Anasayfa / Yazar Arşivi: Dr. Deniz Öner (sayfa 3)

Yazar Arşivi: Dr. Deniz Öner

Dr. Deniz Öner
Radyasyon ve kanser biyolojisi konusunda yüksek lisans ve doktora sahibiyim. Araştırmacı ve yönetici olarak çalıştım. Beden-Ruh ve Zihin sağlığı konularında eğitimler alıyor ve gönüllü danışmanlık yapıyorum. Dr. DENİZ ÖNER drdenizoner@gmail.com

Konuşan Kim Biliyor musun?

“Zihnimize gelen her düşünceye inanmak zorunda değiliz” diyordu geçen gün izlediğim bir belgeselde.   Şimdinin Gücü kitabının yazarı ve bir ruhsal öğretmen olan Echart Tolle’un “Kollektif Delilik” diye tanımladığı bir durumun farkındalığındayım bugünlerde. Zaman zaman kendimi de içinde bulduğum bir delilik durumu bu. Biraz daha erken uyanıp “bu bana ne hissettiriyor?” diye sorup, düşüncelerimden, duygularıma ve oradan bedenime yansıyan bu enerjiyle yüzleşmeyi hatırlamaya çalışıyorum sadece. İçimizdeki ses olarak konuşan KİM? Tanrı insanı kendi suretinde yarattı diye inandığı halde yargılayan, yaratılmış olanı diri diri yakabilen (ölülerini ...

Devamını Oku »

Samimi Ol!

Tek bir şey olacaksan eğer, kim olduğunda SAMİMİ OL! Sevginde, nefretinde, öfkende, mutluluğunda sahte olma. Kimse bilmese de sen gerçeği biliyorsun. İlgileniyormuş gibi, seviyormuş gibi, mutluymuş gibi davranma. Kendi duygularının farkına var; orada başkalarından beklenen takdir mi var, öfke mi, korku mu, nefret mi? Her ne varsa ona bakacak cesaretin olsun. Güven, kişilerle değil kendinle ilişkine bağlıdır. Yaşama güvenen kişi kendi varlığına da saygı duyar. İnsan olma yolculuğunda ilerleyebilmek, bedeli ne olursa olsun gerçeği seçmeye bağlıdır. Sahte bir gül çok güzel görünebilir, hatta üzerine sıkılan ...

Devamını Oku »

Bütün Alışkanlıklar Kötüdür!

Nasıl yani? Sağlıklı beslenme, sigara kullanmama, fiziksel aktivite, düzenli uyku vs. gibi her konuda uzmanların önerdiği ne varsa uygulamama rağmen bu yaşam alışkanlıklarım nasıl kötü olabilir ki? Dediğinizi duyar gibiyim. Kabul etmesi kolay değil biliyorum, ama ustalar der ki; Farkında olmadan yaptığın ne varsa kötüdür! Her gün aynı yoldan gidişlerimiz-dönüşlerimiz. Yüzlerce metre yürüyüp de etrafı hiç görmeyişlerimiz. Kulpu kırılmış fincanı, o eskimiş ya da içine giremediğimiz giysiyi atmaya kıyamayışımız. Anılara bağlanışımız. Geçmişin hatırına geleceği katledişimiz. Son kullanma tarihi geçmiş ilişkilere yapışmalarımız. Varlığı acı verenlerin yokluğunun ...

Devamını Oku »

Ciğeri Beş Para Etmez!

Bu sözü aslında değer vermediğimiz kişiler için kullanırız da bir ciğere ihtiyaç olduğunda ölçülemeyen kadar çok değeri olduğunu bilemeyiz. Doğuştan var olan bütün bedensel donanımın hiç arıza yapmadan, ömrümüzün sonuna kadar çalışmasını bekleriz. Ayakkabı ayağını vurmadan bütün ağırlığını yıllarca taşıyan ayaklarını, ağrımadıkça var olduğunu unuttuğun başın gibi. Bir terslik olduğunda, kaybetme ihtimali olduğunda ancak kıymetini anlamaya başlarsın. Bu bedende hiçbir şey yok ki nedensiz ve gereksiz yaratılmış olsun. Her bir hücre, her bir organ ve bütün vücut, uyanıkken zihnin de etkisi altında, uykuda kendi ritmiyle ...

Devamını Oku »

Gerçeğin Umurunda mı?

Senin neye inanıp neye inanmadığın gerçeğin umurunda mı acaba? Yerçekimine inanmasan, böyle bir doğa yasası olduğunu bilmesen bile yüksekten atladığında yere çakılman kesindir. Doğa yasaları kadar bariz olmasa bile; Kendimiz ve başkaları hakkında da peşin kabullerimiz, yargılamalarımız yok mu? Diğer insanları eleştirme, kınama, ayıplama ile değersizleştirirken kendimizi yüceltmeye çalışmamız ne derece gerçeğe yaklaştırır bizi. Herkesin aynı özden yaratıldığını kabul ediyorsak hele, bu çelişkilerle baş etmemiz kolay mıdır? En değerli madenleri derinliklerinde saklayan toprağın üstü çorak bir arazi, çöl bile olabilir. Ne var ki o cevhere ...

Devamını Oku »