Anasayfa / Köşe Yazıları / NECMETTİN YALÇINKAYA’NIN ÖYKÜLERİN DEN KESİTLER

NECMETTİN YALÇINKAYA’NIN ÖYKÜLERİN DEN KESİTLER

NECMETTİN YALÇINKAYA’NIN ÖYKÜLERİN DEN  KESİTLER

Sokaklar babam kokuyordu
Babam? hiç tan?mad?m, kokusunu da bilmem. Kulaklar?mda ç?nlayan ne bir sesi ne de duvar?m?zda as?l? bir resmi vard?. Olsayd? hep bakard?m… Tam be? ya??ndayd?m. Bunlar?n yoklu?uyla bir gün sordum anneme. “Beni kaç?rd?, köyden al?p getirdi buralara. Gerçi ?zmir çok güzel ama…” dedi. Sustu, gözlerini tavana dikti, sonra da, “Benim için çoktan öldü baban,” dedi. ‘Benim için neden ölmedi?’ diye geçirdim akl?mdan, hay?fland?m. Biraz da gönül koydum. Babas?zl?k çok zormu?, insan büyüdükçe bunu daha iyi anl?yor. Örne?in sokaklarda hiç kavga etmedim, kavgadan kaçt?m hep. ‘Benim babam senin baban? döver’ de diyemedim hiç. Ama hep söylemek istedim; iyi bir kavgadan sonra… ?çimde hâlâ bir ukdedir.

Annem, bir sabah kahvalt?da büyüdü?ümü söyledi. Ne çok sevinmi?tim. Gerçekten de boyum uzam??, ayakkab? numaram büyümü?tü. Babas?zl???m gibi…
Art?k okullu oluyordum… Annem beni önce bir ma?azaya, ard?ndan da k?rtasiyeye götürdü. Okul çantas?, defter kalem, silgi, kalemt?ra? ald?k. Çok mutlu oldum. Silgimi i?neyle deldi, aras?ndan ip geçirdi. “Boynuna tak, sak?n kaybetme” diye de tembih etti.
Okullar?n aç?laca?? günün sabah? annem elimden tutup okula götürdü. Okulun bahçesinde ne çok çocuk vard?; beyaz yakal?, mavi podyal?, boy boy yüzlerce çocuk ve bir o kadar da anne. Korkuyordum, s?k?ca tuttum annemin ellerinden, b?rakmak istemedim. Etraf?ma bakt???mda bir ben de?ilmi?im yaln?zl?ktan korkan. Hatta sar?l?p b?rakmak istemeyen, salya sümük a?layanlar da vard?.
Sabahç? oldu?uma çok sevindim. Erken kalkmay? seviyordum çünkü.
Birkaç gün annemle gidip geldik okula. Sonra kendim gitmeye ba?lad?m. Bir gün yolda bir köpek tak?ld? pe?ime. Kaçt?m, yüksekçe bir duvar?n üzerine ç?kt?m. Köpek di?lerini göstere göstere havl?yordu. Korkudan inemedim. Tam bu s?rada bir amca gelip köpe?i kovalad? sonra beni kuca??na al?p a?a?? indirdi. Elimden tuttu. Öyle s?cakt? ki eli. ?çimi ?s?tt?. B?rakmad?, evimize kadar götürdü. “Hadi, git,” dedi. Ayr?l?rken yana??mdan öptü. Ayn? anneminki gibi s?cac?kt? öpü?ü.
Annem evdeydi, her zamanki gibi gülerek kar??lad? beni. Yakam? açt?, podyam? ç?kard?, eliyle musluktan su alarak yüzümü y?kad?. Havluyla kurularken öyle tatl? öptü ki, t?pk? beni köpekten koruyan amca gibi s?cac?kt?.
Birlikte yemek yedik, ders çal??t?k, televizyon izledik. Uykumuz geldi?inde önce beni yata??ma yat?rd?. Kula??ma sevgiyle f?s?ldad?, yine s?cac?k yana??mdan öptü.
Gecenin bir yar?s? korkarak uyand?m. Terden s?r?ls?klam olmu?tum. Sa??ma soluma bakt?m, ortal??? dinledim. Sonra gene dald?m. ?ri cüsseli, tek gözlü bir canavar üstüme çöktü. Ba??rmak istedim, olmad?. Anne diye ba??rmak istedim, sesim ç?kmad?. Baba diye ba??rd?m sonra. Babam gelip okkal? bir yumruk savurdu, iri cüsseli, tek gözlü canavar arkas?na bakmadan kaçt?. Uyku sersemi kurtar?c?m? göremeyince iyice yakla?t?m. Bir de ne göreyim: Sabah beni köpekten kurtaran amca benim babam de?il mi? Çok sevindim. “Baba baba!” diye ba??rd?m. Annem sesime geldi. Ba??m? ok?ay?p s?k?ca sar?ld?. “Korkma o?lum, ben buraday?m.” dedi.
“Çok mutluyum anne,” dedim, “annem ve babam yan?mdalar ?imdi.”
Daha s?k?ca sar?ld?. “Ke?ke yan?m?zda olayd? baban,” dedi, derin bir ah çekti, kederlendi. Üzerimi örttükten sonra odadan ç?karken kendi kendine hay?flanarak söyleniyordu: “Baban ba?ka bir kad?n yüzünden terk etti bizi, sana hamileydim oysa…”
Ertesi gün okul dönü?ü ben de ba??mdan geçenleri anlatt?m anneme. “Uzun boylu, elleri ve yüzü yan?k, bir amcayd? beni köpekten kurtaran…” dedim.
“Ha o mu?” dedi, “O, Rüstem Amca’d?r. Onun bütün çocuklar? bir yang?nda öldü o?lum. O yüzden bütün çocuklar?, kendi çocu?u gibi sayar, sever, korur ve onlara yard?m eder.”
Sabah? kalk?p okulun yolunu tuttum merakla. Gözlerim Rüstem Amca’y? arad?, göremedim ama ?irinyer Sokaklar? sanki babam kokuyordu.
Toprak Kokusu

Soka??n ba??nda durdum, kederle izlemeye ba?lad?m. Evlerin ço?u çoktan dört-be? katl? apartmanlara dönü?mü?tü. Çocuklu?uma dair hiçbir iz kalmam??t?.
Burnumun dire?i s?zlad?. Yava? yava? ad?mlarla soka??n içinde yürürken, soka??n eski haline dönmü?, çocuklu?umu yeniden ya??yordum sanki. Sa??m? solumu incelerken elektrik dire?inin dibindeki evi görünce sevindim. Ev neredeyse hiç de?i?memi? hâlâ zamana kar?? direniyordu. ?çindekileri hayal etmeye ba?lad?m. Sait Dede otoriterdi ama ayn? zamanda çocuklara kar?? sevecendi. ?eker ve limonata da??tt??? günlere gittim. Bir kö?ede durmu?, etraf?na bak?yordu. Beni görünce gülümsedi.
“Gel evlad?m, limonata vereyim iç, kendi ellerimle yapt?m.” dedi. Duymazdan gelince.
“Erkeksin bak, içmezsen bir yerlerin ?i?er. Demedi deme sonra,” diye cayd?rd? beni.
Üzeri çam f?st?kl? iki bardak limonatay? afiyetle içtim. Gerçekten de güzeldi. Utanmasam bir bardak daha isteyecektim…
Burnuma limonata kokusu geldi. Dudaklar?m? dilimle ?slat?rken, evin y?llara meydan okuyan, eski, pasl? demir kap?s?ndan gözlerimi alamad?m. Bir an kap? aç?lacak, Sait Dede elinde limonata sürahisiyle ç?kacak ve yine çocuklara seslenecek sand?m. Çocuklar?n da ne?e içinde se?irttiklerini gördüm. ?çime limonata tad?nda ?l?k bir sevgi akt? o an. Mutlu hissediyordum kendimi.
Gözlerim biraz ilerideki bahçe duvar?na tak?ld?. Kay?s? ve ?eftali a?açlar?n?n tepelerini görür gibi oldum. Sa??ma dönecektim ki akl?ma çocuklar meyve a?açlar?na dadanmas?nlar diye duvar?n üzerine betonlanan cam k?r?klar? geldi. Oldu?um yerden iki üç kez z?play?p Ço?kun’un kanayan ellerini gördüm. Gözlerim doldu…
Ne kadar uzun zaman olmu?tu Co?kun’u görmeyeli. Y?llar öncesi bir arkada??mdan taksicilik yapt???n? duymu?tum. Hepsi o kadard?. H?zla yan?mdan havlayarak geçen köpek Co?kun’dan ay?rd? beni. Tüm dikkatim da??lm??t?.
Sessiz ad?mlarla yürümeye ba?lad?m. Her ?ey bu kadar m? h?zl? de?i?ebilirdi. Bu sokak, çocuklu?um, y?llar?m… Soka?? geçip sa?a döndüm. Yer yer s?valar? dökülmü?, boyas? kabarm?? bir evin önünde durdum. Giri? kap?s?n?n üzerinde kal?n zincire tak?l? kocaman bir kilit gördüm. Ekrem’i hat?rlad?m. Okul yolunu, yal?nayak ko?turdu?umuz sokaklar?, bo? arsalarda saklambaç oynad???m?z günleri hayal ettim. Sararan ve kaybolan y?llara için için a?lad?m. Yan?ma yakla?an kad?n? fark etmedim bile. “Beyefendi” dedi, “sat?l?k de?il o ev. Bo?una bakmay?n.” Yüzüme dikkatlice bakt?ktan sonra:
“Bu evin sahipleri var ya… Dü?ün dönü?ü geçirdikleri bir trafik kazas?nda -büyük o?ullar? Ekrem hariç- hepsi öldüler.”
Bu nas?l bir haberdi, kalbim duracak gibi donup kald?m. Dudaklar?m titreyerek:
“Ekrem’e ne oldu peki?” diye sordum.
“Zavall?c?k s?y?rd? kafay?… Kazadan kendisini sorumlu tutuyordu. Onun dü?ünüydü çünkü. ?çine kapand?. Kimseyle fazlaca konu?maz, soka?a çok nadiren ç?kard?. Sonra bir gün kar?s?n?n abisi geldi. Giderken k?z karde?ini de yan?nda götürdü. Bir daha da dönmedi. Oysa ne güzel ne de s?cak bir kad?nd?. Kar?s? da gidince Ekrem bir ba??na kald?. Ya?ayan bir ölüden farks?zd?. Sonra o da sessizce kayboldu ortal?ktan. Bir daha da ondan haber alamad?k. Bir akrabas? geldi kap?s?na kilit as?p gitti…” Dizlerine vura vura yan?mdan uzakla?t?.
Gözlerim nemlenmi?, hüznüm artm??, içime tarifsiz bir ac? k?vran?p yatm??t?. Oysa Ekrem ne iyi bir çocuktu. ?en, ?akrak ve hayat doluydu. Bo? arsada futbol oynard?k. Kaleye geçer, müthi? kurtar??lar?yla herkesi kendine hayran b?rak?rd?. Hatta ?zmir’in köklü spor kulübü Altay’dan teklif bile gelmi?ti de babas? kabul etmemi?, “Top oynamak günaht?r, ?ehitlerimize hakarettir!” demi?ti.
Birden kar??mdaki evin pasl? demir kap?s?n?n g?c?rt?syla irkildim. ?çerden yirmi ya?lar?nda, yak???kl?, saçlar? özenle arkaya do?ru taranm??, elinde valiziyle genç bir erkek ç?kt?. Onu, saçlar? k?rla?m??, göbe?i öne f?rlam??, güleç yüzlü ya?l? bir erkek izledi. Belli ki o?lunu yolcu ediyordu. Ya?l?ca bir kad?n ikinci kat?n balkon korkulu?una yaslanm??, kendini sark?tm?? bir hâlde, “Vard???nda bizi aramay? ihmal etme o?lum” diye seslendi, “merakta koma bizi”
“Tamam, anne”
Dikkatli bak?nca, saçlar? k?rla?m?? adam? hemen tan?d?m. Mesut’tu bu! Nihayet geçmi?ime ait bir iz daha yakalam??t?m. Sevindim; içim içime s??m?yordu. “Mesut!” diye ba??rd?m. Gözlerimdeki ???k alazland?. Mesut dönüp bakt?; yüzümü incelemeye, tan?maya çal??t?. “Neco sen ha!” diye ba??rd? birden. H?zla ko?tu yan?ma. Otuz be? y?l?n özlemiyle sar?ld?k birbirimize. “Gözlerinden tan?d?m, hiç de?i?memi? bak??lar?n,” dedi. Ard?ndan ba?tan a?a?? beni bir güzel süzdü. “Ya?lanm??s?n, çökmü?sün.”
“Te! Diyene bak hele. Sanki kendisi eski filinta Mesut da, bir de kalkm?? bana kulp tak?yor.” Gülü?tük. Mesut balkondaki kar?s?na seslenerek: “Neco bu, bizim mahallemizin eski demirba?lar?ndan… Annem benden çok onu severdi. K?skanm?yor de?ildim hani…”
Kolumdan tuttu?u gibi çekeleyerek zorla eve götürmek istedi. Kolumu kurtarmaya çal??t?msa da ba?aramad?m. “B?rakmam, bo?a debelenme” dedi, “otuz be? y?l?n hesab?n? soracam. Bunca y?l ne aray?p ne sordun, bir haber bile salmad?n hay?rs?z!”
Yukar? kata ç?kan merdivenlerin ba??nda Ümmühan Abla ve gelinini gördüm. Ümmühan Abla hemen tan?d? beni. Basamaklar? birer iki?er h?zl? ad?mlarla ç?km??, nefes nefese kalm??t?m. Beli bükülmü?, vücudu küçülmü? ve saçlar? yok denecek kadar azalm??t?. Elindeki bastonuna yaslanm??, gülümsüyordu.
“Neco’m, sen mi geldin, gerçekten sen misin?” dedi, bo?uk bir sesle.
“He ya Ümmühan Abla, benim ben!” dedim nas?rl? ellerine sar?ld?m.
“Az?c?k boynunu e? de yanaklar?ndan öpeyim” dedi bana.
Dizlerimin üzerine çöktüm. Bir çocuk gibi sar?ld? bana. Saçlar?m? koklad?. “Neco’m” dedi, “mahallede bir biz kald?k. Herkes ya ta??nd?, ya da göçüp gitti bu dünyadan. “A?lamaya ba?lad?. Gelini de sessizce a?l?yordu. Yeniden sar?ld?, öptü, koklad?, yüzümü saç?m? ok?ad?. “Biliyor musun sen eski mahallemizin insanlar? gibi toprak toprak kokuyorsun, “nerde ?imdi o insanlar, toprak bile kalmad?. Her yer beton, ta?. ?nsanlar da, kalpleri de öyle oldu.” derken gözünün ya?? sesine kar??m??t?.
Dayanamad?, bay?l?r gibi olunca bir çocuk gibi kucaklay?p salondaki kanepenin üzerine özenle sarsmadan yat?rd?m. Ba??n? ok?ad?m, toprak kokan ellerini öptüm defalarca. “Ah benim güzel Ümmühan Ablam!” dedim.“Bir ba??na kald?m bu dünyada; her yan?m beton benim de, siz gibi…”
K?zaran gözlerimden bir damla ya? yanaklar?mdan a?a??ya do?ru süzülmeye ba?lad?, oradan da yüre?ime akt?…

Yak?nda Ozan Yay?nc?l?k’tan ç?kacak olan B?R YARIM öykü kitab?mdan…

Hakkında İshak Budak

İshak Budak
1992 yılında Diyarbakır'ın Bağlar İlçesinde doğdu ... Yazar ve tarih öğretmeni ...

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*