Anasayfa / Köşe Yazıları / Cumhuriyet’in 94. Yılı –Bağımsızlık Savaşının Neresindeyiz?

Cumhuriyet’in 94. Yılı –Bağımsızlık Savaşının Neresindeyiz?

Cumhuriyet’in 94. Yılı –Bağımsızlık Savaşının Neresindeyiz?

Cumhuriyetimizin kuruluşunun 94. Yılını kutlarken bugüne ve bağımsızlığa dair bir yazı kaleme almak istedim. Türkiye Cumhuriyeti bir bağımsızlık savaşının sonrasında kurulsa da kuruluşundan bu yana cephe dışında bağımsızlık savaşını devam ettiriyor. Lozan Konferansı esnasında İngiliz bir diplomatın Türk heyeti için şöyle bir sözü var. “ Ne teklif ettiysek reddediyorlar; ben böyle cahil, inatçı insanlar görmedim.” Aslında bu söz Batı’nın isteklerine, işgale boyun eğmeme durumunda nasıl bir aşağılama ile karşı karşıya kalındığının bir göstergesidir. Batı karşısında işgale karşı çıkmak ve bağımsızlık diye diretmek inatçı, cahil; işgale boyun eğme ise akıllı olarak sayılmak demektir. Bugün ise aynı durum yine söz konusu. Batı yanlısı olmak akıllılık, Batı’ya karşı bağımsızlığı savunmak ise cahillik olarak yansıtılmaktadır. Ne yazık ki kendi topraklarımızda da kendi vatandaşlarımız arasında Batı’ya karşı rezil olduk gibi yaklaşımlar görmekteyiz. Bu yaklaşım sahiplerinin hangi ülkenin bayrağına selam verdiklerini sorgulamaları gerekir. Türkiye’nin bağımsızlığının yolu Avrupa’ya uyduluk ile sağlanamaz. Bir kişinin kıyafeti bir başkasına uymuyorsa ülke düzenleri de birbirine uymaz. Ancak şunu da unutmamak gerekiyor; emperyalist güçler, bir ülkenin kaynaklarını kendi yararlarına kullanabilmek için o ülkede işbirlikçiler bulmak zorundadır. Bugün emperyalistlerin bayraklarına selam verenlerin kimler olduğunu anlamak için kahin olmaya gerek yoktur.

Operasyonların Kıskacındaki Ülke – Türkiye

Günümüzde küresel operasyonlar klasik şekilde yapılmıyor. Operasyonlar algı ve ekonomik oyunlar üzerine kuruluyor. Eğer bir ülkede milli ve bağımsız politika uygulayan bir lider ve hükümet var ise öncelikle halkı bu liderden ve hükümetten nefret ettirme operasyonu yapılıyor. İngiliz diplomatın Lozan’da Türk heyeti için dediği gibi cahil ve inatçı ya da bir üst noktada diktatör söylemi ile ülkede halkın desteğinin yok edilmesi için medya ve sosyal medya üzerinden yoğun gündemler oluşuyor. Burada şunu ifade etmem gerekiyor. Algı yönetimleri ve medya gerçekten çok önemli. Bugün sabahtan akşama UFO’ların dünyaya indiği halay çekip geri gittikleri gibi bir gündem ortaya atılıp televizyon kanallarında bazı kişiler tarafından konuşulsa bu duruma inanan kitleler oluşacaktır. Bu sebeple Türkiye’nin gündemini kim belirliyor noktasında dikkatle durmalıyız. Türkiye operasyonlar noktasında şu an ekonomik saldırıları bertaraf etmeye çalışmaktadır.

Türkiye’ye yapılan ekonomik operasyonlar ve manipülatif ekonomi gündemleri ile hükümet zor durumda bırakılmaya çalışılmaktadır. Türkiye sanki büyük bir kriz yaşıyor ve daha büyüğü yolda şeklinde bir algı ve ekonominin düzelmesinin tek koşulunun Batı ile uzlaşmak olduğu gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Halkın ekonomik durumunun iyice zora düşürülmesi, zorda kalan hükümetin vergiler yoluyla bunu çalışması gibi sonuçlar ile mutsuz ve umutsuz bir ülke haline dönüştürülmeye çalışılıyoruz. Yine sürekli insan hakları ihlalleri, özgürlüklerin kısıtlandığı şeklinde propagandalar da bu sürecin olmazsa olmazı. Batı ile uzlaşmak ise onların taleplerinin kabulü demek olduğunu da hatırlatmam gerekiyor sanırım. Tüm bunların neticesinde demokrasiden bıkan ve faturayı siyasilere kesen halkın ortaya çıkarılması başlıca amaçtır. Açıkçası tüm bu operasyonlara rağmen Türkiye, bağımsız politikalar izleyen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı yalnız bırakmadı. Bu operasyonların son noktası ise tüm zorluklara rağmen hala iradesinin arkasında duran Türk milletini tecrit etme, dünyadan izole etme, gerekirse ambargo uygulama şeklinde karşımıza çıkabilir. Bu yüzden bazı isimler çıkıp tüm Türk vatandaşlarını değil sadece Ak Parti’ye gönül verenleri cezalandırın gibi akıl ve insanlık dışı sözler telaffuz ediyorlar. Ancak Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlık ruhu üzerine inşa edilen yapısı gereği bu millet bu operasyonlardan yılmayacak ve yenilmeyecektir.

Bu vesileyle Türkiye Cumhuriyeti’nin 94. Kuruluş yıl dönümünü kutluyor, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına minnettarlığımı bildiriyorum. Cumhuriyetimizin yeni yılının toplumsal çatışmaların sonlandığı ve kirli odakların kirli amaçlarının bertaraf edildiği bir yıl olmasını diliyorum.

Av. Rıdvan Yıldız

Genç İrade Derneği Genel Başkan Yardımcısı

Hakkında Av. Rıdvan Yıldız

Av. Rıdvan Yıldız

11 Şubat 1988 tarihinde Bartın’da doğdum. Bartın Anadolu Öğretmen Lisesi’nde bitirdikten sonra lisans eğitimimi İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladım. 2012 yılından bu yana İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık mesleğini icra etmekteyim. Aynı zamanda Tüketici Sorunları Derneği’nin 1 yıl Genel Başkanlığı’nı yürütmekle hali hazırda Genç Irade Derneği Genel Başkan Yardımcısıyım.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*