Anasayfa / Hukuk / SOSYAL MEDYADA DEDEKTİFLİĞİNİN HUKUKİ BOYUTU

SOSYAL MEDYADA DEDEKTİFLİĞİNİN HUKUKİ BOYUTU

SOSYAL MEDYADA DEDEKTİFLİĞİNİN HUKUKİ BOYUTU

Dedektiflik ile ilgili ülkemizde bir yasa olmasa da uzun süredir dedektiflik adı altında firmalar olduğu görülmektedir. Özel dedektiflik adı altında eş takibi, Boşanma Davaları Delil – İspat, Adres Tespiti, Evlilik Öncesi Araştırma, Sosyal Medya takibi gibi hizmetler vaat ediyorlar. İnternetin ve Sosyal Medya kullanımının gelişmesi ile bu alanda da takip hizmeti vaatleri söz konusu olmaya başladı. Yazımızda Sosyal Medyada kişilerin hakkında bilgilerin araştırılması, takip edilmesi, bu bilgilerle başka bilgiler elde edilmesinin yasal boyutunu değerlendireceğiz.

Ülkemizde özel dedektiflik ile ilgili yasal sınırların açıkça belirlendiği bir düzenleme bulunmamaktadır.  Özel dedektiflik konusunda iki yönden bakmak gerekmektedir. Bunlardan ilki bu faaliyetlerin suç oluşturup oluşturmayacağıdır. İkincisi ise özel dedektiflerin topladıkları delillerin olası davalarda delil olarak kullanılıp kullanılamayacağıdır. Yargıtay 2 Hukuk Dairesi’nin 2019/3978 sayılı kararında dedektif tarafından çekilen fotoğrafların hukuka aykırı delil niteliğinde olması sebebiyle kusur belirlemesinde esas alınamayacağına ve dedektif tutan tarafın kusurlu olduğunu değerlendirmiştir. Yani özellikle boşanma davalarında rastlanan özel dedektif konusunda bu delillerin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş ve ayrıca dedektif tutmak da bir kusur olarak nitelendirilmiştir. Buna göre olası bir davada sırf dedektif tutmak nedeniyle haksız çıkmak dahi muhtemeldir.

Özel dedektifin gerek gerçek gerek sanal hayata yönelik takibi cezai sonuçlar doğurabilir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2014/2859 sayılı kararında dedektifliğin dolandırıcılık olduğu yönünde bir karar da mevcuttur. Kararda şu tespit yapılmıştır “Somut olayda; sanığın, şikayetçiye kendisini özel dedektif olarak tanıtıp şikayetçinin boşanma davası açtığı eşi hakkında bilgi toplamak için 6000 TL’ye anlaşıp 3.000 TL’sini peşin alarak sözleşme yaptığı ancak şikayetçiyle anlaştıkları hizmeti sunmadığı zaten sunmasının da özel dedektiflik yasası olmadığı için mümkün olmadığı ve şikayetçiden aldığı parayı da iade etmediği şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.” Bu kararı göz önüne alırsak dedektif hizmetinin söz konusu olamayacağı ve bu hizmet vaadinin dolandırıcılık olduğu değerlendirilmiştir.

Öte yandan özel dedektifler kamuya açık yerlerde, sosyal medyada bilgilerin toplanması kaydedilmesi, sahte Sosyal Medya hesapları ile kişiyle ile irtibat kurup bilgi edinme gibi faaliyetler de vaat ediyorlar. Açıkçası bireylerin kamuya açık alanlardaki görüntülerinin alınması ya da Sosyal Medyada yer alan paylaşımlarının kaydedilmesi buralardaki bağlantılardan ev ve iş yeri adresleri gibi veriler elde edilmesi bu yönde çalışmalar yapılması kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi hem de özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabilecektir. Yine Sosyal Medya hesaplarının hacklenmesi gibi faaliyetlerde ayrıca suç teşkil etmektedir. Özel dedektifin eylemlerinin suç olmasının yanı sıra ona talimat veren, hizmet alanların fiilleri de suç oluşturacaktır.

Hakkında Av. Rıdvan Yıldız

Av. Rıdvan Yıldız
11 Şubat 1988 tarihinde Bartın'da doğdum. Bartın Anadolu Öğretmen Lisesi'nde bitirdikten sonra lisans eğitimimi İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde tamamladım. 2012 yılından bu yana İstanbul Barosu'na bağlı olarak avukatlık mesleğini icra etmekteyim. Aynı zamanda Tüketici Sorunları Derneği'nin 1 yıl Genel Başkanlığı'nı yürütmekle hali hazırda Genç Irade Derneği Genel Başkan Yardımcısıyım.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*