Anasayfa / Köşe Yazıları / Av. Rıdvan Yıldız’dan HÜRRİYET’e Yargı ile Cevap ve zor sorular

Av. Rıdvan Yıldız’dan HÜRRİYET’e Yargı ile Cevap ve zor sorular

Av. Rıdvan Yıldız’dan HÜRRİYET’e Yargı ile Cevap ve zor sorular

Av. Rıdvan YILDIZ , 2,5 senedir mücadele ettiği HÜRRİYET Gazetesi’nin uydurma haberi ile ilgili sosyal medya hesabı üzerinden önemli bir açıklama da bulundu. Açıklamasını direk aktarıyoruz.

İŞTE O AÇIKLAMA

“Takip edenler bilirler, çok fazla kendimle ilgili kendimi ve yaşadıklarımı anlatan şeyler paylaşmam. Hele hele yaşadığım zor süreçler, sıkıntılı konulara değinmem. Ancak bu kez son 2.5 yıldır bana yapılanlar, yapılmaya çalışılanları anlatmam gerekiyor.

Tanıyanlar ve takip edenler hatırlayacak ki 2016 yılı Mart ayında Tüketici Sorunları Derneği’nin başkanı olmuştum. Yönetim kurulunun en genç 1-2 isminden biriydim. Kurumsal, çözüm üreten, sansasyon değil de değer üreten , bir iki yaşlı şahsın kendi güdümünde olmayan, genç ve dinamik bir STK yapısı oluşturmak için bir çaba içine girmiştik. Kısa sürede ülkemizin sorunlarını detaylı raporlayabilen ve çözüm sunabilen bununla birlikte sansasyonel değil doğru bilgi üreten bir STK noktasına ulaştık. Aslında her şey tam da burada başladı. Gençleri kendi menfaatleri için gütme peşinde olan şahıslar beni ve arkadaşlarımı yönlendiremedikleri için, yanlışlarına ortak olmadığımız için beni ve arkadaşlarımı hedef aldılar. 2.5 yıllık süre içerisinde görselde erişimi engellenen haber ve devamında başka haberlerle rezil edilmeye çalışılmak, iftiralar üzerinden savcılık şikayetleri, CİMER şikayetleri, Baro şikayetleri, vergi dairesine şikayet, tanıdık siyasilere yalan dolan dosya vermeler, genel kurul basıp kadın yöneticimize ve üyelerimize fiziki saldırı vs. akla gelen gelmeyen bir çok saldırının hedefi olduk. Hepsiyle mücadele ettik ve zamanı geldikçe sonuçlarını kamuoyu ile paylaşacağız. Bu girişten sonra bugün asıl anlatacağım konu Hürriyet gazetesi üzerinden yapılan saldırıyla nasıl mücadele ettiğimiz. Burada yazdıklarımın hepsini belgeyle de ispat edebilirim. Bunu da belirtelim.

Ağustos 2016 döneminde bizimle ilgili iddialar olduğundan bahisle Dinçer Gökçe haber yapacağını söyleyerek bana ulaştı. Tek istediğim haberde benim ifadelerimi olduğu yer vermesiydi. Peki kendisi ne yaptı? Benim 3 cümlemi çarpıtan 19.12.2016 tarihli İstanbul 6. Sulh Ceza Mahkemesi kararıyla erişime engellenen “Tüketicilerin Derneği için kayyum talebi” başlık haberi yaptı. Ben, sahtecilik, çıkarcılık gibi hiçbir delili olmayan isnatlara maruz kaldım. Hatta Kayyum’un akla FETÖ’yü getirdiği günlerde haberin başlığında “kayyum kasten seçilmiş bir algı ifadesiydi. Tabi bitmedi. Buradan istediğini alamayan Dinçer Gökçe ve ortak hareket eden Aydın Ağaoğlu eski kız arkadaşıma kadar ulaşıp aleyhime beyan almaya çalışmış ve Dinçer Gökçe “uydurma haber nasıl olur göreceksin Rıdvan efendi” diye mesaj atarak tarafımı uydurma haberle tehdit etmişti. Dinçer Gökçe yeni bir haber yapma çalışmasındayken 30 Ağustos 2016 sabahı FETÖ’nün Basın Yapılanmasına yapılan operasyon kapsamında gözaltına alınmıştı. Tabi sonrasında benimle ilgili yeni bir haber yapamadı. Bu şahsın yaptıkları dönemin Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin’e iletilmiş, ardından yine Fikret Bila ile yazışma yapılmıştı. En son yeni yönetime de durum aktarılmış ise de Dinçer Gökçe ile ilgili kimse adım atmamış ya da atamamıştı. Fetö ile ismi yan yana anılan, beni hedef aldığı gibi algı yönetimleri hükümeti ve dolaylı olarak Cumhurbaşkanımızı da hedef almışlığı çoktur. 16 Nisan referandumuna az bir süre kala “Ömer Albayrak isimli İBB çalışanının saçma sapan bir facebook paylaşımını haber yaparak “EVET” oylarının düşmesi için algı çalışması yapması buna bir örnektir.

Bu konunun neden üzerine gittiğimi merak edenler olacaktır. Eğer amaçlarına ulaşmış olsalardı 2.5 yıl önce beni insan içine çıkamayacak bir hale getireceklerdi. Uzun yargılamalarda ben kendimi anlatana kadar zaten hakkımda kamuoyunda olumsuz algı yayılacaktı. İşte bana yapamadıklarını, başaramadıklarını başkaları yaşamasın diye bu konunun üzerine gidiyorum ve gitmeye devam edeceğim.

Aşağıda görselini yayınladığım kararda görüleceği üzere “Talep eden hakkında açılmış soruşturmalardan takipsizlik kararı aldığı, hakkındaki iddiaların dayanaksız olduğu anlaşıldığından” ifadesi benimle iddiaların asılsız olduğunu net bir şekilde göstermektedir. Peki Hürriyet’te 3 tane Genel Yayın Yönetmeni değişmişken ismi FETÖ ile anılan, yaptığı manipülatif haberleri ortada olan Dinçer Gökçe’nin arkasında Hüriyet Yönetimi neden ve nasıl duruyor? Kamuoyunun bunu bilmeye ihtiyacı var.”

Hakkında Kerem Ateş

Kerem Ateş
1979 yılının bir sonbahar gününde İstanbul’da dünyaya gözlerimi açtım. 1996 - 2010 yılları içerisinde aktif olarak siyaset içerisinde bulundum. 1998 yılından itibaren de Sivil Toplum kuruluşlarında Çevre - gençlik politikalarında aktif rol aldım. 2001 yılında Uluslararası bir kuruluş olan Junior Chamber International – JCI Türkiye tarafından “ Çevre Korumacılığı ve Ahlaki Önderlik Dalında” Türkiye’nin En Başarılı 10 Gencin den biri seçildim. 2002 de aynı dalda Kültür Bakanlığı özel ödülü aldım. Şu anda Reklam – Organizasyon alanında çalışıyorum. Çevre , Gençlik Politikaları ve Siyaset özel ilgi alanlarımdır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*