Anasayfa / Yazar Arşivi: Ümit Yıldırım

Yazar Arşivi: Ümit Yıldırım

Ümit Yıldırım
1987 Ankara doğumluyum. İnsan Kaynakları alanında çalışmaktayım. Öz geçmişimle değil, öz geleceğimle ilgiliyim. Edebiyat ve kitap aşığıyım. "Kendi gerçeğimizi kendi kelimelerimizle anlayıp anlatmak, her namuslu yazarın vicdan borcudur" diyen Cemil Meriç'in izindeyim. Mevlana değilim ama bir Şems arar dururum. Kalem ile kelamı bir tutup insan-ı kåmil olma yolunda bir zerreyim. Türkiye Yazarlar Birliği Yazar Okulu mezunuyum. Edebiyatı sevdiğim kadar Felsefe ve Psikolojiyi de baş tacı ederim. Aristo'nun devletinde yaşarken Kemal Sayar'ın psikolojik çözümlemelerinde bulurum kendimi. Çok okuyan mı çok gezen mi bilir diye sormam okur-gezer-yazarım. Sık sık yurtdışına eğitimlere giderim. Bana anlatırlarsa unuturum, gösterirlerse hatırlarım, işin içine dahil ederlerse öğrenirim. Hayat denen bu mülakatta bir kitap yazmak için geldim. Kabımdan taşan kelimeleri hizaya dizmek için aldım kalemi elime. Kelam ve muhabbet ile çıktım yola. Yanımda mısralarım bir kağıt bir kalem...

Şehir, Çocuk Ve Kar

Şehirlerinde dili vardır. Şehirlerde özler karın yağmasını. Çocuklar gibi şehirlerde bekler karın kendini beyaz örtü ile örtmesini. Sorun bakalım çocuk üşümüş mü! Siz çocukların eldivenlerini üşüdüğü için mi taktığını zannediyorsunuz? Annesi üzülmesin diye takar çocuklar eldivenlerini. Kıpkırmızı olmuş yanakları sanmayın ki soğuktan, o sadece heyecandan. “Allah çocuklar üşümesin diye yağdırıyor karı. Isıtmasaydı ağzımızdan duman çıkar mıydı! Kim bilir kaç kez döndü hayal kırıklığı ile pencereden. O büyülü cümleyi söylemek için. Gökyüzünden görünen haberi “Kar yağmış” diyerek haykırmak için kaç kez daha gitmesi gerekti pencereye… Kar ...

Devamını Oku »

HİTLER DE ÖLDÜRMÜŞ MÜDÜR SEVDİĞİNİ ?

İlk bakışta bir adamın bir kız çocuğuna sarıldığı bu kare, sevgi dolu bir anı gösteren normal bir fotoğraf gibi görünebilir. Ama yakından bakınca fotoğraf, görüntünün aksine, karanlık bir hikayeyi saklar. Fotoğraftaki adam 6 milyon Yahudi’nin ölümünden sorumlu Adolf Hitler’dir. Yanında ki çocuk ise Hitlerin sevdiği Yahudi bir ailenin Rosa adında ki kızıdır. Hitler ile Rosa’nın iletişiminin kesilmesinden bir yıl sonra İkinci Dünya Savaşı başlar ve 6 yıl süren savaşta 6 milyon Yahudi ölür. Savaş sırasında ölenlerden biri de Rosa’dır. Rosa 1943 yılında, 17 yaşındayken Münih’te ...

Devamını Oku »

“Yitirilmiş Renkler ve Yüzlerinde Yeryüzü”

Ne güzel bir cümle değil mi? Şu kısacık hayatta yitirip gittiğimiz her şeyin bir rengi ve yüzü var. Bakıp gördüğümüz dokunup hissettiğimiz herşeyin bir anlamı var. İşte o anlam dünyasında neden fotoğrafı bu kadar seviyorsun dediklerinde verdiğim anlamlı cevap yukarı da ki başlıktan ibaret… Bugün, bana hep ilham olmuş ve her zaman da ilham olacak olan dünyanın en iyi 7 fotoğrafçısı olarak tanınan Ara Güler’i kaybettik… Hayatı  öyle doluydu ki; Amerikan Dergi Fotoğrafçıları Derneğine kabul edilen tek Türk’tü. Almanya’da çok az fotoğrafçıya verilen “Master of ...

Devamını Oku »

Gülüşü Yıkılmış Çocuk

İnsanlık zincirinin ebediyet halkası; Çocukların kalbinde işler zaman rakkası…   Böyle diyordu Necip Fazıl çocuklar için. İşte o insanlık zincirinin ebediyet halkası olan o masum gülüşleri yıkılmış çocuklar öldüler birer birer…   Gün geçti, zaman durdu ve biz haber kanallarına sosyal medyaya düşen acı bir haber aldık. Yine cennet kokan  küçücük bir kız çocuğu hayvandan daha aşağı ve aşağılık şeytanlaşmış bir insan tarafından istismara uğrayarak öldürüldü. Bu bir insanlık suçudur. Bu bozulmuş dünya düzeninin bir faciasıdır. Dünyada istismara uğrayan kadınlardan, çocuklardan, masumlardan sadece biridir minik ...

Devamını Oku »

FATİH’İN İSTANBUL’U

“Hüner, bir şehir bünyad eylemektir; reaya kalbin âbâd eylemektir” – Fatih Sultan Mehmet Asıl marifet bir şehirde bina, yapı, temel yapmak olsada halkın kalbini kazanmak insanların sevgisini almak en büyük fetihtir demiştir Sultan Mehmet. Şimdi biz ne yazsak ne söylesek azdır. Kelimeleri yetiremeyiz Fatih’i anlatmaya… Kolay değil tam 565 yıl geçmiş İstanbul fethinin üzerinden. Bir şehir insanı şair yapar mı? Yaparmış. Şiirler dizelerde dile gelmiş, Şarkılar söylenmiş, destanlar yazılmış. Adına Aşk denilmiş İstanbul’un. Nasıl Aşk ile fethedildiyse Aşk ile yaşamış insanlar. Buram buram tarih kokmuş ...

Devamını Oku »