Anasayfa / Köşe Yazıları / Network Marketing

Network Marketing

Network Marketing

1)Network Marketing Tarihçesi

Multi-level marketing sistemi, ilk olarak 19.yy ortalarında ABD’de ortaya çıktı. 1850’li yıllarda aslında bugün networker dediğimiz kişilere ‘‘canvassers , seyyar satıcı, davulcu” denmekteydi. Bu kişiler gün geçtikçe büyüyen satış organizasyonlarının oluşmasına sebep oldu. Örneğin bugün dünyaca ünlü olan ‘‘Heinze” ketçapları eski bir seyyar satıcı olan Henry Heinz’ın kurduğu 400 kişilik satış örgütü ile ortaya çıkmıştır. Yine aynı şekilde bir başka eski doğrudan satışçı Dr. Asa Candler, 1887 yılında iş arkadaşı olan Pemberton’dan pek de bilinmeyen Coca-Cola’nın formülünü 2.300 dolara satın alıp 500 kişilik doğrudan satış örgütüyle Coca-Cola markasını yaratmıştır. 1906 yılında sadece 375 dolar ile yatırım yapan Alfred Fuller, 270 kişilik bayilik ekibiyle 1960 yılında cirosu 109 milyon dolar olan bir şirketin temellerini atmıştır. İşte network ağı bu kadar eskilere dayanmaktadır ve network tarihi bunun gibi başarılı örneklerle doludur. İlk ‘resmi’ network marketing sisteminin kurucusu ise 1945 yılında bu işi yapmaya başlayan Carl Rehnborg’tur.

2)Nedir bu Network Marketing?

Multi-Level marketing, doğrudan satış yönteminin şu anki en çağdaş versiyonudur. Doğrudan satış, yüz yüze yapılan satış faaliyetini ifade etmektedir. Network marketing de ‘‘doğrudan satış”ın bir türüdür. Türkiye’de kurulmuş olan Doğrudan Satış Derneği (DSD) ile Avrupa Doğrudan Satış Dernekleri Federasyonu (FEDSA) ise doğrudan satışı; ürün veya hizmetlerin, bir pazarlamacı tarafından müşterilere evinde, başkalarına ait bir evde, iş yerinde veya ‘satış noktası olmayan’ bir başka yerde doğrudan pazarlanması olarak tanımlamaktadır.

Mulit-level marketing sektöründeki şirketlerin temel amacı, normal ticarette var olan aradaki aracıları (komisyoncu, reklamcı, taşımacılık şirketleri) olabildiğince azaltıp ürünü daha makul bir fiyata müşteriye sunmaktır. Elde kalan, yani aracılara dağıtılmayan para da yine müşterilere dağıtılır. Peki sistemi neden tavsiye ederiz? Şöyle örnekleyelim. Bir restauranta gittik ve dedik ki: ‘‘Adamlar bir kebap yapıyor mutlaka deneyin.” Restaurant bize bunun karşılığında ödeme yapıyor mu? Hayır. İşte network marketing şirketleri, bize yaptığımız tavsiyelerden para kazanma fırsatını sunar. Bizim sayemizde alınan her üründen bize komisyon verilir. Asıl güzel tarafı ise, bizim tavsiye ettiğimiz kişilerin başkalarına tavsiyeleri de bize komisyon kazandırmaya devam eder. Çünkü multi-level marketing şirketler reklam yapmazlar, bunu dünya üzerindeki en iyi reklam olan ‘‘ağız yoluyla”(word of mouth) reklam yönetimi ile gerçekleştirirler ve buradan ettikleri tasarrufun %80’ini networkerlar yani bizlerle paylaşırlar. Ayırca bu sayede şirket, bizim bir ağ kurmamıza ve bu ağdan kalıcı gelir elde etmemize olanak sağlar. İşte bu nedenle bu sektör “21. yüzyılın en modern ticaret sistemi”dir.

Bu sistemle çalışan şirketlerin ortak özelliği müşteri odaklı çalışmalarıdır. Çünkü müşterileri memnun kalmazsa veya problem yaşarsa, o şirketin satışları ve reklamı için yardımcı olmayacaklardır. Bu da şirketin bindiği dalı kesmesiyle eşdeğer bir hatadır. Bu yüzden MLM şirketleri ürün kalitesi ve müşteri memnuniyeti konularına titizlikle yaklaşır. Bu sebeple özellikle gıda sektöründe network-marketing yapan şirketlerin ürünlerinde hataya rastlamak neredeyse imkansızdır.

Şüphesiz ki multi level marketing sistemi, kökleri 19.yy’a dayanan ve 21. yüzyıla damga vuracak bir ticaret sistemidir. Nitekim bunu gören birçok dev şirket(Coca Cola, Dell, IBM, McDonalds, Philips vb.) kendi network sektörünü oluşturmaktadır. Örneğin Türkiye’de en yeni network şirketlerinden biri olan Dore, Ülker’in de sahibi olan Yıldız Holding’in Türkiye’deki network marketing şirketidir.

Multi level marketing sisteminin tüm katılımcılara eşit fırsat sunması, çalışma saatlerinin bireyin kendisi tarafından belirlenmesi ve emek verdiğin ölçüde ‘zenginlik’ sunması gibi başlıca özellikleriyle sistemi, çağımızın vazgeçilmezi yapmaktadır. Çok katlı pazarlama sisteminde iki yol ile para kazanmak mümkündür:

1)Şirketten kendisi için satın aldığı ürünleri satması (Bu para kazanma yöntemi kesinlikle çok risklidir zira ürünleri kendisi kullanıp etkisini test etmeyen networkerlar, sistemin tıkanmasına ve sisteme yeni networkerların eklenmesine negatif etki yapacaktır. Bu konuyu şöyle örnekleyelim: 1000 liralık bir ürün aldım ve şirketin bana vermiş olduğu %20 iskonto hakkıyla ürünü gidip başka birine 1200 liraya sattım. Peki elimizde ne kaldı? Sadece bir defalığına mahsus olmak üzere 200 lira kar ve ‘0′ üye. Oysaki network marketing sisteminde asıl ve ‘düzenli’ kazanç sisteme üye kazandırmakla elde edilir. Bu nedenle iyi bir networker ürünü ilk önce kendi kullanmalıdır ancak bu yolla ürünün etkisini görüp, o ürünü somut örneklerle önerebilecektir. Çünkü çok katlı pazarlama, tavsiye üzerine kurulu bir satış sistemidir. Ürünü alır, kullanır ve tavsiye edersiniz. Nitekim araştırmalara göre bu tavsiyenin, bir satıcı tarafından yapılan sunumdan çok daha etkili olduğu tespit edilmiştir.)

2)Oluşturmuş olduğu ekiplerin yapmış olduğu satışlardan, yani kazandırdığı üyelerin yaptığı satışlardan doğan kazanç(İşte gerçek network kazancı burada doğmaktadır . Networker her ne kadar kişisel referansları ile yapmış olduğu satışlardan para kazanır ise de önemli olan oluşturmuş olduğu ekip cirosu üzerinden almaya hak kazanacağı prim tutarıdır . Bu primler, çok katlı pazarlama sisteminin dinamosudur. Zira amaç 1 kişinin %100 emeği yerine, 100 kişinin %1 emeği ile aynı verimi el etmektir. Bu noktada Adam Smith’in yaptığı deney sonucu paylaşmak faydalı olacaktır. Deneye göre 1 işçi günde 20 iğne üretirken, 10 işçi birlikte çalıştıklarında 4800 iğne üretmişlerdir. İşte network marketing sistemi ile de yapılmak istenen tam olarak budur.)

Çok katlı pazarlama uygulamaları, geleneksel doğrudan satış uygulamalarından daha fazla girişimciliği ön plana çıkararak, üyelerini, doğrudan ve dolaylı satışlar için ödüllendirirken bu üyelere, yeni insanlar bulma ve eğitme sorumluluğunu da yüklemektedir . Üst hatlar genellikle, ‘sistemi anlatmak, sorulara yanıt vermek, sunum yapmak, eğitim vermek, referans sağlamak, hedef oluşturmaya yardım etmek, motive etmek, moral destek vermek’ türünden desteklerle, çok katlı pazarlama işini inşa etmesi için alt hattına yardımcı olur. Alt hatlardan beklenenler ise genel olarak, şirket ve ürünler hakkında bilgi sahibi olması, hedef oluşturması, toplantılara katılması, ürün satması, yeni üyeler edinmesi, eğitim verme ve liderlik becerilerini geliştirmesi olarak özetlenebilir . İlişkileri geliştirmek ve devam ettirmek, doğrudan satış sektöründe büyük önem taşımaktadır. Çünkü doğrudan satışçılar, bu sayede mevcut müşterilerin tekrar satın almalarını sağlayabilecek ve en iyi müşterilerini, zamanla satış ağına katabilecekleri olası satışçı adaylarına dönüştürebileceklerdir . Doğrudan satış faaliyeti göründüğünden çok daha zordur ve satışçılar arasında işi bırakma oranı oldukça yüksektir . Bu sebeple, doğrudan satışçıları bir araya getiren toplantılar sıkça tekrarlanarak motivasyonun sağlanması gerekir. Aksi halde o hat tıkanacaktır.

3)Bir Şirket Neden Network Marketing Yapar? Bu Sistemin Gayesi Nedir?

Hepimiz biliyoruz ki, dünya üzerinde belirli aralıklarla global krizler yaşanmaktadır. Haliyle bu krizler dev şirketlerin gelecek planlamalarını ve öngörülerini zamanla değiştirdi. Gözlemler sonucunda multi level marketing sistemlerinin, global krizlerden zarar görmeden planan hedeflere ulaştığı tespit edildi.

Bu sistemin en temel amacı insanların kullandıkları veya ihtiyaç duydukları ürünleri direkt, herhangi bir aracı kullanmadan tüketicilere ulaştırmak ve aynı zamanda eğer tüketiciler ürünlerden memnun kalırlarsa bunu yakın çevresindeki insanlara tavsiye etmelerini sağlarken tavsiye ettikleri ürün miktarınca kazanç elde etmelerini sağlamaktır. Peki şirketin çıkarı nedir?

1)Şirket hiçbir şekilde reklam gider yapmamakta, üstüne üstlük dünya üzerindeki en iyi reklam yöntemi olan ‘‘ağız yoluyla”(word of mouth) reklam yönetimi  ile insanlara ürünlerini tanıtırlar.

2)Şirketin normal şartlarda 100 liraya ürettiği bir ürününü sadece 100 lira kar ile(yani 200 liraya) elden çıkarır ancak bu ürün tüketicisine ulaştığında 1000 liraya ulaşır. İşte şirket, aradaki komisyoncu, reklam giderleri, bayi, perakendeci, personel giderleri, nakliye gibi birçok masrafı aradan kaldırır ve 1000 liralık ürün üzerinden 500 liralık karı kendisi alıp, 500 lirasını da zaten ürününü alan ‘tüketici’ ile paylaşır. Bu sayede hem daha fazla kar yapmış olur, hem de müşterinin ürünü ucuza almasını sağlayıp aynı zamanda bundan kazanç elde etmesini sağlar. Bu sayede ürünü alan ‘distribütör’, hem müşteri, hem de ürünlerin dağıtımını üstlenen bağımsız, kendi kendini istihdam eden bir patron görünümündedir . Michael Gerber ‘‘Girişimcilik Tutkusu” isimli kitabında şu konuya dikkat çeker: ‘‘Bir insanın içinde ‘üç’ insan vardır; teknisyen (sadece uygular, fikirlerle ilgilenmez), yönetici (yönetici olmazsa işler yürümez), girişimci (girişimci olmazsa yönetilecek bir iş olmaz). Bu nedenle ancak bu üç kişiliği dengeleyebilenler başarıya ulaşabilirler .”. İşte network marketing sistemi bu başarı sırrını sistem içinde bireylere sunmaktadır. Zira network marketing sisteminde birey, teknisyenlikle yola başlar, yeni üyeler kazandırır, onlara işi öğretir, motive eder ve yöneticilik yapmaya başlar, ardından organizasyon ağı(üye sayısı) genişledikçe artık işe vakit ayırması gerekmediğinden kendini geliştirebilmek için bol vakti kalacak ve yeni yöntemler keşfetmesinde zaman ve bol perspektif bulacaktır. Ve son aşama olan girişimcilik de böylece tamamlanacaktır.

Bugün Türkiye’de ‘‘Kendi işinizi kurmanın önündeki en büyük engel nedir?” sorusuna bireylerin çoğu ‘‘başlangıç sermayesinin olmayışı”, ‘‘başarısız olma korkusu” yanıtları vermektedir. İşte çok katlı pazarlama sistemi, bu sorunları ortadan kaldırmış ve çok küçük bir yatırımla kendi işinin sahibi olma imkanını bireylere sunmuştur.

‘‘Madem bu sistem bu kadar para kazandırıyor neden herkes yapmıyor?” dediğinizi duyar gibiyim. Ben de size bir soru sormak istiyorum: ‘‘1000 tane o işi bilen işçi olsa ve o işe 100 kişi alınacak olsa, o işten para kazanma olasılığınız ve oranınız nedir?” Gördüğünüz gibi cevap aslında bu kadar basittir. Herkesin yaptığı bir işten yeterince para kazanamazsınız, üstelik Türkiye gibi gelenekçi bir toplumun bu sistemi hemen benimsemesini beklemek hata olur çünkü aykırı oluşumlara hep şüpheyle bakıyoruz, lakin bu fırsatı görüp yola şimdi koyulanlar önümüzdeki 10 sene içerisinde ciddi miktarlarda düzenli gelir elde edebilmenin eşiğindeler. Herkes kazanacak mı? Tabii ki, hayır. Ancak işini düzgün yapan, hırslı, ikna kabiliyeti olan ve işin kısa vadede para kazandırmasından çok, ürünün gerçekten kaliteli olduğunu görüp tavsiyede bulunmayı ilk amaç edinen kişiler bu işten çok para kazanacaklardır. O nedenle korkmadan, paniklemeden network işine girilmelidir zira dünya üzerinde 1000 lira verip ve sadece sisteme tavsiyelerde bulunacak üye kazandırarak size binlerce lira kazandırmayı garanti eden başka bir sistem yoktur.

Sadece 30 yıllık bir olgunluk dönemine sahip bu sisteme entegre olmuş 135 milyon insanın her biri hata yapmış olabilir mi? ABD’de sayısı 500.000 üzerindeki milyonerlerin %20’sinin, servetlerini son 10 yılda multi-level marketing ile elde ettiğini biliyor muydunuz? Veyahut geleceği olmayan bir sistem olsa idi, Harvard Business School gibi birçok gelişmiş ülkenin önde gelen üniversitelerinde ders olarak ‘çok katlı pazarlama’ okutulur muydu?

4)Network Marketing, Titan (Saadet Zinciri) Sistemi midir? Yasal mıdır?

Tarihteki en ünlü titan sistemi, 1920 yılında A.B.D.’de Charles Ponzi tarafından oluşturulmuştur . Bu nedenle piramit satış, literatürde “Ponzi şeması” olarak da isimlendirilmektedir. Ponzi, kendisi ile birlikte on arkadaşının 150 dolar katılım ücreti yatırmasını sağlayarak işe başlamış ve arkadaşlarına yatırımlarının %50’sinin 90 gün içinde kendilerine geri döneceğini vaat etmiştir. Daha sonra aynı şekilde bir arkadaş grubuna daha aynı miktarda katılım ücreti yatırtmış ve sözde yatırımcılardan oluşan orijinal grubun da onlara yatırımlarını aynı süre zarfında döndüreceğini anlatarak zinciri başlatmıştır . Piramidin başında yer alan öncü katılımcılar, vaat edilen geri dönüşün 90 günden çok daha kısa sürede gerçekleşmesinden hoşnut kalmış, diğer katılımcıları da bu coşkuyla piramit şemaya dahil edebilmişlerdir. Ponzi, 9 ayda 9 milyon dolardan fazla kazanmış olup, piramide sonradan katılanlara da bu rakamın yaklaşık on katı borçlanmış ve sahtekarlıktan tutuklanmıştır .

Türkiye’nin Ponzisi ise 90’lı yıllarda varlık gösteren Titan Saadet Zinciri’nin yöneticisi Kenan Şeranoğlu idi. 1998 yılında devlet müdahalesi ile şirket kapatılmış ve Şeranoğlu, 25 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır.

Çok katlı pazarlama sistemi, bir üreticinin, şirket dışından insanlara, ürün ve hizmetlerini doğrudan tüketiciye ulaştırması için para ödediği bir sistemdir . Ponzi şeması ise(Türkiye’de Titan-Saadet zinciri), programa daha önce katılanlara ödeme yapmak için yeni katılanların parasını kullanan bir sistemdir . Titan sistemlerde, gerçek ticaretle çok az ilgisi bulunan bir para oyunu olup birçok organizasyonda, ortada ürünün olmadığı, sadece paranın el değiştirdiği görülmektedir .

Çok katlı pazarlamada kişi eklendikçe distibütöre verilecek primlerin artması, bu pazarlama konseptinin, sıklıkla “piramit satış”, “sonsuz zincir”, “Ponzi şeması”  şeklinde adlandırılan illegal organizasyonlar ile karşılaştırılmasına ve hatta karıştırılmasına neden olmaktadır. Çok katlı pazarlama ile piramit satış arasında yapısal bir benzerlik bulunmakla birlikte, bu iki yapı birbirinden tamamen farklıdır . Network marketing ilk olarak A.B.D.’de hayata geçirildiğinde hükümet, bunun yasal olmadığı kanısına vararak network şirketine dava açmış ve davanın sonucunda network şirketi davayı kazanmıştır. Bu tarihten sonra network marketing sektörünün yasallığından faydalanan bazı dolandırıcılar çeşitli ülkelerde – hemen hemen her sektörde olduğu gibi- bu sektörde de işin içine hile karıştırmaya başlamışlardır. Bu nedenle bugün A.B.D.’de, bu tür özelliklere sahip titan organizasyonları çok katlı pazarlama şirketlerinden ayırt etmek amacıyla bazı vakıf ve bürolar (Direct Selling Education Foundation, Better Business Bureau, Federal Trade Commission) vatandaşlara yardımcı olmaktadır .

Ülkemizde de network marketing şirketleri, hukuk kuralları çerçevesinde yasal ve güvenlidir. Her satuş %20 stopajla vergilendirilmektedir. 28 Mayıs 2014 tarihinde kabul edilen yeni tüketici kanunu  ile de network marketing sistemleri, titan zincirleri karşısında koruma altına alınmıştır. Gerçek ürünler sunan, gerçek başarı hikayelerini gösteren, gerçek şirketler hiçbir yönüyle 90’lı yıllardaki titan zincirleriyle kıyaslanamaz, kıyaslanmamalıdır. Nitekim yasa koyucu, bu şirketleri Türkiye’de koruyabilmek adına tüketici kanununu yenilemek zorunda kalmıştır. Son yasa değişikliği ile birlikte titan zincirleri tamamen yasaklanmıştır ve network marketingle arasına keskin bir hat çizilmiştir.

5)Bu Kadar Çok Para Kazandıran Bir Sistemi Neden TV’lerde Tanıtmıyorlar?

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi network marketing şirketleri, reklam için para ödemezler zira bunu bizzat insanların birbirlerine tavsiyeleri ile gerçekleştirirler. Nitekim doğrudan satış şirketinin, bir reklam kanalı ile anlaşarak firmanın distribütörlerini aradan kaldırarak satış yapması veya distribütör temin etmesi, hem network marketing sistemine aykırı hem de distribütörlere büyük bir darbe olur ki, bu durumda şirket kendi dalını kesmiş olacaktır. İşte tam olarak bu noktada network şirketlerinin karşılarına kocaman bir düşman çıkar ‘medya’. Günümüzde televizyon, radyo, gazete gibi kuruluşlar sadece reklamlardan para kazanırlar. Yani tek gelir kapıları reklamdır. Medya üzerinden reklamı reddedip, her şeyi bireyler arası ilişkilere dayandıran bu sektörü karalamak üzere yayın yapmaları veyahut şaşırtıcı başlıklar atmaları gayet normal. Bu bakımdan da network marketing onların rakibi olarak da değerlendirilebilir. Hatta bazıları bu sektörü bitirmek için ellerinden geleni yaparlar, yaptılar da. Ama bu sistemi yıkma ihtimalleri yok çünkü bu sektör 21.yy’ın sektörü…

6)Memur Network Marketing Yapabilir mi?

26.08.2011 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 650 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan Devlet Memurları Kanununun memurların ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağını düzenleyen maddesindeki değişiklikliklerle beraber devlet memurları bir anonim şirkete ortak olabiliyorlar. Yine Devlet memurlarının görev yaptıkları kurumun kuruluş kanununda özel bir düzenleme olmaması halinde, şirket ana sözleşmesinde kuruluş sırasında şirketi idare ve temsil edecek olanlar arasında belirtilmemiş olması ile yönetim ve denetimde görev almaması kaydıyla limited şirket ortağı olması mümkün bulunmaktadır. Nitekim limitet şirket ortağı olmanın ticaretle uğraşmak sayılmayacağı yolunda Danıştay dairelerinin vermiş olduğu birçok yargı kararı da bulunmaktadır.

Memurlar, Türk Ticaret Kanununa göre tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamazlar. Ancak network marketing şirketi, kişileri bağımsız tacir ‘yardımcısı’ yapmaktadır. Bu nedenle memurlar tacir sayılmamaktadırlar. Zira sistem içerisinde memurlar ayrıca ‘müşteri’ konumundadırlar.

7)Network Marketing sisteminin, klasik ticaretten farkları nelerdir?

1)Başlangıç sermayesi çok azdır . (Sizden binlerce dolar yatırım istenmez. Titan modellerinde organizasyona katılacaklardan yüksek meblağlı bir başlangıç bedeli talep edilmektedir .)

2)Risksizdir. (Aktif çalışan bir kişinin zarar etmesi gibi bir şey söz konusu bile değildir.)

3)Hiç bir tecrübe veya eğitim gerekmiyor. (İşi ‘doğru’ anlatmak ve işe odaklanmak yeterli.)

4)İkinci bir iş olarak çok iyi bir kazanç kaynağıdır. Çünkü part time yapılabilir. (İstediğiniz zaman istediğiniz yerde yapabilirsiniz.)

5)Sistemin her türlü desteği sizinledir. Bu destek ve yardım, hem şirket tarafından hem de iş ortaklarınız tarafından yapılır. (Sponsorlarınız sizin başarınız için size yardım etmeye her zaman açıktır.)

6)Pasif kazanç imkanı sağlar. Eğer birisi kısa vadede(4-6 sene) bir organizasyon kurarsa ondan sonra kazancı sonsuza kadar hatta kendisinden sonra da devam eder. (Erken ve güvenli emeklilik.)

7)Yolculuk için size fırsat yaratır. (Çünkü organizasyonunuz aynı zamanda farklı şehirlerde ve farklı ülkelerde genişleyerek çalışabilme olanağı sunmaktadır.)

8)Network marketing şirketlerinin genelde iyi çalışan serbest girişimcilerine yönelik ödüllendirmeleri olmaktadır. (Bedava yurt dışı – yurt içi süper ödül seyahatler, muhtelif değerli promosyonlar vs.)

9)Network marketing kişisel gelişimle ilgili size bir çok fırsat sunacaktır. Siz bir çok eğitim motivasyon ve kişisel gelişim programlarıyla, kendi kişiliğinizi iyi bir lider haline getirmek için fırsat bulacaksınız. (Daha fazla kitap okumaya başlarsınız, sizi araştırmaya teşvik eder.)

10)Bu ticarette dünyanın her köşesinden insanlarla tanışma fırsatı bulursunuz.

8)Network Marketing Şirketlerini, Titan Zincirlerinden Nasıl Ayırırız?

1)Gerçek ve fiyatı ile kalitesi orantılı olan bir ürünün ya da hizmetin pazarlama faaliyeti vardır. (750 liralık bir internet sitesini, 2000 liraya pazarlıyorlarsa oradan hemen uzaklaşın .)

2)Hem şirketin hem de distribütörlerin gelirleri üyelik yenileme ücretlerinden değil, satışlardan  sağlanmaktadır. (Ürünü tanıtmadan, kalitesini ortaya koymadan, ‘‘sen şu kadar para ver 1 sene sonra zenginsin” diyorlarsa oradan hemen uzaklaşın.)

3)Şirketin sattığı ürünü, iş fırsatı olmasa dahi kullanır mıydınız? Bu soruya cevabınız ‘evet’ ise, doğru yoldasınız demektir.

4)En çok parayı ilk girenler kazanıyor ve sizin onun yerini alma şansınız yoksa , o şirketten uzak durun çünkü artık olgunluk dönemine girmiş ve kar marjı düşük bir şirkettir. Nitekim iyi network marketing şirketlerinde, ilk kaydı yapan kişinin en zengin olduğu bir örnek bulunmamaktadır. İyi ve gerçek network şirketlerinde birey, büyük bir satış ekibi kurarak kendisinden önce organizasyona katılanlardan daha çok kazanabilme fırsatına her zaman sahiptir .

Sonuç Yerine

Yukarıda da açıkça görüldüğü gibi kitlesel pazarlama, tüm dünyada yerini bireysel pazarlamaya bırakmaya başlamıştır.  Hiper rekabet ortamında bu teknikleri başarıyla uygulayan doğrudan pazarlama şirketleri de adlarından daha sık söz ettirmeye başlamışlardır . Her yıl, ‘çok katlı pazarlama’ metodunu benimseyen birçok yeni işletme, faaliyete geçmekte  ya da geleneksel pazarlama metotlarıyla faaliyet gösteren mevcut işletmeler, kısmen ya da tamamen bu alternatif dağıtım kanalını kullanmak üzere çok katlı pazarlamaya yönelmektedirler . 2007 yılı içinde, Avrupa Doğrudan Satış Dernekleri Federasyonu (FEDSA) tarafından Ipsos MORI’ye yaptırılan araştırmanın sonuçlarına göre, doğrudan satışın Avrupa’daki 2006 yılı cirosu 20 milyar euro olup, doğrudan satış sektörü %9,6 oranında büyüme göstermiştir. Zamanında bu sektörü kötüye kullanmış kişilerin çıkması sektörde çalışanları etkileyebiliyor olsa da gün geçtikçe bilinçlenen toplum sektörün büyüklüğünün farkına daha iyi varmaktadır. %14’lük işsizlik oranını minimuma indirmeyi hedefleyen bir ticari sistemin bu dakikadan sonra durdurulabilme ihtimali yoktur.

Sistemin adını kötüye çıkaran kişileri, reklam geliri alamıyor diye bu sisteme düşman kesilen medyayı, ismini bile vermeden karalama kampanyalarına girişen kişilerin internet üzerindeki yorumlarını ciddiye almayın. Ciddiye alacağınız şeyler; şirketin misyonu, işi size sunanların vizyonu, ürünün kalitesi ve ekibin ne kadar aile şeklinde hareket edebildiği olmalıdır.

Sütten ağzı yanan bir toplumuz ancak bir şirkete önyargı ile yaklaşmak ile şirketi iyi araştırmak sonra karar vermek farklı şeylerdir. Türkiye’de ‘Saadet Zinciri’ ve ‘Titan’ olarak duyulan, tamamen insanları dolandırmaya dayalı oluşumların network marketingle karıştırıldığı dönemler de artık yavaş yavaş geride kalmaktadır. Sadece organizasyon şeması olarak birbirine benzediği için iki sektöre de aynı gözle bakmak, dört ayağı var diye aslanla çakalı bir tutmaktan farklı değildir. Bir hukukçu olarak belirtmeliyim ki, sistemde yasal anlamda hiçbir açık yoktur ve yeni tüketici kanunu ile birlikte de artık olmayacaktır. Tüm dünya üzerinde 350 milyon kişinin oluşturduğu network ağına güvenmemek komploculuktan başka bir şey değildir(Üstteki sağlıklı şartları içeren network şirketleri).

Network marketing sistemindeki başarınızı sizin bu işe olan bakış açınız, inancınız, sabrınız, cesaretiniz ve dayanıklılığınız belirleyecektir. Bunlardan daha önemli olan ise kuracağınız organisazyonunuzun bu işe bakış açısı, inancı, cesareti, dayanıklılığı, vizyonu ve düşünce çerçevesidir. Siz bu işi ne kadar ciddiye alırsanız, eğitimlere katılırsanız ekibiniz de sizi takip edip kopyalayacak ve onlarda bu işi ciddiye alıp, eğitimlere katılıp başarılı olmanın yollarını arayacaktır. Network marketingde esas olan çok kişiye sponsor olmak değil doğru kişilere sponsor olmaktır. Bu işi bir ev hanımının yapabileceği kadar basitlikte olduğunu insanlara göstermek, aynı zamanda bu işin eğitim alınmadığında çok zor olduğunu da söylemek gerekir. Bu iş yapılabilir basitlikte lakin kolay değildir… İşimizi kolay göstererek insanlara sponsor olup onları işe dahil etmek yapılan en büyük yanlışlardandır.

Koşmayın sakin olun, öncelikle emekleyin. Çıraklık yapmadan, usta olmayı istemeyin. Herkes yerine, bu işi yapacak ruha ve enerjiye sahip kişilere tavsiyede bulunun.  Hayalleri ve hedefleri olan kişilerden oluşan ekibinizi yönetmek, yönlendirmek, gelişimlerini sağlamak ve onları lider olarak yetiştirmek aşamasına ulaşmış iseniz sizi artık kimse durduramaz. Ekibinizle disiplinli, özverili, paylaşım odaklı stratejik planlar çerçevesinde çalışarak yeni liderlerin doğmasını sağlamak sizin elinizde. Henry Ford’un dediği gibi: ‘‘Başarı vermekle başlar.”

Görüldüğü üzere network marketing sistemi çağımıza damga vurmaya hazırlanıyor. Peki bu sisteme giren herkes kazanacak mı? Tabii ki, herkes kazanmayacak. Lakin;

1-Üstte bahsettiğim özellikler doğrultusunda doğru firmayı seçen

2-Network marketinge katılmasında amacı ve hedefi olan

3-Hırslı ve ikna kabiliyeti yüksek, güven veren

4-Bireysel kazanımları değil de, ekipsel devinimde kazanımları amaç tutan (İyi bir takım oyuncusu değilseniz network sisteminde ömrünüz bir kelebek kadar kısa olacaktır.)

5-‘Aşk olmadan, meşk olmaz’ mantığıyla ilerleyip yaptığı işi seven

6-Başarılı bir liderle birlikte çalışan, boş vakitlerinde eğitime katılan, öğrenmeye ve öğretmeye açık (Çünkü NM’yi ayakta tutan kişilerdir; kişileri ayakta tutan ise, eğitimler…)

7-Ve en önemlisi, ‘‘-Ekonomik özgürlük- istiyorum gerisi teferruat!” diyen tüm bireyler kesinlikle düzenli olarak çok yüksek meblağlar kazanacaklardır.

Sonuç olarak, hala tereddütleriniz varsa şu soruları cevaplandırmanızı rica ediyorum.

1)Sabah kaçta kalkacağınıza siz mi karar veriyorsunuz?

2)Yılda 5 kere 5 yıldızlı otele tatile gidebiliyor musunuz?

3)Restauranta oturduğunuzda ilk önce fiyat listesine mi bakıyorsunuz?

4)Bir iletişim şirketine iki arkadaşını götürüp, telefon faturanı o ay ödemeyerek ödüllendirildiğin network sistemini yapmana rağmen, hala bu sisteme karşı ön yargı mı besliyorsun?

5)Bir kahve evine gidip arkadaşlarına ‘‘Kahveleri çok güzel mutlaka deneyin” dediğinde, kahve evi sana yaptığın reklam karşılığında para ödüyor mu?

6)Emekli olacağın vakit geldiğin 1500 TL’lik emeklilik aylığının sana yetmeyeceğinin ve ikinci bir iş yapmak zorunda kalacağının farkında mısın?

‘‘Bir adama balık vererek onu bir günlüğüne beslemiş olursunuz. Ona balık tutmayı öğreterek, hayatı boyunca aç kalmamasını sağlarsınız.”

Stj. Av. Alperen Cihan ÇETİNKAYA

KAYNAKÇA

1.Berkowitz, Eric, Roger A. Kerin, Steven W. Hartley, William Rudelius, Marketing, USA: Mc Graw Hill 1997

2.Clothier, Peter. Multi Level Marketing, A Practical Guide to Successful Network Selling London: Kogan Page 1997

3.Ergün, T. (2004). “Geleceğe Bakış” Boğaziçi Ünv. Uluslar arası Doğrudan Satış Forumu 6 Mayıs 2004, İstanbul

4.Failla, Don. How to Build a Large Successful Multi-Level-Marketing Organization. USA: MLM Int. 1995

5.Kerin, Roger A., Robert A. Peterson. Strategic Marketing Problems USA:Prentice Hall, 2001

6. Kishel, Gregory F., Patricia Gunter Kishel. Start and Succeed in Multilevel Marketing. USA: John Wiley & Sons Inc. 1999

7.Koehn,Daryl, Ethical Issues Connected with Multi-level Marketing Schemes, Journal of Business Ethics, 2001, 29.

8.Kotler, Philip, Gary Armstrong. Principles of Marketing. USA: Prentice Hall, 2001

9.Kotler, Philip, Kotler ve Pazarlama, 1.Basım İstanbul : Sistem Yay. 2003

10.Nat, Peter Jay Vander ve William W. Keep, Marketing Fraud An Approach for Differetiating Multilevel Marketing from Pyramid Schemes. Journal of Public Policy & Marketing. 2002 Vol.21 (1) s.139-151

11.Özdemir, G., (2008), Destinasyon Pazarlaması, Ankara:Detay Yay.

12.Özmoralı, H. (2004). “Yeni Alanlara Yepyeni bir Satış ve Dağıtım Modeli”

13.Özçağlayan, M. (1998). Yeni İletişim Teknolojileri ve Değişim. İstanbul:Alfa Yay. Peppers, D. (2002). Yarının İş Dünyasına Hazırlananlar İçin – Birebir Pazarlama. İstanbul: Capital Dergisi Eki.

14.Tek, Ömer Baybars. Pazarlama İlkeleri. İstanbul: Cem Yay.1997

15. Yarnell, Mark, Kevin B. McCommon. Power Multi-Level Marketing 5.Basım USA: Power House Publications 1990

16. Yarnell, Mark, Rene Yarnell. Your First Year in Network Marketing. New York : Three Rivers Press, 1998

17. Ziglar,Z. & Hayes, J.P. (2001). Network Marketing For Dummies. New York: Hungry Minds Inc

Yazar: Alperen Cihan ÇETİNKAYA

Günümüzde çoklu insan, ilaçları online almaya çalışırken dikkatsizleşmekte ve mümkün olduğunu bilmiyorlar. Calan SR bir kalsiyum kanal blokeridir. Bu ilaç kan damarlarınızın kaslarını ortadan kaldırarak çalışır. Genel olarak, hem kadınlar hem erkekler cinsel bir sağlık sorunlarından etkilenmektedir. Birçok aile “Viagra 25mg satın almak al” düşünmek. “viagra 25mg” ile ilgili detaylı bilgiler how okuma? Viagra hakkında daha fazla bilgi için “viagra 50mg” e bakınız. Mutlulukla cinsel bir sağlık ile ilgili multipl sorun çözülebilir. Tüm uyuşturucu gibi, Viagra çeşitli yan etkilere nedenini olabilir. Buna ek olduğu, çevrimiçi eczane, internet üzerinden sipariş vermekten zevk aldığı için her tür ilaçları almak almak için uygun maliyetli bir yoldur.

Hakkında Konuk Yazar

Konuk Yazar

Konuk Yazarlarımızın yazıları bu profilden paylaşılmaktadır.

13 yorum

  1. Allah belasını versin bu sistemin. Network diye diye kandırdılar bizi. Bir sürü akrabam ve dostuma rezil oldum bu networkler yüzünden. Bir hukukçu olarak bu sistemi savunmanız oldukça garip. Sizinde illa başınıza gelmesini bekliyorsanız söyleyeyim bu sisteme girenlerin canı çok yanar. Hep kolay para kazanma hırsı yüzünden bunlar başıma geldi. Lüks araçlar, gösterişli ekip hepsi kandırmacanın birer ayağı. inanmayın bunlara inanmayın sakın… titan zincirinden hiçbir farkı yokmuş bu sistemin. Hukuken piramit satışı engelleme adına çeşitli tedbirler alınmış ama yakın zamanda mağdurlar daha da arttığında bu sistemin sahiplerinin ceza alacağına adım gibi eminim.

  2. Kesinlikle çok güzel ve objektif bir yazı olmuş. Bu sistemde nasıl kaybedileceğini göstermenizi de tebrik etmek gerekiyor.

  3. Av. Rıdvan Yıldız
    Av. Rıdvan Yıldız

    Kesinlikle karşı olduğum Webunya’nın hukuk danışmanı olarak daha önce yayınlanan yazımda dolandırıcılık olarak nitelendirdiğim network marketingle ilgli bu yazıda maalesef hukuki olarak çok zayıf bir değirlendirme yapılmış ve network marketingin yasal olduğu sonucuna ulaşılmış. Bu konudaki eleştirilerime gelecek olursak;

    1- Her satışla ilgili vergi ödenmesi bu sistemi yasal kılmaz. Şöyle ki vergi hukukunun temel ilkelerinden olan ekonomik yaklaşım ilkesi gereği yasadışı kazançlarda vergilendirilmektedir. Örneğin silah kaçakçısının kazancı tespit edilirse bu kazanç vergilendirilmekte ve vergisi tahsil edilmektedir. Silah kaçakçısından vergi alınması fiili yasal kılmamaktadır. Yani vergisi ödeniyor o zaman yasal tezi yerinde bir değerlendirme değildir.

    2- Piramit satış sisteminin özellikleri;
    a) Katılımcıların bir miktar para ve malvarlığı koymasının şat koşulması
    b) Sisteme aynı koşullar altında katılımcılar bulma koşuluğu ile kazanç vaadi verme
    c) Malvarlığı kazancının elde edilmesini tamamen veya kısmen diğer katılımcıların da koşullara uygun davranmasına bağlı kılma

    Network marketing denilen sistem yukarıdaki özelliklere yani kanundaki piramit satış tanımına uymaktadır. Bu sisteme girenler ya da girmesi için teşvik edilenler bir ürün almaktan çok bir sisteme dahil olma peşindedir. Birinci planda sisteme girme olan bu network marketing açık bir dolandırıcılık yöntemidir. Yeni kanuna göre piramit sistemin kurulması, yayılması ve teşvik edilmesi suçtur.

    3- Network marketingi savunanlar madem yasadışı neden devlet müdahale etmiyor gibi bir argüman üretiyor. maalesef devletimizin refleksleri yavaş olduğundan insanlar mağdur olmadan devletin müdahale ettiği pek görülmemiştir. Bankerlerin battığı dönem, saadet zincirinin insanları mağdur ettiği dönemde önceden tehlikeyi görüp devlet müdahale etmemiştir. Ancak geç de olsa devlet müdahale etmektedir. Bu sebeple bu dolandırıcılık sistemine devlet müdahale edecek, bu sistemi kuran, yayan ve teşvik edenleri cezalandırıcaktır.

    Bu konudaki yazım; Network marketing yasal mı? Piramit satış sistemleri nedir? Neden dolandırılıyoruz? – See more at: http://webunya.com/network-marketing-yasal-mi#sthash.jZlFxzas.dpuf

    Not: Hukuk danışmanlığını yaptığım Webunya’da kesin bir şekilde yasa dışıolduğunu düşündüğüm network marketingi öven yazının yayınlanmasına neden izin verildiği düşünebilir. Site yayın politikası olarak her türlü fikre açık olup sansüre suç teşkil eden içerikler hariç karşıyız.

  4. Alperen Cihan Çetinkaya

    Bilimsel hiçbir dayanak sunmadan yazdığınız yazınızın hiçbir elle tutulur yanı yoktur. Türkiye’de ülker acilen cezalandırılmalı çünkü network yapıyorlar 🙂 Avrupa’da pierre cardin aynı sekilde. Neyse siz network sistemle, piramit sistemleri dahi ayırt edemezken ben sizinle tartışmaya dahi girmeye gerek duymuyorum. O yüzden burada kesiyorum. Yoksa sizin bu yazınıza ve yorumunuza en az 20 sayfa cevap yazmak zorunda kalacağım.

    • Alperen Cihan Çetinkaya sizde haklısınız kaygınızı anlıyorum. Sizin mantığınız neye benziyor biliyormusunuz? “Minareyi Çalan Kılıfını Uydurur Hesabı” şimdi önünüze delil dahi bırakılsa siz bunada mutlaka bi kılıf uydurursunuz o yüzden değil 20 sayfa 100 sayfada yazarsınız 😉 Bilimsel hiçbir dayanağı yok mu? sesli güldüm gerçekten makalede belirtilen maddeleri isterseniz biraz araştırın gündelik hayatınızdaki yasal uygulamaların geçtiği satırlarda yer alıyor belirtlen maddeler bence siz öncelikle araştırma ve sorgulama kabiliyetinizi geliştirin. Sonra gelin hep beraber tartışmaya girelim.

    • Son bişi daha eklemek istiyorum bankalar da haksız dosya masrafı ve faiz alıyor yasal kılıfa uydurup ama ne oldu şimdi dava açtığınızda tüm masrafların ücretini yeniden Bankadan alabiliyorsunuz bunuda sorgulayın isterseniz 🙂

  5. Ben de bu sistem içindekilerden biriyim ve gayet, ben ve çevremdekiler para kazanıyor aynı zamanda bolca dua alıyorlar. Altı boş iftiralarla zayıf değerlendirme diye nitelendirdiği yorumu okuduktan sonra böyle bir hukuk danışmanına sahip siteyi takip etmemenin en mantıklı şey olduğunu düşünmeye başladım.

    Vergi levhası olan bir şirket üzerinden yapılan satışların yasal olmadığını iddia etmek de ayrıca bir cahillik örneği.

    Katılımcıların para koyması değil, kendi paralarıyla ürün alınması istenmektedir. Bunu da herkes kendi isteğiyle yapmaktadır 😉 Katılımcılar bulma koşulunda değil, satılan ürün sonucunda para kazanılmaktadır. Sistemi bilmeyen birinin hukuk danışmanıyım edalarıyla networkü bu kadar bilinçsizce yorumlaması abesle iştigalden başka bir şey değildir.

    Cezalandırılacağımızı iddia ettiğine göre Türkiye’de yaklaşık 2 milyon kişiyi cezalandırmaları gerekecektir. Bu işi doktorların, avukatların, mühendislerin, şirket sahiplerinin, bankacıların yaptığını düşünürsek; bu sitenin hukuk danışmanının aslında ne kadar altı boş iddialarda bulunduğunu görmekte zor olmayacaktır.

    • Kim dua ediyor sistemin en tepesinde ki mi yoksa sistemi sömürüp bolca para kazanan mı? bankalarda da “Vergi levhası ” var ama haksız dosya masrafı ve faiz alıyor yasal kılıfa uydurup ama ne oldu şimdi dava açtığınızda tüm masrafların ücretini yeniden Bankadan alabiliyorsunuz bunları sorgulamadan yorum atmak bencede çok abes. Örnekleri çoğalta biliriz ama en açık olanı anlatmak istedim. Ben içindeki insanlarıda tanıyorum ve benide çağırdılar o web sitesini sata bilmek , kendi sistemlerine dahil edebilmek için neler vaat etiğinizide çook iyi bilirim şimdi laf cambazlıgı yapmanın bir anlamı yok kendinizide milletide fazla yormayın…

  6. Ek olarak bu kanunu çıkmasında network şirketlerinin ön ayak olduğunu, network hakkında tek bir kitap okumadan makale yazıp networke çamur atan kişiye hatırlatalım.

    • Sorması ayıp siz hangi network kitaplarını okuyorsunuz. Yok eğer network sizin anladığınız ve okuduğunuz gibiyse Benim gibi bilgisayar okuyan kişilere bunca zaman hep yanlış bilgi verildi network konusu adı altında 🙂

      • doğru tespit, “network konusu adı altında” dolandırılmışsınız… sonunda inadınızı kırıp, durumunuzu itiraf edebildiniz…

  7. ABD’li Carl Rehnborg bu sistemi kurarken sistemin dolandırıcılık haline getirileceğini bilse eminim ki kurmazdı. Sistem içerisinde mevcut fiyatlardan daha aşağı satılan hangi ürün var? Sistemdeki firmalar kim? Bu parayı kimler bizim sırtımızdan kazanıyor? Bu kadar kazanç varken kaybeden kim?

    Biraz kafayı çalıştırmak lazım oturduğunuz yerden binlerce lira kazanacaksınız ama birileri kaybetmeyecek öyle mi? Ekonominin ana mantığıdır birileri kazanırsa birileri kaybeder. Bu sistemde aynen öyle. Sistem kazanırken sistem üyeleri devamlı kaybedecek. Sonradan giren tüm üyeler de kaybetmeye mahkum bu sistemde.

    Sistem oldukça garip (Yaklaşık 6 ay sistemin içerisindeydim) Öncelikle kendi ihtiyacımı karşılamak için ürünleri sistemden alabileceğim söylendi. Yahu salaklar bile bunu yemez (ki bende yemedim) Sistem bana 10 lira olan şeyi 40 liraya satıp bunun geri 10 lirasını bana vermeyi taahhüt ediyor. Benim üzerimden 20 lira kazanacaklar akıllarınca.

    Ben sistemte kişisel olarak sattığım ürünler için kar payı aldım. Bu ürünleri kime mi sattım? Eşime dostuma yakınıma nazımın geçtiği insanlara. İnsanlar bana güvendikleri için 10 liralık ürüne 40 lira verdiler. Başlarda güzeldi. Sonrasında mı? Herkesi salak yerine koyduğumu söyleyerek ailemden arkadaşlarımdan onlarca insanı kaybettim bu lanet para hırsım yüzünden.

    sisteme ciddi bir emek verdim. Oturdum ekip kurdum. Onlar üzerinden de para kazandım ama kazandığım paralar hep başkalarının alın teriydi. Ve maalesef ki (insanlara %100 hak veriyorum) bana artık dolandırıcı gözüyle bakıyorlardı. İşi bıraktım ortalama 6 ayda 20.000 TL civarında bir para kazandım. Ailemden 12 kişi arkadaşlarımdan ve çevremden 50 üstü kişiyle hiçbir şekilde görüşemez oldum. Yüzlerine bakamayacak hale geldim. Çevrem vardı eskiden dostlarım vardı. Şimdi tüm çevremin gözünde işe yaramaz bir dolandırıcıyım. Sanırım bu para hırsı yüzünden bunu hakettim. ürünleri değerinin 4 katında (Tabiri caizse insanlara bile bile kazık atarak) sattım. Ne oldu şimdi? Yalnız kaldım ve bunların hepsi 6 ayda kazandığım 20.000 TL için değer mi? Asla değmez. Şimdi ki aklım olsa bırakın bu sistemin içerisinde olmayı sistemin adının olduğu yerde durmam. Ama Burada arkadaşları yanlış yönlendiriyorsunuz. İnsanlar bu sistemden ciddi derece de zarar edecekler. Belki para kazanacaklar ama kaybettiklerinin yanında bu paranın esamesi bile okunmayacak. Sonrasında benim ve ekibimdeki birçok tanıdığım insan gibi toplum önünde DOLANDIRICI olarak anılacaklar. Aklım geç başıma geldi. Aklınız varsa bu sistemden uzak durun. Sonradan çok üzülürsünüz….

    • Ben network marketing nedir bilmiyorum, ya da network mü? Ha şu saadet zinciri olan şey, bir dakika titancılardı galiba… gibi gibi böyle devam ediyor….
      Network marketing hepimizin günlük hayatta belki de onlarca defa, hatta yüzlerce defa, yaşadığımız sürece karşı karşıya olduğu şeydir, şimdilik şey diyorum az sonra bu yazıyı okuduğunuzda o şeyi anlamış olacaksınız, tabii yine ön yargılı olmaz iseniz, (bu kadar ön yargılı bir ortamda az müsaade, bende biraz ön yargılı olayım değil mi?)
      Network marketing, ne demek? Uzun uzun değil kısa kısa cümlelerle açıklayacağım, açıklayacağım diyorum ama aslında zaten biliyorsunuz nasıl kısa anlatırım ona bakacağım…
      Network marketing demek, benim cep telefonuma x bankası tarafından gönderilen mesajdaki şey demek, yani “x bey, emekli maaşınızı bankamızdan almaktasınız. (evet) eğer 10 kişiye daha tavsiye ederseniz, size 200 TL değerinde puan hediye edeceğiz” işte bu demek network marketing. Burada insanoğlu bu klasik sektörden bir klasik kampanya bilgisi aldı mı kendini düşünmeden edemiyor. “ne yapsam, ne etsem” gibi gibi… yapsa bile bu kampanya faydası SINIRLI olarak elde edilecek, devamı ise yok. Kısaca karşılıksız network marketing yapılıyor.
      Marketten, pazardan alışveriş yapıyorsunuz, bir ürün almak istediniz, fiyatını sordunuz, satıcı size bunun fiyatı 100 TL, ama eğer 5, 10 ya da daha fazla alırsanız size tanesi 60 TL’ye veririm dedi, işte bu da network marketing, siz ne yaptınız o ürünü, sadece kendinize değil, başkalarına da almayı düşünerek toptan alışveriş gibi yapmak istediniz. 60 TL’ye almak için 5-10 arkadaş buldunuz, kimseden de ekstra bir para almadınız (bazılarının sandığı gibi, kimsenin cebinden para almak değildir network marketing, tam tersine pahalı ürünleri daha ucuza almanın yoludur.) Peki burada ucuza aldınız ancak satıcı size ekstradan prim verdi mi? Peki ya size ve etrafınızdakilere hem motivasyon hem gerçekliği göstermek adına şirket aracı? İşini, gücünü, gelirini miras bırakma hakkı? Yine kısaca karşılıksız network marketing yapılıyor.
      Yine mahallendeki, emlakçı da bir network marketing işi yapıyor, ne diyor “evini satarım şu kadar para alırım, sana ev bulurum şu kadar para alırım”. Hem de yasal değil mi? Evet, yasal işte buda network marketing yapıyor. Ama yine eksikler var. Sonsuza kadar hem o hem siz gelir elde ediyor musunuz? Al gülüm ver gülüm, bitti. İlerde üstüne koyup kaça satarsan kar. O kadar…
      Hava yolu şirketleri, “uçak biletlerini şu zaman alırsan fiyatı şu olacak” diyor, yani boş koltukları bir an önce nakite çevirip sıcak para sağlamaya çalışıyor, aynı koltukları başka zaman pahalı almıyor musun, yani pahalı uçmuyor musun, işte sana bal gibi network marketing. Ama yine ne var, sana uçuş yaptın diye sonsuza kadar prim vermiyor, “arkadaşını da uçağıma bindirdin” diye, “beni tavsiye ettin” diye gibi gibi jestlerde bulunmuyor. “Niye, ne gerek var” değil mi? “Benim şirketimin benzerleri birkaç tane, müşterime ne vereceğim daha, paramı almışım, hizmetimi vermişim, konu kapanmıştır” diyor. “E belki komik puanlarla bedavadan uçuş hakkı veririm, ayıp olmasın” diyor. “O da sadece bende… başka yerde kullanamaz, bana mahkum bir kere…”
      Yetmedi değil mi?
      Gittin büyük bir mağazaya, şöyle bir kampanya,”400 TL’lik alışveriş yapana 50 TL’lik alışveriş bedava”, neden? Mağazanın hayır yapası mı geldi? Kesinlikle hayır. Zaten kar marjı en az %100 – %500 arasında değişiyor, birde üstüne onlarca kalem maliyet müşteriye yansıtılıyor, yetmiyor “indirim, kampanya” manşetiyle satışlarını artırmaya çalışıyor, bu da network marketing, ama klasik sektörün, klasik pazarlamanın, getirisi nedir tüketiciye? Ürünü indirimli aldığını zannederek keyfi yerine gelme hissi. O kadar. Üstüne bir de “şurada kampanya varmış gel gidelim” dedin mi, oh değmeyin keyfine satıcının… karşılıksız network marketing burada işliyor. Satıcı size esasında sonsuza kadar prim vermesi gerekir…
      Network marketing’e istediğiniz kadar hayır deyin, istediğiniz kadar bilmiyorum deyin, ama şunu bilin hayatın her evresinde içindesiniz, ama öyle ya da böyle. Mühim olan network marketing işinin kim tarafından nasıl yapıldığıdır. Çoğu firma bu işe girişti, çoğalmaya da devam ediyor. Hepsi aynı sistemle çalışmaz. Dikkatli olun.
      Etik yapılıyor mu? Adaletli mi, şeffaf mı? kişiler dürüst mü, firma güvenilir mi? gibi maddelerde eğer sorun yoksa network harika bir şeydir…
      Bir sorunuz mu var, bir şirket mi var? Sorun cevaplayım…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*