Anasayfa / Köşe Yazıları / DEMİR ALMAK GÜNÜ GELMEMİŞSE!

DEMİR ALMAK GÜNÜ GELMEMİŞSE!

DEMİR ALMAK GÜNÜ GELMEMİŞSE!

Bu benim ikinci uzun süreli eve demir atmam.

Babasının babası, babaannesinin babası savaş, ekonomik şartlar gereği hırçın Karadeniz’in fırtına ve dalgalarına direnemeyip, tekneleri alabora olan ve mezarları bile belli olmayan bir ailenin genetik mirasçıyım.

Sevgili babam, altı aylık iken babasız kalmasına rağmen, kariyer olarak denizci astsubay olmuş ve kızına da Deniz ismi verecek kadar geçmişe takılmamış.

Fırtınalarla mücadele edecek kadar gücü olmadığında gemileri güvenli limanlarda tutmak gerekebiliyor.

Tam 20 yıl önce, 3 ay boyunca evden çıkamadığım bir bel fıtığı ameliyatı sonrası süreç yaşadım.

Öncesinde ise gece, gündüz çok koşturan biriydim. 4-5 saatten fazla uyumadan ev, iş ve bir organizasyon kurma ile ilgileniyordum.

Sinsi sinsi başlayan bir bel ağrısı,  patlayan iki fıtık ile acil ameliyat sonrasında çok zor bir nekahet dönemi beni bekliyordu. Zorunlu olduğumda merdivenlerden inmem, çıkmam için sandalye ile taşındım.  Uzun bir süre kıyafetimi giymek için bile başkasına ihtiyaç duyuyordum.

Üstelik yaz aylarına denk düştüğü için denize sadece balkondan bakabilmek, gerçekten sadece benim gibi deniz tutkusu olanların anlayabileceği bir duygu durumu olsa gerek.

Sonrasında ise, yine 18 ay kısa mesafeleri bile çok zorlukla yürüyordum, sokakta baldırımdan bıçaklanıyormuş hissi ile paralize olduğum anlar yaşadım. Bir daha asla ağrısız, sancısız yürüyemeyeceğim endişesi içinde kimseyle paylaşamasam bile panik halindeydim.

Her zaman çok koşuşturduğumuzdan şikâyet etsek de kendi isteğimiz, planlamamız dışında zorunlu duraklamalar, yaşadığımız olaydan daha fazla etkiye sahip oluyor.

“Hayatın %5 i başımıza gelenler %95 i ise buna tepkilerimizdir” derler.

Olan ile kavgaya devam etmenin sorunu çözmeye hiçbir katkısı olmadığı gibi, ruh halimiz üzerine negatif etkisi ve dolayısıyla bağışıklık sistemimize zararı söz konusu oluyor.

SONUNU BEKLE!

İçinde yaşarken bizi çok zorlayan şartların hayatta kalma, bireysel gücümüzü keşfetme üzerine faydalarını değerlendirmek kolay değil biliyorum. Bir şeyi kötü diye etiketlemeden sonunu beklemek de fayda var.

Benim için faydası ne oldu? Memurların Yönetici olabilmesi için,  Kamu Personeli Dil Sınavından en azından 70 puan alması gerekiyordu. Ben de acil bir ihtiyaç olmadığı için uygun bir zamanda kursa gider, hazırlanırım diye erteleyip duruyordum.

Zorunlu 3 aylık eve demir atmam sayesinde 3-4 test kitabını bitirmem mümkün oldu. 3 sene sonrasında bu sınava girdim ve 79 puan aldım. Bilimsel yeterlilik dışında bu sertifikanın olması, 2005 yılında Müdür Yardımcılığı görevine asaleten atanmamı ve bu 5 yıllık süreçte bugün öğrencilerim ile de paylaştığım birçok deneyim kazanmamı sağladı.

Demem o ki;

Bugün Korona Virüs fırtınası nedeniyle, teknemizin azgın dalgalara dayanıp dayanamayacağını bilemediğimiz için açık denizlere yol alamıyoruz.

Deniz sakinleşene kadar, hazır limanda iken bakımını, iç temizliğini yapmak, güvenlik açıklarını kapatmak en iyi seçenek gibi görünüyor.

Ailenin temel ihtiyaçları için denize açılmak zorunda olanları güvende tutmak adına,   fırtına geçene kadar;

Bizde var olanı paylaşmak, destek olmak, dayanışmak ruh sağlığımıza da çok iyi gelecektir.

Dr. Deniz Öner

Hakkında Dr. Deniz Öner

Dr. Deniz Öner
Radyasyon ve kanser biyolojisi konusunda yüksek lisans ve doktora sahibiyim. Araştırmacı ve yönetici olarak çalıştım. Beden-Ruh ve Zihin sağlığı konularında eğitimler alıyor ve gönüllü danışmanlık yapıyorum. Dr. DENİZ ÖNER drdenizoner@gmail.com

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*