Anasayfa / Hukuk / İçimizdeki Yunanistan’lılar

İçimizdeki Yunanistan’lılar

İçimizdeki Yunanistan’lılar

Yazının başlığını “İçimizdeki Yunanlılar” olarak düşünmüştüm başta. Ancak belirli bir etnik kimliğe atıf olduğu için bundan vazgeçtim ve “İçimizdeki Yunanistan’lılar”da karar kıldım. Beni bilenler bilir, herhangi bir etnik kimliğin diğerinin üstünde-altında, ya da birinin ötekisinden daha az-fazla değerli olduğu düşüncesinde değilimdir. O yüzden benim için “Yunanistanlı” olmak da, “Türkiyeli” olmak da aynı değerdedir. Geçmişte etnik kimlikler arasındaki çatışmaların, (birisinin ya da her ikisinin) döneminin yöneticileri tarafından iyi yönetilememiş-yönlendirilememiş ya da yanlış yönetilmiş-yönlendirilmiş olmasına bağlarım ve sırf etnik kimliklerinden dolayı hiç kimsenin kınanmaması gerektiğini düşünürüm.

Her neyse başlıktan da anlaşılacağı üzere bu yazımda son Yunanistan seçim sonuçları ve bu sonuçların Türkiye’deki yankıları üzerinde duracağım. Esasında hukukçu ve akademisyen kimliğimle güncel siyasi konular üzerinde konuşmaya pek sevmem. Ancak ben de diğer bazı yazarlar gibi siyaset ile hukuk arasında fazlaca kalın olmayan bir çizgi olduğunu, zaman zaman bu çizginin oldukça inceldiğini, hatta görünmez duruma geldiğini düşünenlerdenim. Özellikle anayasa hukuku ile siyaset bilimi arasındaki çizginin çoğunlukla hemen hemen ortadan kalktığını ve bütün anayasa hukuku meselelerinin siyaset bilimiyle doğrudan ya da dolaylı olarak ilgisinin olduğunu kabul edenlerdenim. Bundan dolayı cesaretimi topladım ve bir kısım güncel siyasi olaylardan yola çıkarak kimi siyasi saptamalarda bulunmaya ve geleceğe yönelik de bir perspektif sunmaya karar verdim.

Bilindiği gibi Yunanistan’da 25 Ocak 2015 tarihinde yapılan milletvekili seçimlerini Aleksis Çipras’ın liderliğindeki Radikal Sol Koalisyon (SYRİZA) büyük bir zafer kazandı. Oyların yüzde 36,3’ünü alan SYRİZA, Yunanistan parlamentosunda 149 milletvekili ile temsil edilmeye hak kazandı. Bu arada SYRİZA hükûmeti tek başına kurmak için gerekli olan 151 milletvekiline ulaşamadığı için sağcı Bağımsız Yunanlar Partisi (ANEL) (DİKKAT bir SOL-bir SAĞ) ile koalisyon hükûmeti kurma konusunda anlaştılar. Bu arada Batı Trakya Türk azınlığına mensup üç aday; Rodop ve İskeçe illerinde SYRİZA adayları Ayhan Karayusuf, Mustafa Mustafa ve Hüseyin Zeybek, parlamentoya girmeyi başarmışlar. Ayrıca 40 yaşındaki Çipras Yunanistan’ın son 150 yılındaki en genç başbakan olacakmış. Ne diyelim? Hayırlı uğurlu olsun.

SYRİZA’nın seçim vaatleri arasında yok yok gibi:

  • yoksulluk sınırı altında yaşayanlara elektrik ve ısınma hizmetini ücretsiz verilmesi,
  • zenginlerden alınan vergilerin geri getirilmesi,
  • ihtiyacı olanlara gıda ve kira yardımı yapılması,
  • vatandaşların ödenemeyecek boyuttaki banka borçlarının silinmesi,
  • emekli maaşları ve asgari ücrete zam,
  • daha önce verilmesinden vazgeçilen 13. Maaşın geri getirilmesi,
  • AB’den Yunanistan’ın 320 milyar euro olan borcunun yarısının silinmesini isteme,
  • Almanya’dan II. Dünya Savaşı için tazminat talebinde bulunma. (gayri resmi konuşulan miktar 150 milyar Euro’nun üzerinde) vs.

Seçim vaatlerine bakınca bizim yakın siyasi tarihimizdeki bir parti ile benzerlik hemen göze çarpıyor. Ne var ki, bizde bu tür vaatlere fazla itibar etmemişti seçmen.

Yunanistan da seçim sonuçları açıklanınca bizde SYRİZA ile aynı dünya görüşü ve düşünce yapısını paylaşan bir kısım yerli muhalefet arasında bir bayram havası esmeye başladı. “Bak işte oldu, demek ki oluyormuş, bizde de olur bu canım, niye olmasın” benzeri yorumlara rastlanmakta.

Ben bu yazıda,

  • Alexis Çipras’ın Soros solcusu olduğu,
  • Çipras Amerika’nın Avrupa’daki Truva atlarından biri olduğu,
  • George Soros SYRIZA’ya mali destek sağladığını,
  • 2004’den bu yana Avrupa ve Asya’da Turuncu darbeleri finanse eden ünlü Soros ve işbirlikçilerinin, kapitalizmin tıkanışını, sahte sol liderlerle açmak için birçok operasyona giriştiği ve bunun da onlardan birisi olduğu,
  • Soros, Cipras’ın partisini Almanya üzerinde baskı oluşturmada kullanmak istemesi ve bu şekilde Almanya’dan intikam almayı amaçlaması vs. uluslararası komplo teorilerinden bahsetmeyeceğim. Yunanistan’da iktidara gelen SOL’un, (İspanya’da da benzer bir hareket gündemde) Türkiye’de de SOL bir iktidarın ayak seslerine işaret edip etmediği daha derin bir analiz gerektirmekle birlikte bu konuda okuyucuya belirli bir fikir vermek bu yazının temel amacıdır.

Bilindiği gibi Yunanistan yaklaşık 7 yıldır, 2008 ekonomik krizinin pençesindedir. On yıllarca AB’den alınan yardımlar yatırım ve üretim yerine şımarık ve beceriksiz yönetimlerce Yunanistan halkının refahı için harcanmıştır. Yunan ekonomisinin sanayileşmeyi tam olarak başaramaması bir yana, en temel tüketim maddeleri bile ithal edilir duruma gelmiştir. Sonuç olarak da Yunanistan halkı on yıllarca hak etmediği bir yaşam standardında yaşamış, tasarruf etmek yerine gelirlerini tüketim için harcamıştır. 2008 Dünya ekonomik krizine hazırlıksız yakalanan Yunanistan, Troykanın (AB, IMF ve Avrupa Birliği Merkez Bankası) pençesinde uzun yıllardır can çekişmektedir. Yunan halkı sert kemer sıkma politikalarıyla bunalmış, gençler arasındaki işsizlik yüzde 50 lere dayanmıştır. Yunan halkı kriz boyunca, daha önce haksız olarak elde ettiği refahı acı reçetelerle geri vermek zorunda kalmıştır. İrlanda, İspanya ve İtalya’da da olan ekonomik kriz en sert Yunanistan da hissedilmiştir. Ekonomik kriz yanında siyasi ve sosyal istikrarsızlıklarla boğuşan Yunanistan seçmeni 25 Ocak 2015 seçimlerine Alexis Çipras’ın vaatlerine bel bağlamıştır. Dolayısıyla Yunanistan seçmeni 25 Ocak 2015 seçimlerine bir kurtarıcı arama psikolojisiyle gitmiş ve taleplerine en uygun vaatlerde bulunan siyasi partiye oy vermek suretiyle SYRİZA’yı iktidara taşımıştır.

Türkiye’de ise ekonomi ve gelir dağılımındaki kimi temel sorunlar devam etmekle birlikte, 2008 ekonomik krizi nisbeten (AB’ye göre) az hissedilmiştir. (AB’de Fransa, Almanya ve İngiltere dışında ekonomik krizin ciddi bir şekilde hissedilmediği başka bir ülke yoktur) İşsizlik oranları Yunanistan’la karşılaştırıldığında son derece makul, (yüzde 10 düzeyinde, Yunanistan’ın neredeyse yarısı) seviyelerdedir. Dünyada genel bir ekonomik kriz bulunurken milyonlarca sayıda istihdam yaratılmış, üretim ve yatırımlar devam etmekte, ekonomi büyümeye devam etmektedir. (2014 yılında Türkiye’nin yüzde 4 büyümüş olduğu düşünülmektedir) Ayrıca 2002 den bu yana istikrarlı bir yönetim mevcut olup, 4 ay sonraki milletvekili seçimlerine de ekonomik kriz kıskacında girilmemektedir. (Yıllardır dış çevreler ve onların içteki uzantıları bütün uğraşlarına rağmen Türkiye’de dişe dokunur bir ekonomik kriz çıkaramamışlardır. Seçimlerden önce de bu konuda başarılı olamayacakları düşünülmektedir.)

Yunanistan da ekonomik krizle birlikte Troykanın (AB, IMF ve Avrupa Birliği Merkez Bankası) seçmen kitlesinin iradesini yok sayan dayatmaları zirve yapmışken, Türkiye’de sık sık milli iradeye vurgu yapan bir parti 12 yılı aşkın bir zamandır tek başına iktidardadır.

Diğer taraftan Türkiye seçmeni 7 Haziran 2015 seçimlerine bir kurtarıcı arama psikolojisinde değil, mevcut siyasi-sosyal-ekonomik istikrarın devamını sağlama düşüncesiyle gidecektir. Siyasi-sosyal-ekonomik istikrarın birbirleriyle sıkı ilişki içinde oldukları, böyle bir düzenin mevcut iktidar partisinin lehinde olduğu, en son yapılan anketlerde iktidar partisinin oy kaybetmediği bilinen gerçeklerdir. O halde ekonomik kriz ve sert kemer sıkma politikalarıyla bunalmış Yunanistan halkının sandık başına gittiği 25 Ocak seçimleriyle (ülkemizin şu andaki durumu gözetildiğinde) 7 Haziran seçimleri arasında herhangi bir benzerlik bulunmamaktadır. Türkiye’deki derin güçlü muhalefet eksikliğinin demokrasiyi tehdit eder boyuta gelmesi bir yana, iktidar partisi dersine çok iyi çalışmakta ve kısa aralıklarla seçmen kitlesi karşısına yeni proje ve reform paketleriyle çıkmaktadır. Ben bu yazıya hazırlık yaparken Başbakan Sn. Prof. Dr. Ahmet DAVUTOĞLU’nun 10. Kalkınma Programı Öncelikli Dönüşüm Programları 3. Toplantısındaki 8 yeni programa yönelik açıklamaları 10 dan fazla tv kanalında canlı olarak sunulmaktaydı. Yani kimi muhalefet partileri Yunanistan’daki seçim sonuçlarından kendine pay çıkarmaya, sağdan-soldan ödünç adaylar devşirerek seçim kazanma hesapları yaparken, yorgunluğu ve uykusuzluğu yüzünden belli iktidar partisinin genel başkanı Başbakan Sn. Prof. Dr. Ahmet DAVUTOĞLU,  İşgücü Piyasasının Etkinleştirilmesi Programı, Temel Mesleki Becerileri Geliştirme Programı, Nitelikli İnsan Gücü İçin Çekim Merkezi,  Sağlıklı Yaşam Ve Hareketlilik Dönüşüm Programı, Yerelde Kurumsal Kapasitenin Geliştirilmesi Programı, Rekabetçiliği Ve Sosyal Uyumu Geliştiren Kentsel Dönüşüm Programı, Kalkınma İçin Uluslararası İşbirliğinin Geliştirilmesi Programı ve Kayıtdışılığın Azaltılması Programını açıklamakla meşguldü. Küresel kriz devam ederken Türkiye küçülmek bir yana ekonomik olarak büyümeyi başarabilmiş çok az ülkeden birisidir. Sanayileşmeyi tam olarak başaramamış Türkiye bu yolda emin adımlarla ilerlemekte ve Türkiye halkının refah seviyesi her geçen gün artmaktadır. Türkiye refah seviyesini Yunanistan gibi Ulusüstü kuruluşlardan sağlanan yardımlar ya da diğer bazı devletlerde olduğu gibi petrol-doğalgaz gibi yeraltı kaynaklarına borçlu değildir. Çalışmaya, sanayileşmeye, üretime ve yatırıma borçludur. Seçmen kitlesinin kahir ekseriyeti büyük ihtimalle mevcut durumun korunmasından yana oy kullanacaktır.

Ben şimdiden 7 Haziran 2015 seçimleri sonuçlarıyla ilgili olarak muhalefet partilerine geçmiş olsun dileklerimi sunuyor, (eğer anayasa değişikliği olmaz ya da erken seçim kararı alınmazsa) 2019 seçim çalışmalarına şimdiden başlamalarını tavsiye ediyorum. Siyasette bir günün bile önemli olduğu, akşamdan-sabaha esaslı değişiklikler olabileceğinin bilincinde olarak muhalefetin 2015 bitmeden (belki 2016 da) ceplerinde iktidar partisi tarafından (tek başına) yapılan anayasayı taşımak zorunda kalacaklarını düşünüyorum. Yine de gündelik siyasi meseleler konusunda iddialı değilim ve belki de bu öngörülerimin hiç birisi gerçekleşmeyecek. Ama ya gerçekleşirse?

YAZARIN DİĞER YAZILARI

33- Geçici Bakanlar Kurulu ya da Seçim Hükûmeti, http://webunya.com/gecici-bakanlar-kurulu-ya-da-secim-hukumeti

32- Cumhurbaşkanının Seçimlerin Yenilenmesine Karar Verme Yetkisi Üzerine (2), http://webunya.com/cumhurbaskaninin-secimlerin-yenilenmesine-karar-verme-yetkisi-uzerine-2

31- Cumhurbaşkanının Seçimlerin Yenilenmesine Karar Verme Yetkisi Üzerine (1), http://webunya.com/cumhurbaskaninin-secimlerin-yenilenmesine-karar-verme-yetkisi-uzerine-1

30- 1982 Anayasası’na Göre Hükûmetin Kurulması Süreci ve Hükûmet Senaryoları, http://webunya.com/1982-anayasasina-gore-hukumetin-kurulmasi-sureci-ve-hukumet-senaryolari

29- Süleyman Demirel’den Kalanlar, http://webunya.com/suleyman-demirelden-kalanlar

28- 7 Haziran 2015 Seçim Sonuçları Üzerine ve Hükûmet Senaryoları, http://webunya.com/7-haziran-2015-secim-sonuclari-uzerine-ve-hukumet-senaryolari

27- 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri Üzerine (3), http://webunya.com/7-haziran-2015-genel-secimleri-uzerine-3-hdp-baraji-gecer-mi

26- 27 Mayıs Darbesi (2), Darbenin İlk Günleri ve Basın, http://webunya.com/27-mayis-darbesi-2-darbenin-ilk-gunleri-ve-basin

25- 27 Mayıs Darbesi (1), http://webunya.com/27-mayis-darbesi

24- 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri Üzerine (2), http://webunya.com/7-haziran-2015-genel-secimleri-uzerine-2 

23- 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri Üzerine (1), http://webunya.com/7-haziran-2015-genel-secimleri-uzerine

22- Danıştay’ın 12.11.2014 Tarihli Başörtüsüne İlişkin Kararı Üzerine (2), http://webunya.com/danistayin-12-11-2014-tarihli-basortusune-iliskin-karari-uzerine-2

21- Danıştay’ın 12.11.2014 Tarihli Başörtüsüne İlişkin Kararı Üzerine (1), http://webunya.com/danistayin-12-11-2014-tarihli-basortusune-iliskin-karari-uzerine-1

20- Genel Oyla Belirlenen Cumhurbaşkanının Meşruiyeti Sorunu (2), http://webunya.com/genel-oyla-belirlenen-cumhurbaskaninin-mesruiyeti-sorunu-2

19- 27 Nisan Darbesi Sonrası Gelişmeler, http://webunya.com/27-nisan-darbesi-sonrasi-gelismeler

18- 27 Nisan Darbesi (2), http://webunya.com/27-nisan-darbesi-2

17- 27 Nisan Darbesi (1), http://webunya.com/27-nisan-darbesi-1

16- Cumhurbaşkanının Üniversite Rektörlerini Seçme ve Atama Yetkisi ve İstanbul Üniversitesi Rektörlük Seçimleri Üzerine, http://webunya.com/rektorluk-secimleri-uzerine

15- Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin 26.02.2015 Tarihli Başörtüsü Kararı Üzerine, http://webunya.com/askeri-yuksek-idare-mahkemesinin-basortusu-karari-uzerine

14- 12 Mart Darbesi Sonrası ve Ara Rejim, http://webunya.com/12-mart-darbesi-sonrasi-ve-ara-rejim

13- 12 Mart Darbesi, http://webunya.com/12-mart-darbesi,

12- 28 Şubat Darbesi, http://webunya.com/28-subat-darbesi

11- İçimizdeki Yunanistanl?lar, http://webunya.com/icimizdeki-yunanistanlilar,

10- Cumhurbaşkanının Bakanlar Kuruluna Başkanlık Etmesi Meselesi,

http://webunya.com/cumhurbaskaninin-bakanlar-kuruluna-baskanlik-etmesi-meselesi

9- Türkiye’de Demokrasiye Yapılmış Müdahaleler ve Savcı Sacit Kayasu’nun Ardından,

http://webunya.com/turkiyede-demokrasiye-yapilmis-mudahaleler-ve-savci-sacit-kayasunun-ardindan

8- HSYK’nın Denetimi ve Kuvvetler Ayrılığı Meselesi (1),

http://webunya.com/hsyknin-denetimi-ve-kuvvetler-ayriligi-meselesi-1

7- Zorunlu Din Dersleri ve İHAM Sorunu, http://webunya.com/zorunlu-din-dersleri-ve-iham-sorunu,

6- Genel Oyla Belirlenen Cumhurbaşkanının Meşruiyeti Sorunu (1),

http://webunya.com/genel-oyla-belirlenen-cumhurbaskaninin-mesruiyeti-sorunu-1

5- Demokrasi Azınlığın Haklarını Korur; İsteklerini Değil,

http://webunya.com/demokrasi-azinligin-haklarini-korur-isteklerini-degil

4- Hükûmet Sistemi Tartışmaları (3) ve ABD’deki Bütçe Krizi,

http://webunya.com/hukumet-sistemi-tartismalari-3-ve-abddeki-butce-krizi

3- “Müzakereci Demokrasi” ve “Gezi Meselesi”,

http://webunya.com/muzakereci-demokrasi-ve-gezi-meselesi

2- Hükûmet Sistemi Tartışmaları (2),

http://webunya.com/hukumet-sistemi-tartismalari-2

1- Hükûmet Sistemi Tartışmaları (1) ve “Biz Bize Benziyoruz” Meselesi,

http://webunya.com/hukumet-sistemi-tartismalari-ve-biz-bize-benziyoruz-meselesi

Yrd. Doç. Dr. Ferhat USLU

 

 

 

Hakkında Yrd. Doç. Dr. Ferhat Uslu

Yrd. Doç. Dr. Ferhat Uslu
1979 yılında Bursa-İnegöl’de dünyaya geldi. 1996 yılında İnegöl Ticaret Meslek Lisesi’nden, 2000 yılında İstanbul Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Adalet Meslek Yüksekokulu’ndan; 2004 yılında Marmara Üniversitesi, Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 2008 yılında Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Hukuk Anabilim Dalı, Kamu Hukuku Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programı’nı; 2013 yılında İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Anabilim Dalı Doktora Programı’nı tamamladı. 2009-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Anayasa Hukuku Anabilim Dalı’nda Araştırma Görevlisi olarak görev yaptı. 18.08.2014 tarihinde Sakarya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Anayasa Hukuku Anabilim Dalı’na Yardımcı Doçent olarak atandı. Yrd. Doç. Dr. Ferhat USLU anılan üniversitede Hukuka Giriş, Anayasa Hukuku, Anayasa Hukuku Genel Esaslar, Anayasa Yargısı, Türk Anayasa Hukuku, Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru, Siyasi Partiler Hukuku, İnsan Hakları Hukuku ve Genel Kamu Hukuku dersleri vermekte olup İngilizce bilmektedir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*