Anasayfa / Köşe Yazıları / NEREDESİN SEN

NEREDESİN SEN

NEREDESİN SEN

Tatlı dilliydi. Yüzü hep gülerdi. Sazı notalarla değilde kendi tabiriyle  gönüylee çalardı. O sazın yüreği dağlayan nağmeleri gözlerden yaşlar döktürürdü gibi eğlendirip neşelenirlerdi de. Çünkü Neşet ERTAŞ öyle bir insandı. Ne demişti insanlığa? “Kadınlar insandır biz insanoğlu…” O yüzden UNESCO dünya da yaşayan değerler listesine büyük ustayı da eklemişti.

Biz üç dakika Neşet Ertaş’ın şarkıya girmesini bekleyen adamlardık. Ondan öğrendik beklemenin kıymetini.

Sinemizde saklardık kimselerin bilmediği gizli yaralarımızı. Boynu bükük bir gariptik, yüzümüz gülmezdi. Gönlümüz hep sevgiliyi arardı. “Neredesin sen?” diye sorandı…

Cahildik. Dünyanın rengine kandık. Hayale aldandık. Boşuna yandık. İlelebet her şeyi bizim sandık. Evvelimizi de ahirimizi de hep sevdiklerimize adadık.

Yolcuyduk bu dünya da…
Bir anadan dünyaya geldik. Gelince de dünyaya gönül verdik.
Sazına sözüne kulak verince de ;
“Hep yolcuyuz böyle gelir gideriz
Dünya senin vatanın mı yurdun mu?”
Dediğini duyduk… Sevdalar yaşadın/yaşattın yazları kışa çeviren. Ayrılıktan için öyle yandı ki “Mevlam ayrılık vermesin gökte uçan kuşa Leylam” diye Ferhat gibi gönül dağladın.

Yalan dedin bu dünyaya. Yalandan yüzüme gülen dedin bu dünyaya. Ne güzel dedin be usta… Dedin yoruldun ve gittin bu yalan dünyadan… “Öldü demeyin” dedin giderken. “Aşıklar ölmez. Yoruldu gitti” deyin dedin… Bugün sen bu dünyadan yorulup gideli yedi yıl olmuş. Neşen ile Derdin ile Aşkın ile gittin Bozkırın Tezenesi Neşet ERTAŞ… Göynümüz seni arıyooo neredesin sen? diye anarken seni; Buradayım dediğini duyar gibiyiz sazında sözünde… Ruhun şad olsun büyük usta…

  #neşetertaş

Hakkında Ümit Yıldırım

Ümit Yıldırım
1987 Ankara doğumluyum. İnsan Kaynakları alanında çalışmaktayım. Öz geçmişimle değil, öz geleceğimle ilgiliyim. Edebiyat ve kitap aşığıyım. "Kendi gerçeğimizi kendi kelimelerimizle anlayıp anlatmak, her namuslu yazarın vicdan borcudur" diyen Cemil Meriç'in izindeyim. Mevlana değilim ama bir Şems arar dururum. Kalem ile kelamı bir tutup insan-ı kåmil olma yolunda bir zerreyim. Türkiye Yazarlar Birliği Yazar Okulu mezunuyum. Edebiyatı sevdiğim kadar Felsefe ve Psikolojiyi de baş tacı ederim. Aristo'nun devletinde yaşarken Kemal Sayar'ın psikolojik çözümlemelerinde bulurum kendimi. Çok okuyan mı çok gezen mi bilir diye sormam okur-gezer-yazarım. Sık sık yurtdışına eğitimlere giderim. Bana anlatırlarsa unuturum, gösterirlerse hatırlarım, işin içine dahil ederlerse öğrenirim. Hayat denen bu mülakatta bir kitap yazmak için geldim. Kabımdan taşan kelimeleri hizaya dizmek için aldım kalemi elime. Kelam ve muhabbet ile çıktım yola. Yanımda mısralarım bir kağıt bir kalem...

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*