Anasayfa / Köşe Yazıları / İyi Hissetmek mi, Hissetmekte İyi Olmak mı?

İyi Hissetmek mi, Hissetmekte İyi Olmak mı?

İyi Hissetmek mi, Hissetmekte İyi Olmak mı?

Bir keresinde arkadaşlarımdan biri çok alınmış olarak dedi ki. “Şu hakkımda söylediğin şey beni çok üzdü”. Böyle bir niyet ve kastım yoktu oysa. Sadece bir durum tespiti yapmıştım.

Yine de ona şunu söyledim: “Bana kızmak seni rahatlatacak ise kızabilirsin, seni seviyorum. Ancak bunun seni neden kızdırdığı üzerine bir farkındalık çalışması yapmanı öneriyorum.

Birkaç derin nefes al-ver ve kendine sor, bu bana ne hissettirdi? . Kelimelerle cevaplama, sadece bilincin vücudunun içinde gezinsin. Sezgi ile cevabın kalbine gelmesine izin ver”.

Bize iyi hissettirecek, onaylayacak, takdir edecek sözleri duymak istiyoruz sadece. Gerçekten ihtiyacımız olan ile isteklerimiz arasındaki farkı ise anlamakta zorlanıyoruz.

Suçluyoruz, kızıyoruz, inciniyoruz, üzülüyoruz, kınıyoruz, küfrediyoruz, hatta kavga edebiliyoruz…

Negatif duygularımızın nedeni olarak her zaman suçlayacak birileri oluyor etrafımızda. Annemiz, babamız, çocuğumuz, eşimiz, sevgilimiz, iş arkadaşımız, medyada şahit olduğumuz bir haber, olay gibi. Bütün bu sinirimizi zıplatan, mutsuz edenlerle savaşmak zorunda olduğumuz yanılgısı içindeyiz.

Peki, gerçek bu mu? Bütün dünyayı hizaya getirip sadece bizim mutlu olmamız için; değişen zaman, ruh durumlarımıza uyacak hizmet kılavuzları mı hazırlanmalı?

Gerçeği mi arıyoruz,  yoksa en çok da kendimize söylediğimiz yalanlarla yaşamımızı sürdürmek mi amacımız?

Gerçek dediğimiz ne?

Gerçek, her zaman, her şart altında geçerli olan, değişmeyen diye tanımlanır ruhsal öğretilerde. Yani bir kültürde, ailede tepki gören ve başka bir ortamda onaylanan bir durumun gerçek olması mümkün değil o halde.

Biz sürekli olarak İyi hissetmeye şartlandırıldığımız için acıdan kaçma eğilimindeyiz. Oysa iyi hissetmek yerine “hissetmekte iyi olmak”  seçeneği bizi yaşamımızdaki habercileri, elçileri vurmaktan alıkoyacak. Biz o zaman bileceğiz ki, tesadüf diye bir şey yok, herkes bizim o duyguyla yüzleşmemiz için yaşamımıza giriyor.

Acı da hissettirse yüzleşmekten kaçmamak!

Ölüm acısı da dâhil olmak üzere her türlü yas, kayıp, fiziksel ve ruhsal acı kaynaklarından kaçmak yerine, onun ne hissettirdiğine odaklanmak, diğer deyişle ACININ İÇİNDEN GEÇMEK gerekiyor.

Kendimizi hazza odaklayıp, satın aldıklarımızla, ilişkilerimizle, yemekle veya çeşitli bağımlılıklarla oyalanabiliriz ama o yüzleşmek istemediğimiz gerçek içeride gün yüzüne çıkmak için pusuda beklemeye devam etmekte.

Kaçış halindeyiz sürekli!

Stres için profesyonel destek almaya gittiğinizde en kolay çözüm gibi görünen antidepresanları dayıyorlar önünüze.  Ya da şifacıların, enerji çalışmaları yapanların, nefes terapistlerinin kapısını aşındırmaya başlıyorsun. Bir sonraki yöntemde sihirli bir el dokunacak ve iyi hissedeceksin beklentisi içindesin. Hayatın bütün hazlarını doyasıya yaşayıp acıdan, yüzleşmekten kaçmak çabası bütün bunlar. Kestirme yollar bulmak peşindesin, sorunu bypass ederek yola devam etmek.

Görmemek, duymamak, yüzleşmemek için kendini uyutmayı tercih ediyorsun. En yakınındakileri, hatta dünyanın öbür ucundakileri, olmadı Tanrıyı suçluyorsun.

Beni mutsuz etmeye ne hakları var!

Halının altına süpürülen tozlar gibi varlığını bildiğin halde suçlu aramaya devam edebilirsin.

Dışarıda bir suçlu olmadığını söylemek zorundayım.

Tek bir çıkış yolu var:  YÜZLEŞMEK

Negatif duyguların kabardığında eğer uyanık olabilirsen, mesajı alabilirsin.

Bu bana ne hissettirdi? Burada görmem gereken nedir?

İçindeki acıyı, derin de yatan öfkeyi kabullenmekten geçiyor çözüm.

Kendine Yeni Bir DENİZ ÖNER

Hakkında Dr. Deniz Öner

Dr. Deniz Öner

Radyasyon ve kanser biyolojisi konusunda yüksek lisans ve doktora sahibiyim. Araştırmacı ve yönetici olarak çalıştım. Beden-Ruh ve Zihin sağlığı konularında eğitimler alıyor ve gönüllü danışmanlık yapıyorum.
Dr. DENİZ ÖNER
drdenizoner@gmail.com

3 yorum

  1. Ömür Kahraman

    Yüreğinize ve kaleminize sağlık Deniz Hanımcığım.. Çok faydalı ve güzel bir yazı olmuş. Umarım faydalanabilirim. Bu soruları sormaya çalışarak kendi duygu dünyamda farkındalık oluşturmaya çalışacağım.

    • Deniz Öner

      Çok teşekkür ederim. Amacımız birlikte uyanmak. Deneyimlerinizi paylasırsanız sevinirim. Sevgiler
      Dr. Deniz Öner

  2. Yazini okudum cok begendim ve de faydalandım Denizcim. Kalemine ve aklina saglik. Üslubun da guzel, yazinin akiciligi da. Tebrik ederim .Selamlar. sevgiler

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*