Büyük Başkan

21 Ağustos 1951′de Trabzon’da gözlerini açan Sadri Şener, 60′lı ve 70′li yıllarda Trabzon milletvekilliği, Orman ve Devlet bakanlıkları yapan Ahmet Şener’in oğludur. Üç çocuklu Ahmet ve Feride çiftinin ortanca çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Sadri Şener, Trabzonspor’da ilk olarak 11 Ocak 1986′da yapılan kongrede Mehmet Ali Yılmaz’ın listesinden yönetim kuruluna seçilerek, bu kurulda üye olarak görev yaptı. Böylece Trabzonspor’da ilk aktif durumunu gerçekleştirmiş oldu. 12 Ocak 1992′de yapılan 10. olağanüstü genel kuruldaki başkanlık seçiminde yarıştığı eski başkanlardan Mustafa Günaydın’dan 110 oy fazla alarak, 227 oyla Trabzonspor’un ...

Devamını Oku »

Kahve Köpüğü Renginde, Sütlü Kahve Tadında

Bir kadın: Çarpanını yok eden sıfır olmak değil; 1’e eşitlenmiş X olmak istiyorum. “herhangi bir gün, Herhangi bir yer!” (24 aralık 2003 tarihli günceden bir mektup) Gelmişti sonunda beklediğim mektup. Zamansız gelmişti. Mektupta zaman kavramı yoktu. “herhangi bir gün, herhangi bir yer!” diye yazılmıştı sağ üst köşeye. Bir zaman aralığı verilmemişti yani! Onun belirli bir zamanına yakışmamış mıydım? Zaman değerliydi. Fakat bana ayrılmış olan zaman da değerliydi. Ama yoktu işte, bir zaman yoktu. Hak etmemiş miydim ben bunu, zamana yerleştirilemeyecek kadar kıymetsiz miydim? Ne büyük ...

Devamını Oku »

DÜŞ TEKNESİ Femme Fatale

Taze beyaz cildi, topuklarına kadar sarkan kızıl saçları, baştan çıkarıcı kırmızı dudakları ve hülyalı bakışlarıyla Femme Fatale, cinsel cazibelerle somutlaşan güzellik. Sinema tarihinde vamp, Fransızca ölümcül kadın, Türk mitinde albastı ya da al karısı (Bizim öykülerimizde saçları sarıdır) olarak bilinen arketip. Edebiyat ve sinemada, kendine hatırı sayılır sıklık ve biçimde yer bulmuştur. Femme Fatale, kendisi gibi değişik motivasyonlara sahip olabilen bir erkeği, özellikle de cinselliği kullanarak, tuzağına düşürdüğü söylemine dayalı kadın tiplemesidir. Venus, Medea, Messaline, Mona Lisa, Pandora, Medusa yanı sıra Nana, Carmen ve benzeri ...

Devamını Oku »

Günler Akıp Giderken

Günlerden pazartesi. Her zamanki rutinle haftaya başladınız. Sabah kalktığınız andan hatta yatağa girdiğiniz andan itibaren Pazartesi sendromu dediğimiz isteksizlik, zor uyanma ve yine bir Pazartesi düşüncesiyle haftaya başladınız. Haftanın ilk günü başka bir gün olsaydı sanırım sendrom günü değişirdi. Bu duygu ve düşüncelerle haftaya başladıktan sonra bir bakmışsınız Cuma günü gelmiş ve hafta sonu heyecanı yaşanmaya başlanmış. Biliyoruz ki o iki gün de geçecek ve ver elini yine Pazartesi. Bu süreci herkes bir şekilde yaşıyor. Pazartesi, Salı, Çarşamba derken günler birbirini takip ederek geçip gidiyor. ...

Devamını Oku »

Serbest Şiirde Ölçü

Bir heykeltıraş düşünün, yapacağı heykelin üstündeki kıyafetine varıncaya kadar en ince ayrıntısını tasarlamış olsun. Aklındaki bu heykeli oluşturabilmek için önce bir baş, bir gövde, iki kol, iki bacak yapmalı değil mi? Yani bir iskelet gerekli heykele! Şiirde de önce iskelet oluşturulur ya da daha önce oluşturulmuş iskelet üzerinde çalışır. Bu iskelete anlam vermek, duygu katmak, onu sanatlar ile süslemek ve imgeler ile zenginleştirmekse şiiri yaratır. Şiirin iskeleti olur mu dediğinizi duyar gibiyim. Elbette olur. Hece şiirinin kalıplaşmış iskeletleri vardır, işte bu yüzden yazmak daha kolaydır; ...

Devamını Oku »