Anasayfa / Köşe Yazıları / Beni Dinliyor musun?

Beni Dinliyor musun?

Beni Dinliyor musun?

Duymak….

 

Belki de bize bahşedilmiş en önemli yeteneklerden biri.  Peki ne kadar dinliyoruz? Aslında uzun zamandır üzerine düşündüğüm konulardan biri.  Ebeveynler çocuklarını ne kadar dinliyor? Arkadaşımızı dinliyor muyuz? Bir tartışma esnasında ne kadar dinleyiciyiz?

Toplumca sanırım en büyük sorunlarımızdan birisi karşımızdakini dinlememek.  Acaba ne demek istiyor diye dinlemek yerine kafamızda kurduğumuz savunma cümlelerini hemen savuruveriyoruz.  Belki karşımızdaki bizi de değiştirecek, geliştirecek şeyler söylüyor. Ancak duymazdan geliyoruz.  Şöyle bir etrafımıza bakalım. Örneğin siyasetçiler…. İktidar muhalefeti ne kadar dinliyor? Muhalefet iktidarın söylediklerini sırf onlar söylüyor diye dinlememezlikten gelebiliyor. Ya biz? Arkadaşımızla, dostlarımızla konuşurken bir konu hakkında eğer bizimle ilgili değilse  dikkat kesilip her türlü yorumu yapıyoruz. Konu kendimize geldiğinde ise bir anda duymaz , dinlemez hale geliveriyoruz.

Ama neden? Belki psikolog arkadaşlar bana kızacak ama bence temel daha çocukluğumuzda atılıyor. Çocukken bir çok şey hakkında fikir beyan ediyoruz. Ebeveynlerimiz ne kadarını dinliyor? Sen çocuksun konuşma! Senin aklın ermez! Sözleriyle büyümeye başlıyoruz. Burada beynimize yerleşiyor aslında dinlememe olgusu.

Okul sıralarında ise eğitimcilerden de aynı tepkiyi görüyoruz çoğu kez. İş hayatına atılıyoruz patronumuz dinlemiyor. Ama, fakat ile başlayan cümlelere maruz kalıyoruz. Bu da bize DİNLEMEME olgusunu yerleştiriyor arka beynimizde. Kendimiz belli konumlara geldiğimizde ise çalışanları dinlemiyoruz, siyasetçi oluyoruz vatandaşı dinlemiyoruz v.s. v.s. Bu liste uzar gider..

Bugün ilginç bir şey yaşadım. Bir sosyal medya hesabımdan, hiç tanımadığım biri kendi sıkıntısı ile ilgili dertleşmek istedi. Birbirimizi tanımıyoruz. Ön yargısızca dinlemek istedim, dinledim. Kendimce ona yol göstermeye çalıştım. Baya bir süre konuştuktan sonra moralinin düzeldiğini ve kendini çok iyi hissettiğini söylediğinde inanılmaz mutlu oldum.  “ işte dinlemek ne kadar önemli” dedim kendi kendime…

Yaşadığımız evrende aslında herşey konuşuyor. Dağlar, ormanlar, kısaca tabiat.. Tabiatı dinleyelim. Aslında bize birçok şey söylüyor. Hayvanları dinleyelim, onlar aslında bizlerle konuşuyor. En önemlisi de karşımızdakini dinleyelim.  Ne anlatıyor, anlatmak istiyor onu dinleyelim. İletişimin en temel özelliği dinlemek.  Birbirimizi dinleyelim ve duyalım…

Sözümü duyan var mı ?

 

Sevgiyle ve duyarak kalın….

Hakkında Kerem Ateş

Kerem Ateş
1979 yılının bir sonbahar gününde İstanbul’da dünyaya gözlerimi açtım. 1996 - 2010 yılları içerisinde aktif olarak siyaset içerisinde bulundum. 1998 yılından itibaren de Sivil Toplum kuruluşlarında Çevre - gençlik politikalarında aktif rol aldım. 2001 yılında Uluslararası bir kuruluş olan Junior Chamber International – JCI Türkiye tarafından “ Çevre Korumacılığı ve Ahlaki Önderlik Dalında” Türkiye’nin En Başarılı 10 Gencin den biri seçildim. 2002 de aynı dalda Kültür Bakanlığı özel ödülü aldım. Şu anda Reklam – Organizasyon alanında çalışıyorum. Çevre , Gençlik Politikaları ve Siyaset özel ilgi alanlarımdır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*