Anasayfa / Köşe Yazıları / Çanakkale Geçilmez!

Çanakkale Geçilmez!

Çanakkale Geçilmez!
Çok güneşler battı bu topraklarda. Anadan, babadan, evlattan, yardan geçtiler ama vatandan vazgeçmediler. Hergün yeniden güneş doğsun diye döktüler 13-14 yaşında ki çocuklar  kanlarını bu toprağa. Ne yazsak, ne söylesek anlatamayız Çanakkale’yi. Bir Vatan kalbinin attığı yerdir Çanakkale.
Çanakkale ölmeden mezara konulanların, üzerine dakikada 1500 kg mermi yağanların, 215 kg top mermiyi sırtlayan Koca Seyit’in, Çanakkale mevki komutanı Cevat Paşa’nın taktik dehasının, Karanlık Limanına 26 kutsal mayını döken Nusret mayın gemisinin,
Çanakkale, düğüne gider gibi ölüme giden “önce vatan” diyenlerin, Çanakkale “cephaneniz yoksa süngünüz var” diyerek zaferin ancak azim ve kararlılıkla kazanılanacağını ispat eden Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın yeridir.

Çanakkale,

“Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.”

Diye kanla yazılmış şiirlerin yeridir.

Çanakkale, Akif’in mısrasında ki gibi bastığımız yerlerin sadece topraktan ibaret olmadığını anlayabileceğimiz yerdir.

“Bastığın yerleri ‘toprak’ diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı. ”

Adı her anıldığında gözümün dolduğu, ruhumun sızladığı, içimin acıdığı yerdir Çanakkale. Çanakkale yolun bittiği değil yolun başladığı yerdir.

Anneler, babalar ! Aziz şehitlerimizin kanıyla kazanılmış bu cennet vatanı eğer biraz olsun seviyorsanız çocuklarınızı alın Çanakkale’ye götürün. Aziz vatan evlatlarının bu ülkeyi nasıl ne imkanlarda  kazandığını gösterin. Onlara iyi insan olmayı, ilim peşinde koşmayı, bu dünyada sevgisiz hiçbir şey olmamayacakları öğretin.
Değil 104 yıl yüzbin yılda geçse Unutmayın Çanakkale’yi ve unutturmayın…
#18martÇanakkaleZaferi

Hakkında Ümit Yıldırım

Ümit Yıldırım
1987 Ankara doğumluyum. İnsan Kaynakları alanında çalışmaktayım. Öz geçmişimle değil, öz geleceğimle ilgiliyim. Edebiyat ve kitap aşığıyım. "Kendi gerçeğimizi kendi kelimelerimizle anlayıp anlatmak, her namuslu yazarın vicdan borcudur" diyen Cemil Meriç'in izindeyim. Mevlana değilim ama bir Şems arar dururum. Kalem ile kelamı bir tutup insan-ı kåmil olma yolunda bir zerreyim. Türkiye Yazarlar Birliği Yazar Okulu mezunuyum. Edebiyatı sevdiğim kadar Felsefe ve Psikolojiyi de baş tacı ederim. Aristo'nun devletinde yaşarken Kemal Sayar'ın psikolojik çözümlemelerinde bulurum kendimi. Çok okuyan mı çok gezen mi bilir diye sormam okur-gezer-yazarım. Sık sık yurtdışına eğitimlere giderim. Bana anlatırlarsa unuturum, gösterirlerse hatırlarım, işin içine dahil ederlerse öğrenirim. Hayat denen bu mülakatta bir kitap yazmak için geldim. Kabımdan taşan kelimeleri hizaya dizmek için aldım kalemi elime. Kelam ve muhabbet ile çıktım yola. Yanımda mısralarım bir kağıt bir kalem...

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*