılığı Meselesi (1),

http://webunya.com/hsyknin-denetimi-ve-kuvvetler-ayriligi-meselesi-1

7- Zorunlu Din Dersleri ve İHAM Sorunu, http://webunya.com/zorunlu-din-dersleri-ve-iham-sorunu,

6- Genel Oyla Belirlenen Cumhurbaşkanının Meşruiyeti Sorunu (1),

http://webunya.com/genel-oyla-belirlenen-cumhurbaskaninin-mesruiyeti-sorunu-1

5- Demokrasi Azınlığın Haklarını Korur; İsteklerini Değil,

http://webunya.com/demokrasi-azinligin-haklarini-korur-isteklerini-degil

4- Hükûmet Sistemi Tartışmaları (3) ve ABD’deki Bütçe Krizi,

http://webunya.com/hukumet-sistemi-tartismalari-3-ve-abddeki-butce-krizi

3- “Müzakereci Demokrasi” ve “Gezi Meselesi”,

http://webunya.com/muzakereci-demokrasi-ve-gezi-meselesi

2- Hükûmet Sistemi Tartışmaları (2),

http://webunya.com/hukumet-sistemi-tartismalari-2

1- Hükûmet Sistemi Tartışmaları (1) ve “Biz Bize Benziyoruz” Meselesi,

http://webunya.com/hukumet-sistemi-tartismalari-ve-biz-bize-benziyoruz-meselesi

Yrd. Doç. Dr. Ferhat USLU

Hakkında Yrd. Doç. Dr. Ferhat Uslu

Yrd. Doç. Dr. Ferhat Uslu
1979 yılında Bursa-İnegöl’de dünyaya geldi. 1996 yılında İnegöl Ticaret Meslek Lisesi’nden, 2000 yılında İstanbul Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Adalet Meslek Yüksekokulu’ndan; 2004 yılında Marmara Üniversitesi, Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 2008 yılında Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Hukuk Anabilim Dalı, Kamu Hukuku Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programı’nı; 2013 yılında İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Anabilim Dalı Doktora Programı’nı tamamladı. 2009-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Anayasa Hukuku Anabilim Dalı’nda Araştırma Görevlisi olarak görev yaptı. 18.08.2014 tarihinde Sakarya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Anayasa Hukuku Anabilim Dalı’na Yardımcı Doçent olarak atandı. Yrd. Doç. Dr. Ferhat USLU anılan üniversitede Hukuka Giriş, Anayasa Hukuku, Anayasa Hukuku Genel Esaslar, Anayasa Yargısı, Türk Anayasa Hukuku, Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru, Siyasi Partiler Hukuku, İnsan Hakları Hukuku ve Genel Kamu Hukuku dersleri vermekte olup İngilizce bilmektedir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*