Anasayfa / Köşe Yazıları / Bunu Yersem Öler miyim?

Bunu Yersem Öler miyim?

Bunu Yersem Öler miyim?

Ölmekten Korkuyoruz! Onu görmek, hakk?nda konu?mak istemiyoruz. Do?du?umuz andan itibaren dünya zaman? ile ne kadar sürerse sürsün, belki 5, belki 25, belki 75 y?l, bir gün ölüm ile bu bedenden özgürle?ece?imiz kesin olmas?na ra?men kabullenemiyoruz.

Daha küçük bir çocukken “bunu yersem öler miyim?” diye ba?layan ölüm hakk?ndaki merak?m -ya da korkum diyelim-, Üniversite sonras? Kanser ile ilgili çal??malar?mda iyice artm??t?. Belki de bu yüzden ruhsal ve bilimsel çal??malarda hep ölümü anlamaya çal??t?m.

Peki, neden ölüm hakikati ile sava??yoruz?

Bir ya?am amac?m var m?? Olmal? m??

Bir gün büyüyünce, mezun olunca,  i?e girince, terfi edince,  yeterli para kazan?nca, ev al?nca, araba al?nca, yazl?k al?nca, çocuklar? büyütünce, çocuklar?n elleri ekmek tutunca, bir gün emekli olunca diye diye onlarca nedenden ötürü ne?eyi, co?kuyu, hayat? hep erteledik. Mutluluk hep say?labilir maddelere ba?land?,  bugünü ya?amad?k onun için hangi ya?ta olursa olsun ÖLÜM ERKEN geliyor bize. Daha ya?amaya ba?lamadan nereye gidiyoruz?

?çsel olarak hissediyoruz asl?nda, ya?am sadece yemek, içmek, bar?nmak, sevi?mekten ibaret de?il. Terk edip gitmek zorunda oldu?umuz para ve mallar? biriktirmekten, kendi kopyalar?m?z? yapmaktan daha yüce bir anlam? olmal? diyoruz.

Henüz yüzeye ç?k?p, zihne dü?memi?, dile gelmemi? olsa da kalbimizin derinliklerinde bu soru varl???n? hep sürdürüyor. Niye buraday?m?

Zenginli?i, ?an?, ?öhreti çok olanlar?n sürekli yeni sevgililerde ya da sat?n alabildiklerinde arad??? tatmin; Doyumsuzluk, ??mar?kl?k, görgüsüzlük vs. diye onlarda etiketlendirdiklerimiz hep bu sorunun yüzeye ç?kma çabalar?. ?çki, uyu?turucu ve ba?ka bir tak?m haz veren madde pe?inde ko?up duruyor ve belki de intiharla bitiriyor tatminsiz ya?am?n?.

Bir de tam tersi fakir ve kötü ?artlarda ya?ayanlar var. Karn?n? doyurmak, bar?nmak, hayatta kalmak için çaba sarf edenler; onlar da çocuk yaparak bu dünyaya tutunmak, köklenmek içgüdüsü içindeler. Çok ele?tiri konusu oluyor; büyük afetler ve göçler sonras?,  zor ?artlar alt?nda nas?l oluyor da do?um oranlar? bu kadar artabiliyor diye.

?ster tek bir bakteri hücresi olsun, ister insan fark etmiyor, ilkel ya?am için tek kural varl???n? sürdürmek. ?çgüdüsel olarak ço?almaya, kök salmaya çal???yor.

Gerçekle?tirmek için burada oldu?umuzu derinden hissetti?imiz ya?am amaçlar?m?zla bulu?amamak bizim ÖLÜM KORKUMUZUN ana nedeni. Tabii bir de ölüm sonras? belirsizli?i var. Öldükten sonra görürüz diyemiyoruz, o kadar yar?nda ya??yoruz ki.

Oysa yar?n diye hiçbir zaman kesiti yok, her ?ey tam da ?u anda, ?imdide, gerçekle?iyor.

Terörle, sava?la ölümlerde korkumuz daha da art?yor

Çocukluktan ba?layan bir ölüm korkumuz var demi?tik. ?yi ki de var, yoksa bize bah?edilen bu bedeni korumak gerçekten çok zor olabilirdi, ölmek ve öldürmek ?u anda bilgisayar oyunlar?ndaki gibi kolayca gerçekle?ebilirdi.

Do?du?unuz, büyüdü?ünüz aile, toplum, dinin ölüm kültürü de do?u?tan gelen duygular?n?z? ?ekillendirmeye devam ediyor.

Dinlerin anlatt?klar?,  ölüm sonras? ve ya?amlar aras?nda neler oldu?una dair onlarca hipnoz seanslar?, medyumlar?n celseleri, ölüme yak?n deneyimler ya?ayanlar?n çizdi?i ruhun ölümsüzlü?ü fikri olsa da kendi deneyimi olmadan insan?n inanmas? pek kolay olmuyor. Ölüm hep ba?kalar?n?n ba??na gelen bir ?eyken, bir anda dibimizde patlayan bomba ile bize de gelebilece?i fikri derin kedere, öfkeye sürükleyebiliyor.

Ölüme haz?rlanm?yoruz.

Haz?rl?ks?z olarak ölüme gitmek istemiyoruz ancak gözlemim o ki, son dönem hastalar ve ya?l?lar ve yak?nlar? dâhil ciddi anlamda kimse ölüme haz?rlanm?yor. Asl?nda ölüme haz?rlanmak için de ya?amaya ba?lamam?z gerekiyor. Do?du?umuz andan itibaren ölüme yakla??yoruz bu gerçe?i art?k görme, kabullenme, uyanma zaman?m?z.

Bir dostunuz olarak söylemek zorunday?m. Asl?nda tüm ölümlerde biz kendi ölümümüzden korkar?z.

Ya ben ya da sevdi?im birinin ba??na gelseydi!

Oysa gözünüzün önünde olmayan Afrika’da açl?ktan ölen çocuklar var, hastanelerin hematoloji ve çocuk onkolojisi servislerinde çok minik çocuklar?n çekti?i ac? ve ölümler var, trafik kazalar? ve di?er birçok kazalarda ölenler var, bebek, çocuk, genç, ya?l?, her ya? ve her sebepten.

Gözden ?rak olan gönülden de ?rak olur.

Çok sevdi?im bir söz vard?r, bir gerçek ile kavga etti?inizde üzülürsünüz. Gördü?ümüz, fark?ndal???m?za yükselen ve empati yapabildi?imiz durumlara tepki veriyoruz daha çok. Sinir hücrelerimiz aras?nda ili?ki böyle kuruluyor. Bir film seyrederken bile a?l?yor, gülüyor, öfkeleniyor, sahnedeki karakterle özde?le?ebiliyoruz. Yani gerçek olmas? bile gerekmiyor etkilenmek için. Filmlerde kötü rolleri iyi oynayan adamlara k?z?yoruz, hatta karakter oyundan ç?kar?ld???nda helvas?n? bile kavuracak kadar kapt?rabiliyoruz kendimizi. O halde demek ki öncelikle görsel olarak etkileniyoruz.

Bu ortamda Zihin, Beden ve Ruh sa?l???m?z? nas?l koruyal?m?

Önce ölümü kabullenerek ba?lamak gerekiyor. Bundan sonras? ise hayat? ya?amaya ba?lamak, ertelemeden hemen ??MD?.

Ben kimim? Ne yap?nca mutlu oluyorum? Potansiyelimi hayata geçirebildim mi? Bütün bu maddi edinimlerin d???nda benimle gelen, sürekli ya?ad?klar?ma ?ahit olan ve hiç terk etmek zorunda kalmad???m özüm ne?

Bu sorular?n cevab?n? aramak, içsel dünyam?za yolculuk bize ya?ama ve ölme sanat?n? birlikte getirecektir. Aksi takdirde her ölümde korkar, öfkelenir, k?zar, üzülür ac? çekeriz. Bu sürekli endi?e, kayg?, korku, üzüntü ise ba????kl?k sistemine zarar verece?i için birçok ciddi hastal??a davetiye ç?karm?? oluruz.

Size duyars?z olun, vurdumduymaz olun demiyorum.

Ancak ortada bir katilin olmad??? durumlarda ölüm konusuyla ba? etmeniz için bir anlay?? geli?tirmeniz gerekti?inden söz ediyorum.

Masum bebeklerin katillere dönü?tü?ü süreci anlamaya davet ediyorum sizi. “Senin yerinde olsayd?m ben de senin gibi dü?ünür ve davran?rd?m “ anlay??? bu.

Onaylama ve takdir etmek de?il, olan? basitçe anlamak.

“Ne ekersek onu biçece?iz”. Onun için negatif dü?ünceler, duygular ekmek yerine sevgi, ho?görü, merhamet, iyilik ekmeyi bilinçli olarak tercih edelim diyorum.

Sevgi ile kal?n

Dr. Deniz ÖNER

 

Bugün Doğum Günüm ve Ölüme Hazırlanıyorum

Hakkında Dr. Deniz Öner

Dr. Deniz Öner
Radyasyon ve kanser biyolojisi konusunda yüksek lisans ve doktora sahibiyim. Araştırmacı ve yönetici olarak çalıştım. Beden-Ruh ve Zihin sağlığı konularında eğitimler alıyor ve gönüllü danışmanlık yapıyorum. Dr. DENİZ ÖNER drdenizoner@gmail.com

Bir yorum

  1. Çok güzel bir yazı.tebrikler denizcim.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*