Anasayfa / Hukuk / Cumhurbaşkanının Bakanlar Kuruluna Başkanlık Etmesi Meselesi

Cumhurbaşkanının Bakanlar Kuruluna Başkanlık Etmesi Meselesi

Cumhurbaşkanının Bakanlar Kuruluna Başkanlık Etmesi Meselesi

Bilindiği gibi son günlerde Cumhurbaşkanının Bakanlar Kuruluna başkanlık etmesi tartışmaları gündemi meşgul etmektedir. Esasında daha önceki dönemlerde buna benzer tartışmalar gündeme gelmemişti. Ancak özellikle 31.5.2007 tarih ve 5678 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik. Yapılması Hakkında Kanun md. 5 ile Cumhurbaşkanının TBMM tarafından seçilmesi sisteminden vazgeçilerek genel oyla yapılacak seçimlerle doğrudan seçmen tarafından seçilmesi esası getirilmesinden sonra başlayan tartışmalar, 10.08.2014 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi ile 12. Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim öncesi ve sonrası söylemleriyle artarak devam etmiştir.

Gerçekten de adı geçen Anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanının doğrudan seçmen tarafından seçilmesi esasa getirilmiştir. Buna göre, genel oyla yapılacak seçimde, geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. İlk oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü ikinci oylama yapılır. Bu oylamaya, ilk oylamada en çok oy almış bulunan iki aday katılır ve geçerli oyların çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin ölümü veya seçilme yeterliğini kaybetmesi halinde; ikinci oylama, boşalan adaylığın birinci oylamadaki sıraya göre ikame edilmesi suretiyle yapılır. İkinci oylamaya tek adayın kalması halinde, bu oylama referandum şeklinde yapılır. Aday, geçerli oyların çoğunluğunu aldığı takdirde Cumhurbaşkanı seçilmiş olur.

Esasında Cumhurbaşkanının (Anayasa’da açıkça belirttiği durumlar dışında) sürekli ya da sık aralıklarla Bakanlar Kuruluna başkanlık etmesi yukarıda sözü edilen Cumhurbaşkanının seçim usulüyle ilgili olduğu kadar hükûmet sistemi ile de yakında ilgilidir. Bundan dolayı hükûmet sistemi üzerinde de kısaca durulmaya çalışılacaktır.

Bilindiği gibi ülkemizde ilk kez (1909 Kânûn-i Esâsî’ yapılan değişikliklerle benimsenen hükûmet sistemi bir yana bırakılırsa) Cumhuriyet döneminde 1961 Anayasası ile parlamenter hükûmet sistemine tam olarak geçilmiştir. 1982 Anayasası’nın ilk hali de, yasama ile yürütme organları (TBMM ve Bakanlar Kurulu-Cumhurbaşkanı) arasındaki ilişkileri büyük ölçüde parlamenter hükûmet sistemine uygun olarak düzenlemiştir. Parlamenter hükûmet sisteminde devlet başkanının ( Cumhuriyetlerde Cumhurbaşkanı; Monarşilerde Kral, Kraliçe, Padişah, İmparator vs) iki niteliği bulunmaktadır. Bunlardan birisi Yürütme organının başı olması; diğeri ise devletin başı olmasıdır. Ayrıca bir devlette uygulanan hükûmet sisteminin niteliği konusundaki tartışmalarda yasama ve yürütme organları arasındaki ilişkiler kadar, devlet başkanının seçimi, görevi, yetkileri, sorumluluk-sorumsuzluk hali vs. de belirleyici olmaktadır. 1982 Anayasası bir taraftan yasama ve yürütme organları arasındaki ilişkiyi parlamenter hükûmet sistemine uygun olarak düzenlerken, diğer taraftan da Cumhurbaşkanının konumu, görev ve yetkilerini anılan hükûmet sistemiyle bağdaşmayacak şekilde düzenlemiştir. Esasında sistemimiz üzerindeki tartışmaların kaynağı büyük ölçüde bu düzenlemelerdir.

Gerçekten de parlamenter hükûmet sisteminde “sembolik yetkili” olması gereken Devlet Başkanı Cumhurbaşkanı Anayasada orantısız-fazla yetkili ve görevli olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla sistemdeki tartışmaların kaynağı bu düzenlemelerdir. Anayasamıza göre,  Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer. Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde andiçer: “Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine andiçerim.” Kuşkusuz bu düzenlemeler Cumhurbaşkanının devletin başı sıfatıyla tarafsızlığını sağlamaya yöneliktir.

Yine Cumhurbaşkanının, Anayasa ve diğer kanunlarda Başbakan ve ilgili bakanın imzalarına gerek olmaksızın tek başına yapabileceği belirtilen işlemleri dışındaki bütün kararları, Başbakan ve ilgili bakanlarca imzalanır; bu kararlardan Başbakan ve ilgili bakan sorumludur. Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine Anayasa Mahkemesi dahil, yargı mercilerine başvurulamaz. Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla suçlandırılır. Dolayısıyla hukukumuzda Cumhurbaşkanının siyasi sorumluluğu bulunmadığından, bu sorumluluğa gidilerek herhangi bir kurum-organ tarafından görevden alınması mekanizması da düzenlenmemiştir. Cumhurbaşkanının, vatana ihanetten dolayı, TBMM üye tamsayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla suçlandırılması meselesi daha çok cezai sorumlulukla ilgili bir konudur. Kuşkusuz anılan suçlandırma yapıldığı taktirde (yargılanıp kesin hükümle mahkum olmasa bile) Cumhurbaşkanının görevde kalamayacağı kabul edilmektedir. Görüldüğü üzere Anayasa Cumhurbaşkanlığı makamını tarafsız ve sorumsuz olarak düzenlemiştir. Tarafsız ve sorumsuz olması gereken bir makamın da yetkisiz olması gerekir. Ne var ki, Anayasa tersi yönde düzenlemeler içermektedir.

Anayasaya göre, Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir. Bu amaçlarla Anayasanın ilgili maddelerinde gösterilen şartlara uyarak yapacağı görev ve kullanacağı yetkiler şunlardır:

  1. a) Yasama ile ilgili olanlar: Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını yapmak, Türkiye Büyük Millet Meclisini gerektiğinde toplantıya çağırmak, Kanunları yayımlamak, Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri göndermek, Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunmak, Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün, tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesi ile Anayasa Mahkemesinde iptal davası açmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine karar vermek,
  2. b) Yürütme alanına ilişkin olanlar: Başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek, Başbakanın teklifi üzerine bakanları atamak ve görevlerine son vermek, Gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kuruluna başkanlık etmek veya Bakanlar Kurulunu başkanlığı altında toplantıya çağırmak, Yabancı devletlere Türk Devletinin temsilcilerini göndermek, Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul etmek, Milletlerarası andlaşmaları onaylamak ve yayımlamak, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil etmek, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar vermek, Genelkurmay Başkanını atamak, Millî Güvenlik Kurulunu toplantıya çağırmak, Millî Güvenlik Kuruluna Başkanlık etmek, Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilân etmek ve kanun hükmünde kararname çıkarmak, Kararnameleri imzalamak, Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak, Devlet Denetleme Kurulunun üyelerini ve Başkanını atamak, Devlet Denetleme Kuruluna inceleme, araştırma ve denetleme yaptırtmak, Yükseköğretim Kurulu üyelerini seçmek, Üniversite rektörlerini seçmek,
  3. c) Yargı ile ilgili olanlar: Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerinin dörtte birini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Askerî Yargıtay üyelerini, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçmek. Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.

Görüldüğü üzere Anayasanın Cumhurbaşkanını görevleri ve yetkileriyle ilgili düzenlemeleri, onun tarafsızlığı ve sorumsuzluğu ile son derece orantısızdır. Bu kadar fazla sayıda ve çeşitte görev ve yetki verilen bir makamın siyaseten sorumlu olması gerekeceği gibi tarafsız olması da mümkün değildir. Diğer taraftan yazının başında sözü edilen 31.5.2007 tarih ve 5678 sayılı Kanun’la yapılan Anayasa değişikliğine bağlı olarak 10.08.2014 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra parlamenter hükûmet sistemi terkedilerek fiili olarak başkanlık hükûmeti sistemine geçildiği tartışmaları da zaman zaman yapılmaktadır. Özellikle anılan seçim ve Cumhurbaşkanının anayasada düzenlenmiş görev ve yetkileri birlikte değerlendirildiğinde, Cumhurbaşkanın sistemin en önemli unsuru olduğu kolaylıkla gözlemlenebilecektir.

Ayrıca anayasanın Cumhurbaşkanına gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kuruluna başkanlık etmek veya Bakanlar Kurulunu başkanlığı altında toplantıya çağırmak gibi çok önemli bir yetki ve görev vermiş olması da ortadadır. Hiçbir devlet organının Anayasada kendisine verilen bir yetkiyi kullandığından dolayı sorumlu tutulamaması bir yana bu durumun Anayasaya aykırı olduğu kabul edilse bile bunun için herhangi bir yaptırım mekanizmasının olmaması esasında bu konudaki tartışmaları anlamsız hale getirmektedir. O halde denilebilir ki, Cumhurbaşkanı isteği zaman-gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kuruluna başkanlık edebilecek veya Bakanlar Kurulunu başkanlığı altında toplantıya çağırabilecektir. Bunu önlemenin tek yolu Bakanlar Kurulu üyelerinin, Cumhurbaşkanının anılan yöndeki çağrı ve taleplerine direnmektir. Ne var ki, bu tutumun siyasi-sosyal-ekonomik istikrarsızlığı tetiklemesi yanında bir devlet krizine yol açabileceği ortadadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

33- Geçici Bakanlar Kurulu ya da Seçim Hükûmeti, http://webunya.com/gecici-bakanlar-kurulu-ya-da-secim-hukumeti

32- Cumhurbaşkanının Seçimlerin Yenilenmesine Karar Verme Yetkisi Üzerine (2), http://webunya.com/cumhurbaskaninin-secimlerin-yenilenmesine-karar-verme-yetkisi-uzerine-2

31- Cumhurbaşkanının Seçimlerin Yenilenmesine Karar Verme Yetkisi Üzerine (1), http://webunya.com/cumhurbaskaninin-secimlerin-yenilenmesine-karar-verme-yetkisi-uzerine-1

30- 1982 Anayasası’na Göre Hükûmetin Kurulması Süreci ve Hükûmet Senaryoları, http://webunya.com/1982-anayasasina-gore-hukumetin-kurulmasi-sureci-ve-hukumet-senaryolari

29- Süleyman Demirel’den Kalanlar, http://webunya.com/suleyman-demirelden-kalanlar

28- 7 Haziran 2015 Seçim Sonuçları Üzerine ve Hükûmet Senaryoları, http://webunya.com/7-haziran-2015-secim-sonuclari-uzerine-ve-hukumet-senaryolari

27- 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri Üzerine (3), http://webunya.com/7-haziran-2015-genel-secimleri-uzerine-3-hdp-baraji-gecer-mi

26- 27 Mayıs Darbesi (2), Darbenin İlk Günleri ve Basın, http://webunya.com/27-mayis-darbesi-2-darbenin-ilk-gunleri-ve-basin

25- 27 Mayıs Darbesi (1), http://webunya.com/27-mayis-darbesi

24- 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri Üzerine (2), http://webunya.com/7-haziran-2015-genel-secimleri-uzerine-2 

23- 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri Üzerine (1), http://webunya.com/7-haziran-2015-genel-secimleri-uzerine

22- Danıştay’ın 12.11.2014 Tarihli Başörtüsüne İlişkin Kararı Üzerine (2), http://webunya.com/danistayin-12-11-2014-tarihli-basortusune-iliskin-karari-uzerine-2

21- Danıştay’ın 12.11.2014 Tarihli Başörtüsüne İlişkin Kararı Üzerine (1), http://webunya.com/danistayin-12-11-2014-tarihli-basortusune-iliskin-karari-uzerine-1

20- Genel Oyla Belirlenen Cumhurbaşkanının Meşruiyeti Sorunu (2), http://webunya.com/genel-oyla-belirlenen-cumhurbaskaninin-mesruiyeti-sorunu-2

19- 27 Nisan Darbesi Sonrası Gelişmeler, http://webunya.com/27-nisan-darbesi-sonrasi-gelismeler

18- 27 Nisan Darbesi (2), http://webunya.com/27-nisan-darbesi-2

17- 27 Nisan Darbesi (1), http://webunya.com/27-nisan-darbesi-1

16- Cumhurbaşkanının Üniversite Rektörlerini Seçme ve Atama Yetkisi ve İstanbul Üniversitesi Rektörlük Seçimleri Üzerine, http://webunya.com/rektorluk-secimleri-uzerine

15- Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin 26.02.2015 Tarihli Başörtüsü Kararı Üzerine, http://webunya.com/askeri-yuksek-idare-mahkemesinin-basortusu-karari-uzerine

14- 12 Mart Darbesi Sonrası ve Ara Rejim, http://webunya.com/12-mart-darbesi-sonrasi-ve-ara-rejim

13- 12 Mart Darbesi, http://webunya.com/12-mart-darbesi,

12- 28 Şubat Darbesi, http://webunya.com/28-subat-darbesi

11- İçimizdeki Yunanistanl?lar, http://webunya.com/icimizdeki-yunanistanlilar,

10- Cumhurbaşkanının Bakanlar Kuruluna Başkanlık Etmesi Meselesi,

http://webunya.com/cumhurbaskaninin-bakanlar-kuruluna-baskanlik-etmesi-meselesi

9- Türkiye’de Demokrasiye Yapılmış Müdahaleler ve Savcı Sacit Kayasu’nun Ardından,

http://webunya.com/turkiyede-demokrasiye-yapilmis-mudahaleler-ve-savci-sacit-kayasunun-ardindan

8- HSYK’nın Denetimi ve Kuvvetler Ayrılığı Meselesi (1),

http://webunya.com/hsyknin-denetimi-ve-kuvvetler-ayriligi-meselesi-1

7- Zorunlu Din Dersleri ve İHAM Sorunu, http://webunya.com/zorunlu-din-dersleri-ve-iham-sorunu,

6- Genel Oyla Belirlenen Cumhurbaşkanının Meşruiyeti Sorunu (1),

http://webunya.com/genel-oyla-belirlenen-cumhurbaskaninin-mesruiyeti-sorunu-1

5- Demokrasi Azınlığın Haklarını Korur; İsteklerini Değil,

http://webunya.com/demokrasi-azinligin-haklarini-korur-isteklerini-degil

4- Hükûmet Sistemi Tartışmaları (3) ve ABD’deki Bütçe Krizi,

http://webunya.com/hukumet-sistemi-tartismalari-3-ve-abddeki-butce-krizi

3- “Müzakereci Demokrasi” ve “Gezi Meselesi”,

http://webunya.com/muzakereci-demokrasi-ve-gezi-meselesi

2- Hükûmet Sistemi Tartışmaları (2),

http://webunya.com/hukumet-sistemi-tartismalari-2

1- Hükûmet Sistemi Tartışmaları (1) ve “Biz Bize Benziyoruz” Meselesi,

http://webunya.com/hukumet-sistemi-tartismalari-ve-biz-bize-benziyoruz-meselesi

Yrd. Doç. Dr. Ferhat USLU

Hakkında Yrd. Doç. Dr. Ferhat Uslu

Yrd. Doç. Dr. Ferhat Uslu
1979 yılında Bursa-İnegöl’de dünyaya geldi. 1996 yılında İnegöl Ticaret Meslek Lisesi’nden, 2000 yılında İstanbul Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Adalet Meslek Yüksekokulu’ndan; 2004 yılında Marmara Üniversitesi, Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 2008 yılında Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Hukuk Anabilim Dalı, Kamu Hukuku Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programı’nı; 2013 yılında İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Anabilim Dalı Doktora Programı’nı tamamladı. 2009-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Anayasa Hukuku Anabilim Dalı’nda Araştırma Görevlisi olarak görev yaptı. 18.08.2014 tarihinde Sakarya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Anayasa Hukuku Anabilim Dalı’na Yardımcı Doçent olarak atandı. Yrd. Doç. Dr. Ferhat USLU anılan üniversitede Hukuka Giriş, Anayasa Hukuku, Anayasa Hukuku Genel Esaslar, Anayasa Yargısı, Türk Anayasa Hukuku, Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru, Siyasi Partiler Hukuku, İnsan Hakları Hukuku ve Genel Kamu Hukuku dersleri vermekte olup İngilizce bilmektedir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*