Anasayfa / Yaşam / KADIN OLMANIN GÜNAHI GALA GÖSTERİMİ

KADIN OLMANIN GÜNAHI GALA GÖSTERİMİ

KADIN OLMANIN GÜNAHI GALA GÖSTERİMİ

Kadınların seçme ve seçilme hakkını elde edişlerinin yıl dönümünde, Cumhuriyet  tarihinin ilk siyasi partisini kuran Nezihe Muhiddin uzun metraj belgesel film ile anıldı. Ümran Safterin yönettiği, Ahsen Dinerin senaryosunu yazdığı Kadın Olmanın Günahı” adlı film Kadir Has Üniversitesinde izleyici ile buluştu.

—————————————————————-

Gala gösterimine çok sayıda akademisyen, yazar, siyasetçi, sanatçı ve kadın kuruluşlarından temsilciler katıldı.

Kadınların seçme ve seçilme hakkı için büyük mücadele verildiğini söyleyen filmin yönetmeni Ümran Safter, bu mücadelenin öncülüğünü de Nezihe Muhiddin’in yaptığını belirtti.

Safter, ” 1934’te kazanılan seçme ve seçilme hakkı kadınlara, yukarıdan bir lütufmuş gibi verilmedi. Bunun arkasında çok ciddi bir kadın mücadelesi var. Biraz da bu film o kadın kuşağına bir vefa borcudur” dedi.

Filmin senaryo yazarı ve yapımcısı Ahsen Diner de, “Biz bu filmle bir kapı araladık. Umarım zorlu eşitlik mücadelesinin öncü kadınları ile ilgili daha çok film yapılır” dedi. Belgesel filmi Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla çektiklerini anlatan Diner, filmi hem Türkiye’de, hem de tüm dünyada izleyici ile buluşturmayı amaçladıklarını söyledi.

60 dakikalık uzun metraj film“Kadın Olmanın Günahı” ön yargılarla, yerleşik değerlerle, otoriteyle savaşan, cesur bir feminist kadının hikayesini anlatıyor. Unutulan, yok sayılan, tarih kitaplarında adı dahi hiç anılmayan bir kadını Nezihe Muhiddin’i ve onun mücadelesini yeniden günışığına çıkarıyor.

Nezihe Muhiddin, 19 yaşında feminist makaleler yazmaya başladı, Cumhuriyet tarihinin ilk siyasi ve tek kadın partisini kurdu, kadınların seçme ve seçilme hakkı için mücadele etti. Bu yüzden tehditler aldı, dışlandı, hakkında davalar açıldı. Terk edildi, unutuldu ve yapayalnız hayata veda etti.

Belgesel film, Nezihe Muhiddin’in izinden giden Türkiyeli feminist ve aktivistlerin, tarihçilerin, sosyologların tanıklığında, hüzünlü bir sonla biten feminist bir kadının hikayesini anlatırken Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet’in kurulduğu yıllarda kadınların zorlu eşitlik mücadelesine de ışık tutuyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla hazırlanan filmin çekimleri İstanbul, Ankara ve Boston’da gerçekleştirildi.  Belgesel filmde, Nezihe Muhiddin’i ve kadın hakları mücadelesini Yaprak Zihnioğlu, Fatmagül Berktay, İpek Çalışlar, Senem Timuroğlu,  Lerna Ekmekçioğlu, Nükhet Sirman, Müge Telci, Yeşim Arat başta olmak üzere kadın akademisyenler anlattı.

Ekim Medya tarafından hayata geçirilen film, daha önce Ara Güler’in hayatını anlatan “İstanbul’un Gözü” belgeselinin yan ısıra “Sevan Bıçakçı: İstanbul’u Mücevhere Sığdıran Usta” ve “Saraydan Bakmak” isimli belgeselleri seyirciyle buluşturan ve ulusal ve uluslararası ödüller kazanan ekip tarafından hazırlandı.

Yönetmenliğini Ümran Safter’in üstlendiği filmin senaryosunu Ahsen Diner kaleme aldı.  Filmin yapımcılığını Suraj Sharma, görüntü yönetmenliğini Bertan Özer, kurgu yönetmenliğini Fatih Ayyıldız,  uygulayıcı yapımcılığını Esra Yeşilçimen yaptı. Belgesel filmde, Nezihe Muhiddin’i tiyatro sanatçısı Aysel Yıldırım canlandırdı. Filmde kullanılan animasyonları İngiliz sanatçı May Kindred Boothby yaptı. Filmin tarih danışmanı ise araştırmacı Yaprak Zihnioğlu.

Galanın ardından belgesel film,  gösterim yolculuğuna Türkiye ve yurtdışında çeşitli film festivalleri aracılığıyla devam edecek.

Belgesel film gösteriminin yanısıra ressam Eşref Yıldırım’ın feminist kadın portrelerinden oluşan sergisi de  Kadir Has Üniversitesi’nde ziyarete açıldı. Eşref Yıldırım, 5 yıldır üzerinde çalıştığı proje kapsamında Nezihe Muhiddin, Zabel Yesayan, Suat Derviş ve Yaşar Nezihe’nin resimlerini yaptı.

NEZİHE MUHİDDİN KİM?

Nezihe Muhiddin, 19. yüzyılın sonunda İstanbul’da doğdu. “İyi bir hatip, karizmatik bir kişilik, esaslı bir feminist” olarak tanındı.

Çocukluğunda Farsça, Arapça, Almanca, Fransızca öğrendi.
gençliğinden itibaren gazetelere kadın sorunları le ilgili makaleler yazmaya başladı. Kadın derneklerinde çalıştı. 1923 yılında, kadınlara oy hakkı ve siyasal haklar talebiyle cumhuriyet tarihindeki ilk siyasi partiyi Kadınlar Halk Partisi’ni kurdu.

Parti programın da kadınların milletvekili, hatta asker olması bile vardı.
Ancak dönemin hükümeti, programdaki talepleri “aşırı” bulduğundan partiye izin vermedi. Bunun üzerine Muhiddin, talepleri daraltarak Türk Kadınlar Birliği’ni kurdu ve mücadeleyi dernekte sürdürdü.

Dernek, kadınların seçme, seçilme hakkının olmadığı ilk seçimlerde Nezihe Muhiddin’i aday gösterdi. Camilerde kadın konferansları düzenlenmesi için Diyanet’e başvurdu. Bütün bu girişimler reddedildiği gibi, o dönem ki gazeteler, hakkında alaycı karikatürler, yazılar bastı.

Türk Kadınlar Birliği, oy hakkı elde edemeyince seçime bir “feminist erkek aday”la katılma kararı aldı, ancak o da alaylara ve baskılara dayanamayıp çekilmek zorunda kaldı. Bu arada Nezihe Muhiddin ile ilgili soruşturmalar başlatıldı, hakkında davalar açıldı. Dernek yönetiminden istifa etmek zorunda kaldı. Muhiddin küsüp köşesine çekildi, kendini edebiyata verdi. 20 roman, 300 öykü yazdı.

1908’den beri ısrarla talep ettiği siyasi haklar, kadınlara ancak 1934’te tanınabildi. O ise 1958’de İstanbul’da yapayalnız vefat etti.

Hakkında Kerem Ateş

Kerem Ateş
1979 yılının bir sonbahar gününde İstanbul’da dünyaya gözlerimi açtım. 1996 - 2010 yılları içerisinde aktif olarak siyaset içerisinde bulundum. 1998 yılından itibaren de Sivil Toplum kuruluşlarında Çevre - gençlik politikalarında aktif rol aldım. 2001 yılında Uluslararası bir kuruluş olan Junior Chamber International – JCI Türkiye tarafından “ Çevre Korumacılığı ve Ahlaki Önderlik Dalında” Türkiye’nin En Başarılı 10 Gencin den biri seçildim. 2002 de aynı dalda Kültür Bakanlığı özel ödülü aldım. Şu anda Reklam – Organizasyon alanında çalışıyorum. Çevre , Gençlik Politikaları ve Siyaset özel ilgi alanlarımdır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*