Anasayfa / Etiket Arşivi: korku

Etiket Arşivi: korku

FARKINDALIĞINI DEĞİŞTİR DÜNYA DEĞİŞSİN

Geçenlerde ölüme yakın deneyim yaşayan ve sonra tamamen iyileşen kanser hastası bir kadın hakkında izlediğim bir belgesel beni çok etkiledi ve sizlerle paylaşmak istedim. Anita Moorjani dört sene sonunda tüm vücuduna yayılan bir cins lenfoma nedeniyle, artık doktorların saatlik ömür biçtikleri koma halinde iken deneyimlediklerini ve yaşama dair aldığı dersleri anlatıyordu. Doğaüstü olay, mucize, ölüme yakın deneyim vs. nasıl isimlendirdiğimiz o kadar önemli değil. Onun yaşadıklarından biz neler öğrenebiliriz, bunu paylaşmak istedim aslında.   Anita’nın kafatası, boyun, göğüs, karın ve hemen neredeyse tüm vücudunda limon büyüklüğünde ...

Devamını Oku »

Farkları Yakalamak Cesaret İşidir!

İPLİKLERİ PAZARA ÇIKARMA ZAMANI Herkes birbirine yeni UYANIŞ, FARKINDALIK, AYDINLANMA adına ne dersen de kitaplar, eğitimler, uzmanlar öneriyor. Sosyal medyaya baksan, herkes guru, üstat, hoca… Kimisi gözünün içine baka baka senin sözlerini kopyalayıp kendi yazmış gibi ismini zikretmeden paylaşıyor. Kimi lütfedip ALINTI diyor. Alıntı yaptığı kimsenin onu gördüğünü ancak nezaketi nedeniyle yüzüne vurmadığını bilmeden. Kimi hiç araştırıp soruşturmadan, eşe dosta, akrabaya, eski- yeni sevgiliye sitem için beğendiği bir yazıyı paylaşıyor ama altında aslında yazarı olmasa da bilindik, tanınmış bir isim var. Bir de daha yakın ...

Devamını Oku »

Samimi Ol!

Tek bir şey olacaksan eğer, kim olduğunda SAMİMİ OL! Sevginde, nefretinde, öfkende, mutluluğunda sahte olma. Kimse bilmese de sen gerçeği biliyorsun. İlgileniyormuş gibi, seviyormuş gibi, mutluymuş gibi davranma. Kendi duygularının farkına var; orada başkalarından beklenen takdir mi var, öfke mi, korku mu, nefret mi? Her ne varsa ona bakacak cesaretin olsun. Güven, kişilerle değil kendinle ilişkine bağlıdır. Yaşama güvenen kişi kendi varlığına da saygı duyar. İnsan olma yolculuğunda ilerleyebilmek, bedeli ne olursa olsun gerçeği seçmeye bağlıdır. Sahte bir gül çok güzel görünebilir, hatta üzerine sıkılan ...

Devamını Oku »

Yüzeyde Eksik Olsan da Derinde Tamamsın!

Yalnız kalmaktan korkuyoruz! Daima yetersizliklerimizi haykıran zihnin elinde tutsak olmaktansa dışarıda bize duymak istediklerimizi söyleyecek sesler, gürültüler arıyoruz. Gerçekten bu bir ihtiyaç mı, yoksa istek mi? Bunu da ayırt edemiyoruz. Ekmek, su, hava gibi temel ihtiyaçlarımız var kabul ama yanımızda illa birilerinin olması ihtiyaç mı, yoksa olsa “fena olmaz” arzularımızdan mıdır? Varlığımızın bir başkasının onayına, sevgisine, takdirine, kim olduğumuzu bize söylemesine, yardımına, desteğine ihtiyacı var mı gerçekten? Yoksa çoğumuza öğretildiği gibi varlığımız eksik ve ancak bir anne, baba, çocuk, eş, sevgili, arkadaş, dost vb. ile ...

Devamını Oku »

Bunu Yersem Öler miyim?

Ölmekten Korkuyoruz! Onu görmek, hakkında konuşmak istemiyoruz. Doğduğumuz andan itibaren dünya zamanı ile ne kadar sürerse sürsün, belki 5, belki 25, belki 75 yıl, bir gün ölüm ile bu bedenden özgürleşeceğimiz kesin olmasına rağmen kabullenemiyoruz. Daha küçük bir çocukken “bunu yersem öler miyim?” diye başlayan ölüm hakkındaki merakım -ya da korkum diyelim-, Üniversite sonrası Kanser ile ilgili çalışmalarımda iyice artmıştı. Belki de bu yüzden ruhsal ve bilimsel çalışmalarda hep ölümü anlamaya çalıştım. Peki, neden ölüm hakikati ile savaşıyoruz? Bir yaşam amacım var mı? Olmalı mı? ...

Devamını Oku »