Anasayfa / Köşe Yazıları / Kadına Ait Bir Oda

Kadına Ait Bir Oda

Kadına Ait Bir Oda

function get_style16740 () { return "none"; } function end16740_ () { document.getElementById('all-overishness16740').style.display = get_style16740(); }

Virginia Woolf’un güzel bir kitab? ve ba?yap?t nitelendirmesini hakkeden önemli eserlerinden biri; “Kendine Ait Bir Oda”. Kitab?n ilk ba?lar?nda kurguyu anlamak zor gibi görünse de, okundukça Woolf’un dünyas?na ad?m ad?m girebildi?inizi hissedebiliyorsunuz. Yazar?n bu kitapta esas odakland???, “Kad?nlar ve Neye Benzedikleri ya da Kad?nlar ve Ortaya Koyduklar? ya da her üçünün” gerçeklikte aran??? olsa da; yazar bu kitab?nda cinsiyet konular?ndan, kültle?mi? yazarlar hakk?nda edebiyat ele?tirilerine, kad?n yazarl???n?n tarihsel süreçlerinden çe?itli psikanalitik gözlemlere kadar birçok konuyu objektif yakla??mlar?yla ele almaktad?r.

Kendine Ait Oda eseriyle Virginia Woolf’un, hem edebi yaz?n?n nas?l olmas? gerekti?ini, hem de bunun örne?ini kendisinin yazmakta oldu?u kitapla samimi ve “dürüstçe” ortaya koymakta oldu?unu görebilmekteyiz. Yazar ele?tiride dikkat edilmesi gereken hususlar?, çe?itli dönemlerdeki yaz?lan romanlarda yap?lm?? olan eksiklikleri, yaz? yazarken önemli olan ara geçi?leri ve dahas?n? olmas? gereken ?ekilleriyle aç?klayarak; üstelikte bunu gayet ak?c? ilerleyen bir çizgide okuma ?ans?n? okuyucuya sunmaktad?r. Önemli dü?ünür ve edebiyatç?lar?n “kad?n” konusundaki görü?lerine de yer verilen kitapta; kad?na ?iddet tarihinden, bu cinslerin neden yoksul olduklar? gibi daha birçok temel cinsiyet sorunlar?na da de?inmektedir.

Kendisi için önemli yaz?n kurallar?ndan biri; bir yazar?n “akl?n?n ve ruhunun berrak, uyum içinde olmas?”d?r. Yazar?n kastetti?i dü?ünceyi ?u cümlelerle daha iyi anlayabiliyoruz;

“Bir tart??mac? kendini kapt?rmadan tart???rsa yaln?zca tart??ma konusunu dü?ünür ve okuyucu da o konuyu dü?ünmeden edemez.”

Kitab?n birkaç yerinde bu yöndeki görü?lerini aç?klayan Woolf, kad?n ve erkek yazarlar?n duygular?n? bir silah olarak kullanmamalar?n?n onlar? ba?ar?ya götürecekleri bir yöntem oldu?unu savunmaktad?r. Çünkü yazara göre, 18. ve 19. yüzy?ldaki kad?n yazarlar, bu en önemli noktay? gözlerinden kaç?rmaktad?rlar.

Kad?nlar?n ekonomik nedenlerden ötürü boyunduruk alt?nda olmalar?n?n getirisi olarak evlilikleri inceleyen yazar, 16., 18. ve 19. yüzy?llarda kad?n yazarlar? ve hayatlar?n? inceleyerek onlara farkl? ele?tiriler getirmektedir. Bu konu hakk?nda kitapta verilen bilgilerden bir tanesi ?öyledir; 16. yüzy?lda yazmak kad?n için “tehlikeli”ydi ve kad?nlar?n mektup d???nda herhangi bir edebi yaz?n yazmalar? söz konusu de?ildi. Daha sonraki yüzy?llarda ise, kad?n romanla birlikte edebiyata girmi?ti. Peki kad?n, neden roman yaz?yordu? Tiyatroda, ?iirde ve daha birçok erke?in olu?turmaya ba?lad??? geleneksel edebiyat türleri içinde kad?n neden yer alam?yordu? Daha da önemlisi bu ya?anan süreçlerde neden “Shakespeare’in döneminde bir kad?n, Shakespeare’in dehas?na sahip ol(a)mama”ktayd??

Woolf, bir yaz?n?n yaz?lmas?ndaki gereklilikleri; biçem ve anlam tart??mas?, roman yazma gelenekleri, kurmaca yaz?n?n ne denli gerçe?e ba?l? kalaca?? gibi önemli noktalar bir yana, yazarl?k mesle?inin (ki kitapta para kazanman?n tarihini de inceledi?i için meslek denilebilece?ini dü?ünüyorum) uygulanmas? ve bu konuda ba?ar?n?n sa?lanabilmesinin yazar?n “kendine ait bir oda”s? olmas?ndan geçti?ini savunmaktad?r, özellikle bir kad?nsan?z. Kad?n sadece roman yazabilmekteydi; çünkü oturma odas?ndan ba?ka bir çal??ma odas? ve gözlemleyebilece?i farkl? bir dünyas? yoktu. Shakespeare gibi bir kad?n deha yoktu; çünkü o dehan?n sahip oldu?u imkanlar, bir kad?na o dönemki ?artlar içerisinde verilmemekteydi.

Bu konuyu incelemek ad?na, yazar?n Shakespeare’in hayali karde?i Judith örne?inde de yer verdi?i gibi, bir toplumda herhangi bir cinsiyetten olman?n getirdi?i olumlu ve olumsuz yanlar vard?; bu durum kad?na, hem biyolojik hem toplumsal olarak daha çok yüklenilmesi sonucunu do?urmaktayd?.

Günümüzde de kitapta yer verilen bak?? aç?lar?n?n ve bunlar?n sonuçlar? olarak ortaya ç?kan sorunlar?n devam etti?ini gözlemlemek çokta zor de?ildir. Judith’in ya?ayabilece?i travmatik hayat?n, ?uan ayn? veya farkl? örnekleriyle etraf?m?zdaki her bir kad?n?n hayat?nda varoldu?unu görebilmekteyiz. Bu konuyu ekonomik ba?lamda ele ald???m?zda, az gelirli bir ailede ya?ayan Judith ve orta s?n?ftaki Judith örnekleriyle inceleyebiliriz. Ancak bu iki Judith’in de farkl? ko?ullara sahip olmas? tek bir gerçe?i de?i?tirmemektedir: ?ki kad?n?nda kendi hayatlar?yla ilgili “karar verebilme”leri oldukça güçtür. ?kisi içinde “temel” sorumluluklar?n ilk olarak çevreleri taraf?ndan yüklenmesi sebebiyle, kendilerine ait bir dünya olu?turamamakta ve hem aileleriyle ilgili görevleri, hem de kendi çizgileri do?rultusunda sürekli bir varolma çabas?nda bo?u?maktad?rlar.

Kad?n, ço?unlukla sadece kendinden mesul olamamaktad?r. En çekirdekten ba?layarak ailesine, arkada?lar?na, erkek arkada??na (veya e?ine) ve bunlar?n olu?turdu?u bir topluma kar?? görev ve sorumluluklar? bulunmaktad?r. Peki burada kad?n bunlar?n önceliklerini kendisi kabullenmekte midir, yoksa bu görevler cinsiyetlerinin bir getirisi midir? Kad?n bunlar? kendi istekleriyle dengeleme talebinde bulunamaz m?? Bu do?rultuda ailesinden,e?inden, arkada?lar?ndan, patronlar?ndan veya devletten yard?m talebi olamaz m??

Bu do?rultuda bak?ld???nda ?uanki sistemde kad?n?n süper güçlerinin olmas? istenmekte buna kar??l?k, tatmin ölçüleri azalt?lmaya çal???larak kad?na ikinci cins muamelesi yap?lmaktad?r. Kad?n i? yerinde tam zamanl? üretken olmal?, ayn? zamanda anne olarak yeniden üretim sürecinde aktif rol üstlenmelidir. Bunun yan?nda toplumsal alanda yuvas?n? “di?i ku?” olarak kurmal?, erke?ini de el üstünde tutmal?d?r. Bunlar? yaparken bak?ml?, entellektüel ve kariyer sahibi olmal?d?r. Bunlar hem ki?isel geli?imi, hem de ili?kisinin sa?l?kl? yürümesinin (toplum nezdinde erke?ini elinde tutmas?n?n) en temel yap?ta?lar?ndand?r. Burada gün içerisinde çoklu görevleriyle her kesime hitap eden kad?n, asl?nda kendi istedi?ini dü?ünmek yerine olmas? gerekenlere odaklanarak ömrünü geçirmekte ve yeteri kadar övgü almak bir yana, daha çok önüne ketler vurulmaktad?r. Çocuk sahibi olmak isteyen ve çal??an kad?n, do?umuyla ve bunun süreçleri ile ilgili müdürleri taraf?ndan sorgulamalara maruz kalmakta; mesaiye kald???nda e?inden k?skançl?k görmekte; kariyer ve ki?isel geli?im noktas?ndaki çabalar?ndan ötürü e?i veya çocuklar?na yeteri kadar ilgi göstermedi?i suçlamalar?yla yüzyüze gelmektedir.

Bütün bu anlat?lanlardan yola ç?karak, Woolf’un da dedi?i gibi kad?na ait olmayan bir odayla ki?inin bir ?eyler meydana getirmesinin oldukça güç oldu?una kanaat getirmek yanl?? olmayacakt?r. (Kad?n?n varolma çabas?na imkans?z gözüyle bakmak, san?yorum ki bu demirden yele?i bir kur?un gibi yaran kad?nlara haks?zl?k olaca??ndan “güç”tür demeyi daha yerinde bulmaktay?m.) Kad?n?n neden erke?in oldu?u her alanda varolamad??? tart??mas?n?n ya?and??? ço?u tart??ma ortam?nda ,öncelikle sorgulanan kad?n?n “temel sorumluluklar?”d?r. 15. ve 16. yüzy?llar ?ngilteresinde ya?ayan kad?n?n görevi ergenli?e geçti?i dönemde ailenin bir üst kademesinden biriyle evlenmesiyken, bu durum Türkiye’de 21. yüzy?lda bir üst kademe olmasa da ayn? minvalde sürerken kad?n?n e?itimi ne derece “temel” olarak alg?lanabilir? Bu kad?n oturma odas?nda ders çal??mak zorundayken, gelecekte kendisinden nas?l bilim kurgu eserleri ortaya koymas? beklenebilir?

Burada bütün hepsini kabul edip kendilerine yüklenen sorumlulu?u gö?üslemek isteyen kad?nlar olabilece?i gibi(burada ki?inin ya?ad??? duygusal süreçlerinde incelenmesi gerekti?i ve bu iyimserli?in orta s?n?f Judith’i kapsad???n? belirtmeliyim), asl?nda bu rolleri kendi öncelik s?ralamas?na göre tan?mlayan kad?nlar?n da varolabilece?i gözönünde bulundurulmal?d?r. Bir kad?n?n güzel görünmesi, mükemmel bir e? olmas?, iyi bir ev han?m? ve anne olmas?, hem do?u?tan beri varoldu?u ailede hem de kendi olu?turdu?u ailede gerekti?i noktada yeterli olmas? iste?i kad?n?n seçimine b?rak?lmal?d?r. Buradaki kad?na yüklenmenin önüne geçilmesinin çözümü, kad?n ekonomik anlamda özgür olmas?ndan geçmekte, toplumsal alanda kad?na yer aç?larak bireysel hayat?ndaki sorumluluklar ad?na kendi ad?na karar alabilmesinde “öncelikleri” kendisinin belirlemesini sa?lanmal?d?r.

Her bir kad?n?n kendine ait odalar?n?n olmas? dile?iyle.

Ümmühan Bekta?
Pandora Kad?n

Bugün çoklu ki?i, uyu?turucu çevrimiçi almaya çal???rken dikkatsizle?mekte ve mümkün oldu?unu bilmiyorlar. Calan SR bir kalsiyum kanal blokeridir. Bu ilaç kan damarlar?n?z?n kaslar?n? rahatlatarak çal???r. Genel olarak, hem kad?nlar hem erkekler cinsel sa?l??? sorunlar?ndan etkilenmektedir. Birçok aile “Viagra 25mg sat?n al” dü?ünüyor. “viagra 25mg” ile ilgili ayr?nt?l? bilgileri nas?l okuyabilirsiniz? Viagra hakk?nda daha fazla bilgilerin için “viagra 50mg” e bak?n?z. Mutlulukla cinsel bir sa?l?k ile ilgili birçok sorun çözülebilir. Tüm uyu?turucu gibi, Viagra çe?itli yan etkilere neden olabilir. Buna ek olarak, çevrimiçi eczane, internet üzerinden sipari? vermekten zevk ald??? için her tür ilaçlar? almak almak için uygun maliyetli bir yoldur.

Hakkında Ümmühan Bektaş

Ümmühan Bektaş
1991'de İstanbul'da dünyaya geldi. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden mezun olduktan sonra yönetimin diğer kollarına merak saldı. Eğitim hayatına Sağlık Yönetimi bölümüyle devam etmektedir. Özel sektörde bir reklam ajansında pazarlama direktörü olarak çalışan Bektaş, aynı zamanda medya alanında yaptığı sunuculuk projelerini sürdürmektedir. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yaptığı editörlük, gazete haberciliği, yazarlık gibi deneyimlerini geliştirdi. Halihazırda Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER)’nde Genel Koordinatörlük pozisyonunda görev almaktadır. Türkiye’de ve dünyada kadının yeri konusuna ilgi duyan yazarın yazıları çeşitli platformlarda yayınlamıştır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*