Anasayfa / Yazar Arşivi: Uzm. Psikolog Göksu Ayaz

Yazar Arşivi: Uzm. Psikolog Göksu Ayaz

Uzm. Psikolog Göksu Ayaz

İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji bölümünden 2014 yılında mezun oldu. Lisans eğitimi süresince Kartal Yavuz Selim Devlet hastanesinde klinik ve anaokullarında gelişim stajlarını tamamladı. Bitirme projesini ‘’Yeme tutumu ile yaşam doyumu arasındaki ilişki’’ üzerine yazdı.

Lisans eğitimini tamamladıktan sonra 2014-2015 yıllarında Avusturya’da Viyana Üniversitesi Nöropsikoloji alanında yüksek lisans eğitimi almıştır. Yabancı dil olarak Almanca ve İngilizce dillerini iyi düzeyde bilmektedir.

2016 yılında çocuk ve ergenlere yönelik çalışmalarını Doğa Koleji okullarında ve özel etüt merkezinde sürdürmüştür. Anaokullarında 3-6 yaş grubu çocukların zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimini desteklemek üzere çalışmalarda bulunmuş ve ailelere çocuklarıyla ilgili yaşadığı problemlerle ilgili danışmanlık vermiştir. Uzmanlığını tamamlamak üzere Üsküdar Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji yüksek lisans eğitimine devam etmektedir. Terapi ve vaka çalışmalarını Doç. Dr. Ödel Dirik İplikçioğlu ile birlikte yapmıştır.

Sosyal Medya ve İnternet Kullanımının Psikolojimiz Üzerindeki Yansımaları

İnternetin hayatımıza girmesiyle, kendimizde ve değerlerimizde büyük değişimler meydana geldi. Her anımızın kıymetli olduğu yaşantımızda, internet ve sosyal medyayı bilinçsiz bir şekilde kullanıyoruz. Yapılan araştırmalar, Türkiye’deki kullanıcıların günde ortalama 3 saatlerini sosyal medyada harcadıklarını bize gösterdi. Farkında olalım olmayalım, sosyal medyanın bizlere verdiği zararlar oldukça fazla. Peki sosyal Medyanın bizlere verdiği zararlar neler ?  1) Beğeni ve yorumlara bağımlı hale geldik ! Sosyal medyada paylaştığımız fotoğraflardan ne kadar beğeni ve yorum alırsak, o kadar mutlu oluyoruz. Kendimizin ve diğerlerinin değerini alınan beğeni ve yorumlar üzerinden değerlendirmeye başladık. Bunun için de ilgi ...

Devamını Oku »

İş Yerinde Ruh Sağlığı

Bugün 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü. 1992 yılından bu yana kutlanan Dünya Ruh Sağlığı Günü’nün 2017 teması ”İş Yerinde Ruh Sağlığı” olarak belirlendi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 300 milyondan fazla kişide depresif bozukluk ve 250 milyondan fazla kişide ise kaygı bozukluğu bulunduğu tespit edildi. 2017 temasının ”İş Yerinde Ruh Sağlığı” olması okları iş ortamında yaşanılan problemlere çeviriyor. Türkiye’de ve dünyada, iş yerinde tükenmişlik sendromu yaşayanların sayısında bir artış olduğu görülüyor. Tükenmişlik sendromunun belirtileri depresyonla benzerlik taşır. Tükenmişlik sürecinde kişi, işine karşı heyecan duymamaya, çevresindekilere karşı ...

Devamını Oku »

Erteleme Hastalığı (PROCRASTİNATİON)

Nedir Ertelemek ? Yapmamız gereken bir işi, bir görevi başka bir zamana atarak erteleriz. Bir gün belki de bir yıl sonraya … Ne yazık ki insanların, hayatın her alanında erteleme davranışına sıklıkla başvurduğunu ve bunun bir alışkanlık halini aldığını görüyoruz. Ertelemek, her zaman bir sorun teşkil etmemekle birlikte çoğu zaman hayatlarımızdaki büyük zararların sebebi olabiliyor. Bazen çok erken yaşlarda ortaya çıkabilen procrastination,  gencinden yaşlısına herkeste görülebilen ve bizleri çözülmemiş problemler yığınıyla başbaşa bırakabilen bir hastalıktır.  Peki neden erteliyoruz ? Gelin erteleme nedenlerine birlikte göz atalım. ...

Devamını Oku »

Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

Dikkat eksikliği, belirtileri çok küçük yaştan itibaren görülen yaygın bir bozukluktur. Dikkat eksikliği olan bir çocuğun günlük yaşamsal işlevleri olumsuz anlamda etkilenir. Çocuk, akademik ve sosyal alanda sorunlarla karşı karşıya gelir. Dikkat eksikliği olan çocuğun, zeka geriliği yoktur hatta zekası yüksek olan çocuklardır. En ana problem, bilginin depolanmasında, beyine konmasında hiçbir problem yokken bu bilgileri geri çağırmada sorunlar yaşarlar. Dikkat eksikliği olan çocuğun ; Kısa sürede dikkati dağılır, Unutkanlıkları fazladır, Kötü bir el yazısı vardır, Dinlemez görünür, Dersleri dinlerken çok çabuk sıkılır, Planlama yapmakta zorlanır, ...

Devamını Oku »

Terörün Toplum Psikolojisi Üzerindeki Etkileri ve Terörle Başetme Yöntemleri

Toplum olarak, terör olaylarının ardı ardına yaşandığı zorlu bir dönemden geçiyoruz. Terör sözcüğü, latince “terror” olup “terreo” fiilinden türemiştir ve “dehşet, büyük korku” anlamlarına gelmektedir. Terörün kelime anlamına baktığımızda amacıyla bağlantılı olduğunu görüyoruz. Terörün amacı yalnızca bir ülkenin toplumsal, ekonomik ve siyasal yapılarını yıkmak değil aynı zamanda yaratılan şiddet üzerinden topluma korku salmak, insanlar üzerinde yılgınlık ve bezginlik yaratmaktır. Dolayısıyla terör ve terörizmin psikolojik boyutunun önemi inkar edilemez. Son zamanlarda ülkemizin maruz kaldığı terör saldırılarıyla birlikte kişilerin bilinçaltında olan veya bugüne kadar dillendiremedikleri ifade ve ...

Devamını Oku »