Anasayfa / Etiket Arşivi: öfke

Etiket Arşivi: öfke

KONUŞAN KİM BİLİYOR MUSUN?

“Zihnimize gelen her düşünceye inanmak zorunda değiliz”   İnsanlık tarihine tam bir “Kolektif Delilik” demek yanlış olmaz sanırım. Akıl, vicdan tutulması adına ne derseniz deyin artık şaşırmaktan neredeyse vazgeçmeye başladığımız, sıradanlaşan bir toplu cinnet deneyimliyoruz. Her ne kadar bu girdaba kapılmamak üzere uzakta durmaya çalışsam da insanlığın ortak acı, endişe ve korkularına tamamen duyarsız kalmak mümkün değil. Bizi manipüle eden, tepkilerimizi yönlendiren bir iç ses var; hiç susmadan konuşan, yargılayan, haksızlığa uğradığını söyleyen. Peki, içimizdeki ses olarak konuşan KİM? Tanrı insanı kendi suretinde yarattı diye ...

Devamını Oku »

Konuşan Kim Biliyor musun?

“Zihnimize gelen her düşünceye inanmak zorunda değiliz” diyordu geçen gün izlediğim bir belgeselde.   Şimdinin Gücü kitabının yazarı ve bir ruhsal öğretmen olan Echart Tolle’un “Kollektif Delilik” diye tanımladığı bir durumun farkındalığındayım bugünlerde. Zaman zaman kendimi de içinde bulduğum bir delilik durumu bu. Biraz daha erken uyanıp “bu bana ne hissettiriyor?” diye sorup, düşüncelerimden, duygularıma ve oradan bedenime yansıyan bu enerjiyle yüzleşmeyi hatırlamaya çalışıyorum sadece. İçimizdeki ses olarak konuşan KİM? Tanrı insanı kendi suretinde yarattı diye inandığı halde yargılayan, yaratılmış olanı diri diri yakabilen (ölülerini ...

Devamını Oku »

Yüzeyde Eksik Olsan da Derinde Tamamsın!

Yalnız kalmaktan korkuyoruz! Daima yetersizliklerimizi haykıran zihnin elinde tutsak olmaktansa dışarıda bize duymak istediklerimizi söyleyecek sesler, gürültüler arıyoruz. Gerçekten bu bir ihtiyaç mı, yoksa istek mi? Bunu da ayırt edemiyoruz. Ekmek, su, hava gibi temel ihtiyaçlarımız var kabul ama yanımızda illa birilerinin olması ihtiyaç mı, yoksa olsa “fena olmaz” arzularımızdan mıdır? Varlığımızın bir başkasının onayına, sevgisine, takdirine, kim olduğumuzu bize söylemesine, yardımına, desteğine ihtiyacı var mı gerçekten? Yoksa çoğumuza öğretildiği gibi varlığımız eksik ve ancak bir anne, baba, çocuk, eş, sevgili, arkadaş, dost vb. ile ...

Devamını Oku »

İyi Hissetmek mi, Hissetmekte İyi Olmak mı?

Bir keresinde arkadaşlarımdan biri çok alınmış olarak dedi ki. “Şu hakkımda söylediğin şey beni çok üzdü”. Böyle bir niyet ve kastım yoktu oysa. Sadece bir durum tespiti yapmıştım. Yine de ona şunu söyledim: “Bana kızmak seni rahatlatacak ise kızabilirsin, seni seviyorum. Ancak bunun seni neden kızdırdığı üzerine bir farkındalık çalışması yapmanı öneriyorum. Birkaç derin nefes al-ver ve kendine sor, bu bana ne hissettirdi? . Kelimelerle cevaplama, sadece bilincin vücudunun içinde gezinsin. Sezgi ile cevabın kalbine gelmesine izin ver”. Bize iyi hissettirecek, onaylayacak, takdir edecek sözleri ...

Devamını Oku »

Evini Tozdan Uzak Tut!

Bundan yedi sene önce üst katında başka daireler olan yeni bir evde yaşamaya başladım. Sadece beş daire olmasına rağmen aksiyonu hiç bitmeyen bir ev oldu aldığımız andan itibaren. Emeklilik sonrası evde geçmeye başlayan hayat, her gün ve özellikle sabahları tekrarlanan bir gürültü ile uyandırıyordu beni. Sanki tavan kazınıp, oyuluyor gibiydi. Bir süre sonra nedeni anlaşıldı; üst katımda her gün elektrik süpürgesi ile evi baştan sonra kaldıran ve süpüren,  çarşaftan, iç çamaşırına, halıya başıma silkeleyen temizlik takıntılı -Obsesif Kompulsif Bozukluk- sahibi bir komşum olduğu gerçeğine aydım. ...

Devamını Oku »