Anasayfa / Yazar Arşivi: Dr. Deniz Öner (sayfa 2)

Yazar Arşivi: Dr. Deniz Öner

Dr. Deniz Öner
Radyasyon ve kanser biyolojisi konusunda yüksek lisans ve doktora sahibiyim. Araştırmacı ve yönetici olarak çalıştım. Beden-Ruh ve Zihin sağlığı konularında eğitimler alıyor ve gönüllü danışmanlık yapıyorum. Dr. DENİZ ÖNER drdenizoner@gmail.com

FARKINDALIĞINI DEĞİŞTİR DÜNYA DEĞİŞSİN

Geçenlerde ölüme yakın deneyim yaşayan ve sonra tamamen iyileşen kanser hastası bir kadın hakkında izlediğim bir belgesel beni çok etkiledi ve sizlerle paylaşmak istedim. Anita Moorjani dört sene sonunda tüm vücuduna yayılan bir cins lenfoma nedeniyle, artık doktorların saatlik ömür biçtikleri koma halinde iken deneyimlediklerini ve yaşama dair aldığı dersleri anlatıyordu. Doğaüstü olay, mucize, ölüme yakın deneyim vs. nasıl isimlendirdiğimiz o kadar önemli değil. Onun yaşadıklarından biz neler öğrenebiliriz, bunu paylaşmak istedim aslında.   Anita’nın kafatası, boyun, göğüs, karın ve hemen neredeyse tüm vücudunda limon büyüklüğünde ...

Devamını Oku »

KİMSİNİZ VE NE YAPACAKSINIZ? 4 Şubat Dünya Kanser Günü

MİNYATÜR İNSANLAR; İSTİLACI HÜCRELER Bir hücre tek başına iken ona kodlanmış olan süre boyunca solunum, sindirim, boşaltım, enerji üretimi, savunma, çoğalma gibi yaşamını sürdürmek için birçok faaliyeti bir arada 7/24 yapar. Bunun için sürekli çevreden aldığı sinyalleri değerlendirmek ve ona göre eyleme geçmek durumundadır. Hücreler bir araya geldiğinde ise bu görevleri yapmak üzere dokular, organlar gibi gruplar oluşturmaya başlarlar. Farklılaşırlar ama bir arada ahenkle, uyum içinde bu görevleri paylaşarak varlıklarını sürdürürler. Organizmanın tümü için baktığımızda ise, milyarlarca hücre kendi canlılığını sürdürürken payına düşen görevleri de ...

Devamını Oku »

Dolandırıcı Mağduriyetinden Tüketici Derneği Başkanlığına!

Yaşadığımız aksilikleri, şahit olduğumuz, maruz kaldığımız haksızlıkları kimliğimize saldırı gibi algılarız çoğunlukla. Aldatılmış, kandırılmış olmayı hazmedemez, kurban veya kazazede gibi hissederiz. Aklımızla, varlığımızla alay ediliyor diye öfkeye teslim olabiliriz. Peki, erken kararlar veriyor olabilir miyiz? Sonunu beklemeye sabrımız yok, adalet hemen yerini bulsun istiyoruz. Sabır, çaresizlik ya da kaderine razı olmak gibi pasif bir durum değil bana göre. Bulunduğun şartlarda gerekeni, yapabileceğinin en iyisini yapmak ve sonucu için de “oluruna bırakmak” yani “aktif bir sabır” dan söz ediyorum. İçinde yaşarken çok kötü, yanlış, haksızlığa uğradığınızı ...

Devamını Oku »

Yanlış Zaman Yanlış Karar mı, ZİNHAR!

Yıl sonu muhasebe faaliyetlerinin hızlandığı günlerdeyiz. Alacağım ne borcum ne? Geçmiş yıl ne getirdi ne götürdü sorguluyoruz. Bireysel yaşamlarımızda da durum farklı değil. Sürekliliği olan bir zaman dilimini takvimde bir noktada, geçmiş-gelecek, eski-yeni diye ayırıyoruz. Eskiye kötü, düşman, acımasız muamelesi yapıyoruz. Yeni bir sayfa açıp geçmiş yıl ya da yıllardan gerçekleşmemiş olanlar için kararlar yazılmaya başlanır. Gerçekten bunu yapmalı mıyız? Bireysel olarak kendini keşfetmekten çok, toplumca çizilen başarılı kimlik profiline uymanı teşvik eden Kişisel Gelişim öğretilerinde HEDEF ve KARAR kavramı çok önemlidir. Buna göre; Satın ...

Devamını Oku »

Farkları Yakalamak Cesaret İşidir!

İPLİKLERİ PAZARA ÇIKARMA ZAMANI Herkes birbirine yeni UYANIŞ, FARKINDALIK, AYDINLANMA adına ne dersen de kitaplar, eğitimler, uzmanlar öneriyor. Sosyal medyaya baksan, herkes guru, üstat, hoca… Kimisi gözünün içine baka baka senin sözlerini kopyalayıp kendi yazmış gibi ismini zikretmeden paylaşıyor. Kimi lütfedip ALINTI diyor. Alıntı yaptığı kimsenin onu gördüğünü ancak nezaketi nedeniyle yüzüne vurmadığını bilmeden. Kimi hiç araştırıp soruşturmadan, eşe dosta, akrabaya, eski- yeni sevgiliye sitem için beğendiği bir yazıyı paylaşıyor ama altında aslında yazarı olmasa da bilindik, tanınmış bir isim var. Bir de daha yakın ...

Devamını Oku »