Anasayfa / Hukuk / HİTLER DE ÖLDÜRMÜŞ MÜDÜR SEVDİĞİNİ ?

HİTLER DE ÖLDÜRMÜŞ MÜDÜR SEVDİĞİNİ ?

HİTLER DE ÖLDÜRMÜŞ MÜDÜR SEVDİĞİNİ ?

İlk bakışta bir adamın bir kız çocuğuna sarıldığı bu kare, sevgi dolu bir anı gösteren normal bir fotoğraf gibi görünebilir.

Ama yakından bakınca fotoğraf, görüntünün aksine, karanlık bir hikayeyi saklar. Fotoğraftaki adam 6 milyon Yahudi’nin ölümünden sorumlu Adolf Hitler’dir. Yanında ki çocuk ise Hitlerin sevdiği Yahudi bir ailenin Rosa adında ki kızıdır.

Hitler ile Rosa’nın iletişiminin kesilmesinden bir yıl sonra İkinci Dünya Savaşı başlar ve 6 yıl süren savaşta 6 milyon Yahudi ölür.

Savaş sırasında ölenlerden biri de Rosa’dır. Rosa 1943 yılında, 17 yaşındayken Münih’te bir hastanede çocuk felcinden hayatını kaybeder.

Fotoğrafta ise “Sevgili Rosa Nienau Adolf Hitler Münih, 16 Haziran 1933” yazar.

Rosa’nın daha sonra siyah beyaz fotoğrafın arkasına çiçekler çizer…

Zaman geçer ve tarih bize bu fotoğrafı tekrar  hatırlatır. Ünlü fotoğrafçı Heinrich Hoffman’ın çektiği fotoğrafın yaklaşık 10 bin dolara ABD’de satılığa çıkarılır…

Bu fotoğrafı ilk görüp hikayesini öğrendiğim de  Oscar Vilde’nin o meşhur mısraları geldi hatrıma; “Her İnsan Öldürür Sevdiğini”

Kulak verin sözlerime iyice,

Herkes öldürebilir sevdiğini

Kimi bir bakışıyla yapar bunu,

Kimi dalkavukça sözlerle,

Korkaklar öpücük ile öldürür,

Yürekliler kılıç darbeleriyle!

Kimi gençken öldürür sevdiğini

Kimileri yaşlı iken öldürür;

Şehvetli ellerle öldürür kimi

Kimi altından ellerle öldürür;

Merhametli kişi bıçak kullanır

Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.

Kimi aşk kısadır, kimi uzundur,

Kimi satar kimi de satın alır;

Kimi gözyaşı döker öldürürken,

Kimi kılı kıpırdamadan öldürür;

Çünkü Herkes öldürebilir sevdiğini

Ama herkes öldürdü diye ölmez.

Hitler de öldürmüş müdür sevdiğini?…

Hakkında Ümit Yıldırım

Ümit Yıldırım
1987 Ankara doğumluyum. İnsan Kaynakları alanında çalışmaktayım. Öz geçmişimle değil, öz geleceğimle ilgiliyim. Edebiyat ve kitap aşığıyım. "Kendi gerçeğimizi kendi kelimelerimizle anlayıp anlatmak, her namuslu yazarın vicdan borcudur" diyen Cemil Meriç'in izindeyim. Mevlana değilim ama bir Şems arar dururum. Kalem ile kelamı bir tutup insan-ı kåmil olma yolunda bir zerreyim. Türkiye Yazarlar Birliği Yazar Okulu mezunuyum. Edebiyatı sevdiğim kadar Felsefe ve Psikolojiyi de baş tacı ederim. Aristo'nun devletinde yaşarken Kemal Sayar'ın psikolojik çözümlemelerinde bulurum kendimi. Çok okuyan mı çok gezen mi bilir diye sormam okur-gezer-yazarım. Sık sık yurtdışına eğitimlere giderim. Bana anlatırlarsa unuturum, gösterirlerse hatırlarım, işin içine dahil ederlerse öğrenirim. Hayat denen bu mülakatta bir kitap yazmak için geldim. Kabımdan taşan kelimeleri hizaya dizmek için aldım kalemi elime. Kelam ve muhabbet ile çıktım yola. Yanımda mısralarım bir kağıt bir kalem...

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*