Anasayfa / Yazar Arşivi: Ümit Yıldırım

Yazar Arşivi: Ümit Yıldırım

Ümit Yıldırım
1987 Ankara doğumluyum. İnsan Kaynakları alanında çalışmaktayım. Öz geçmişimle değil, öz geleceğimle ilgiliyim. Edebiyat ve kitap aşığıyım. "Kendi gerçeğimizi kendi kelimelerimizle anlayıp anlatmak, her namuslu yazarın vicdan borcudur" diyen Cemil Meriç'in izindeyim. Mevlana değilim ama bir Şems arar dururum. Kalem ile kelamı bir tutup insan-ı kåmil olma yolunda bir zerreyim. Türkiye Yazarlar Birliği Yazar Okulu mezunuyum. Edebiyatı sevdiğim kadar Felsefe ve Psikolojiyi de baş tacı ederim. Aristo'nun devletinde yaşarken Kemal Sayar'ın psikolojik çözümlemelerinde bulurum kendimi. Çok okuyan mı çok gezen mi bilir diye sormam okur-gezer-yazarım. Sık sık yurtdışına eğitimlere giderim. Bana anlatırlarsa unuturum, gösterirlerse hatırlarım, işin içine dahil ederlerse öğrenirim. Hayat denen bu mülakatta bir kitap yazmak için geldim. Kabımdan taşan kelimeleri hizaya dizmek için aldım kalemi elime. Kelam ve muhabbet ile çıktım yola. Yanımda mısralarım bir kağıt bir kalem...

SATILMIŞ GÜL

Binlerce gül satıldı kokusu olmayan. Milyonlarca aşık vardı sevgi alameti olmayan ve birbirlerini sevmeyen. Ruhları ruhlarına dokunmasa da el ele göz gözeydiler. Bakmayın dudaklarının “seni seviyorum” diyerek kıpırdadığına. Sevdiğinden değil, söyleyecek başka söz bulamadığındandı sözleri. Gözüyle seveni gönlüyle sevenden ayıramıyordu sevgili. Belki de şairin dediği gibi; “Herkesin seviyormuş gibi yaptığı, ancak sevginin ne olduğunu pek az kimsenin bildiği bir zamanda yaşıyoruz”… Birde yandıklarından söz ediyorlardı yanmanın ne olduğunu bilmeden. Yandıklarının alameti olarak şarkıları şahit tutuyorlardı. “Senin için ölürüm” demelerinin sebebi sevgiyi yaşatamadıklarındandı.  Yağmuru seviyorlardı yıldırımı ...

Devamını Oku »

GÜNEŞİN ETRAFINDA ON KERE DÖNEN DÜNYA…

Ne zaman on sayısını duysam hep Nazım Hikmet’in o meşhur şiiri gelir hep hatrıma: “Ben içeri düştüğümden beri”… Şiir Nazım Hikmet hapiste geçirdiği on koca yılı anlatır. Hemde öyle güzel anlatır ki, okuyan insanın iliklerine işler her bir mısra. Dile kolay dört duvar arasında on koca yıl. Belki bizim on yılımız dört duvar arasında geçmese de onlarca anı içerisinde gelip geçiyor… Gel gelelim benim içime on yıllık hasret ve özlemi düşüren yazımıza, Malum sosyal medyamızın yeni akımı: #10yearchallenge Neler değişmedi ki şu geçen on yılda ...

Devamını Oku »

Şehir, Çocuk Ve Kar

Şehirlerinde dili vardır. Şehirlerde özler karın yağmasını. Çocuklar gibi şehirlerde bekler karın kendini beyaz örtü ile örtmesini. Sorun bakalım çocuk üşümüş mü! Siz çocukların eldivenlerini üşüdüğü için mi taktığını zannediyorsunuz? Annesi üzülmesin diye takar çocuklar eldivenlerini. Kıpkırmızı olmuş yanakları sanmayın ki soğuktan, o sadece heyecandan. “Allah çocuklar üşümesin diye yağdırıyor karı. Isıtmasaydı ağzımızdan duman çıkar mıydı! Kim bilir kaç kez döndü hayal kırıklığı ile pencereden. O büyülü cümleyi söylemek için. Gökyüzünden görünen haberi “Kar yağmış” diyerek haykırmak için kaç kez daha gitmesi gerekti pencereye… Kar ...

Devamını Oku »

HİTLER DE ÖLDÜRMÜŞ MÜDÜR SEVDİĞİNİ ?

İlk bakışta bir adamın bir kız çocuğuna sarıldığı bu kare, sevgi dolu bir anı gösteren normal bir fotoğraf gibi görünebilir. Ama yakından bakınca fotoğraf, görüntünün aksine, karanlık bir hikayeyi saklar. Fotoğraftaki adam 6 milyon Yahudi’nin ölümünden sorumlu Adolf Hitler’dir. Yanında ki çocuk ise Hitlerin sevdiği Yahudi bir ailenin Rosa adında ki kızıdır. Hitler ile Rosa’nın iletişiminin kesilmesinden bir yıl sonra İkinci Dünya Savaşı başlar ve 6 yıl süren savaşta 6 milyon Yahudi ölür. Savaş sırasında ölenlerden biri de Rosa’dır. Rosa 1943 yılında, 17 yaşındayken Münih’te ...

Devamını Oku »

“Yitirilmiş Renkler ve Yüzlerinde Yeryüzü”

Ne güzel bir cümle değil mi? Şu kısacık hayatta yitirip gittiğimiz her şeyin bir rengi ve yüzü var. Bakıp gördüğümüz dokunup hissettiğimiz herşeyin bir anlamı var. İşte o anlam dünyasında neden fotoğrafı bu kadar seviyorsun dediklerinde verdiğim anlamlı cevap yukarı da ki başlıktan ibaret… Bugün, bana hep ilham olmuş ve her zaman da ilham olacak olan dünyanın en iyi 7 fotoğrafçısı olarak tanınan Ara Güler’i kaybettik… Hayatı  öyle doluydu ki; Amerikan Dergi Fotoğrafçıları Derneğine kabul edilen tek Türk’tü. Almanya’da çok az fotoğrafçıya verilen “Master of ...

Devamını Oku »