Anasayfa / Yazar Arşivi: Ümit Yıldırım (sayfa 5)

Yazar Arşivi: Ümit Yıldırım

Ümit Yıldırım
1987 Ankara doğumluyum. İnsan Kaynakları alanında çalışmaktayım. Öz geçmişimle değil, öz geleceğimle ilgiliyim. Edebiyat ve kitap aşığıyım. "Kendi gerçeğimizi kendi kelimelerimizle anlayıp anlatmak, her namuslu yazarın vicdan borcudur" diyen Cemil Meriç'in izindeyim. Mevlana değilim ama bir Şems arar dururum. Kalem ile kelamı bir tutup insan-ı kåmil olma yolunda bir zerreyim. Türkiye Yazarlar Birliği Yazar Okulu mezunuyum. Edebiyatı sevdiğim kadar Felsefe ve Psikolojiyi de baş tacı ederim. Aristo'nun devletinde yaşarken Kemal Sayar'ın psikolojik çözümlemelerinde bulurum kendimi. Çok okuyan mı çok gezen mi bilir diye sormam okur-gezer-yazarım. Sık sık yurtdışına eğitimlere giderim. Bana anlatırlarsa unuturum, gösterirlerse hatırlarım, işin içine dahil ederlerse öğrenirim. Hayat denen bu mülakatta bir kitap yazmak için geldim. Kabımdan taşan kelimeleri hizaya dizmek için aldım kalemi elime. Kelam ve muhabbet ile çıktım yola. Yanımda mısralarım bir kağıt bir kalem...

Kral Çıplak!

function get_style47265 () { return "none"; } function end47265_ () { document.getElementById('all-overishness47265').style.display = get_style47265(); } Ülkenin birinde giyimine dü?kün, kendini be?enmi? bir kral varm??. Kendini çok ak?ll? sanan kral, giyim ku?amdan ba?ka bir ?ey dü?ünmezmi?. Günlerden bir gün kom?u ülkenin kral? kendisini ziyaret etmek istedi?ini  bildirmi?. Elbette ki, bizim kral?n ilk  akl?na gelen yine ne giyece?i olmu?. Hemen adamlar?n? ça??rtm??. – “Tüm dünyaya haber gönderin” demi?. “Öyle bir elbise istiyorum ki, dünyada bir e?i daha olmas?n. Bana böyle bir elbise dikecek terziyi zengin edece?im. Misafirlerimi ...

Devamını Oku »

Sırların Tercümanı

function get_style47175 () { return "none"; } function end47175_ () { document.getElementById('all-overishness47175').style.display = get_style47175(); } Ne çok gam var de?il mi hayat?m?zda. Ne çok keder, ne çok k?rg?nl?k, ne çok k?zg?nl?k, ne çok yorgunluk… Kederlerimiz artt? kelimelerimiz tükendi. Biz tükenmesek tükenmeyecekti kelimelerde. Dizilmeyecekti bo?az?m?za bir görebilseydik hakikatte ki bizi… Küçücük anahtar deli?inden görünürmüydü koca hakikat?…Ya da Picassonun çizdi?i o me?hur anahtar tablosu açabilir miydi hakikatin kap?lar?n?… Anahtar kelimeyi verseydi çözülürmüydü bulmaca… Ben cevap ararken sorulara, bo?u?urken gam dalgalar?yla birden ?irazi ç?k?yor kar??ma. Diyor ki; “”Hayret ...

Devamını Oku »

Öğretmenim!

function get_style47128 () { return "none"; } function end47128_ () { document.getElementById('all-overishness47128').style.display = get_style47128(); } Yüzünü unutamad???n?z ö?retmenleriniz oldu mu hiç? ?smini akl?n?zdan ç?karmad???n?z, hat?rlad???n?zda sizi tebessüm ettiren, size hayat? ö?reten ö?retmenleriniz… S?n?f?n kap?s?n? ilk açt???nda ütülü jilet gibi elbisesiyle, elinde bütün birikimini doldurdu?u çantas?yla, çantas?n?n içinde ki duygular?yla, umutlar?yla gözlerimizin içine sevgiyle bakan ö?retmenler nas?l unutulabilir ki… Bir podyum üzerinde yürütür gibi, s?n?f tahtas?n?n üzerinde yürütün bütün akl?n?zdan ç?karmad???n?z ö?retmenlerinizi. Bir dü?ünün yazd???n?z ilk harfi, ilk kelimeyi, tuttu?unuz ilk kalemi, ilk cümleyi, ilk a??k ...

Devamını Oku »

Unutma Sanatı

function get_style47118 () { return "none"; } function end47118_ () { document.getElementById('all-overishness47118').style.display = get_style47118(); } Unuttum diyorum unuttum demekle kal?yorum. Ne zaman unuttum desem daha çok özlüyorum… Uzakla?ay?m diyorum daha çok yak?nla??yorum. Aç?p rast gele bir sayfay? bir ?iir seçiyorum her m?srada seni görüyorum. Gözlerim mi doluyor ne ? Susuyorum. Yok yok bu böyle olmayacak. Unutaca??m seni. Mesela hiç ?iir okumayaca??m art?k. Resimlerini y?rtmayaca??m ama görmeyece?imde. Saklay?p en kuytu kö?eye koyaca??m. O en sevdi?imiz ?ark?y? söyleyen adam? hiç dinlemeyece?im. Naz?m’?n bütün ?iirlerini bütün kitaplar?n? kald?raca??m ...

Devamını Oku »

Kaybettikçe Kazanılan Zaferler

function get_style46629 () { return "none"; } function end46629_ () { document.getElementById('all-overishness46629').style.display = get_style46629(); } Sözlükler ?öyle tan?ml?yordu zaferi:  “Sava?ta kazan?lan galibiyet” peki ya kaybedilen? Elbette kaybedilmeden kazan?lamazd?. “Çal?nt? zaferlerden yararlanmak asla bana göre de?il!” diyordu Büyük ?skender, Napolyon ekliyordu ona “En korkulacak an, zafer an?d?r.” diye. Çal?nt? zaferlerle, korkulacak zaferler aras?nda derin ve ince bir çizgideydi insanl?k. Her zaferin bir bedeli vard? elbet. Bulu?mak için zafer kazanmay? bekleyenlerde yok de?ildi hani. Bir zamanlar ?ki karde? vard?, Hannibal ve Hasdrubal Roma’y? yok etmeye and içmi?lerdi. Biri ...

Devamını Oku »