Anasayfa / Yazar Arşivi: Dr. Deniz Öner

Yazar Arşivi: Dr. Deniz Öner

Dr. Deniz Öner
Radyasyon ve kanser biyolojisi konusunda yüksek lisans ve doktora sahibiyim. Araştırmacı ve yönetici olarak çalıştım. Beden-Ruh ve Zihin sağlığı konularında eğitimler alıyor ve gönüllü danışmanlık yapıyorum. Dr. DENİZ ÖNER drdenizoner@gmail.com

Minyatür İnsanlar; İNSANBİÇİMCİLİK

Bir hücre tek başına iken ona kodlanmış olan süre boyunca solunum, sindirim, boşaltım, enerji üretimi, savunma, çoğalma gibi yaşamını sürdürmek için birçok faaliyeti bir arada 7/24 yapar. Bunun için sürekli çevreden aldığı sinyalleri değerlendirmek ve ona göre eyleme geçmek durumundadır. Hücreler bir araya geldiğinde ise bu görevleri yapmak üzere dokular, organlar gibi gruplar oluşturmaya başlarlar. Farklılaşırlar ama bir arada ahenkle, uyum içinde bu görevleri paylaşarak varlıklarını sürdürürler. Organizmanın tümü için baktığımızda ise, milyarlarca hücre kendi canlılığını sürdürürken payına düşen görevleri de bu arada yapmaktadır. Tek ...

Devamını Oku »

Kadın Anlayıştır, Kulaktır

Erkek ve kadın arasında belki varoluşun ilk günlerine dayanan bir çekişme sürüp gidiyor. Erkek bir kadından doğduğunun, yani var olması için kadına ihtiyacı olduğunun son derece bilincinde. Hz. İsa’da olduğu gibi,  bir baba olmadan doğabileceğini de biliyor. Eril/dişi çekişme noktasından değil de, yin ve yang üzerinden yani her şeyin zıttı ile var olduğu gerçeğinden yola çıkarak kadına ve erkeğe bakalım. Üstelik sadece dışarıda değil içimizdeki kadın/erkek olarak da kurmaya çalıştığımız dengelerden söz etmek istiyorum. Kadın gecedir, erkek gündüzdür. Biyolojik/bilimsel açıdan bakalım önce. Vücudumuzun 24 saatlik, ...

Devamını Oku »

Kendine Yeni Bir Deniz ÖNER!

Bir dostumun doğum günü armağanı bu söz bana. Burada Deniz yerine hepimiz kendi adımızı kullanabiliriz. İronik oldu soyadımın ÖNER olması. Uzun zamandır ruhsal olarak benliğimi tanıma, araştırma yolculuğundayım. Bir bilim insanı olarak düşüncelerin duygulara, duyguların bedene etkisini bilmeme rağmen, RUH sağlığının akıl hastalıklarının konusu olmadığını fark etmem biraz zaman aldı. Yolculuk sırasında sıkça molalar verdiğim; bazı istasyonlar, duraklarda oyalandığım olmuştur. Her defasında galiba aradığımı buldum diye düşündüğüm ve bu nedenle konakladığım yerlerden söz ediyorum. Bir süre oyalandıktan sonra tası tarağı toplayıp, bu da değilmiş deyip ...

Devamını Oku »

Bunu Yersem Öler miyim?

Ölmekten Korkuyoruz! Onu görmek, hakkında konuşmak istemiyoruz. Doğduğumuz andan itibaren dünya zamanı ile ne kadar sürerse sürsün, belki 5, belki 25, belki 75 yıl, bir gün ölüm ile bu bedenden özgürleşeceğimiz kesin olmasına rağmen kabullenemiyoruz. Daha küçük bir çocukken “bunu yersem öler miyim?” diye başlayan ölüm hakkındaki merakım -ya da korkum diyelim-, Üniversite sonrası Kanser ile ilgili çalışmalarımda iyice artmıştı. Belki de bu yüzden ruhsal ve bilimsel çalışmalarda hep ölümü anlamaya çalıştım. Peki, neden ölüm hakikati ile savaşıyoruz? Bir yaşam amacım var mı? Olmalı mı? ...

Devamını Oku »

Prensin Adı Ne?

Sizinle çok etkilendiğim ve çocukların gerçek potansiyellerinin açığa çıkarılması için yaptığım çalışmalara daha da sıkı sarılma konusunda büyük bir ivme kazandıran bir deneyimimi paylaşmak istiyorum. Hepimizin görünmez iplerle birbirimize bağlı olduğu gerçeğinden hareketle, izleyen herkesin de benzer hislere sahip olacağından kuşkum yok. Bundan birkaç hafta önce bir arkadaşımın daveti ile KAR Teatral İnteraktif Konferansı’16 ’ÖZDEKİ GÜÇ’’ Galasına gittim. Neyle karşılaşacağım konusunda hiçbir fikrim yoktu. Uzun zamandır “ben kimim?” sorusuna cevap arayan biri olarak ÖZ kelimesine çekildim. O kadar çok kimlik yapmıştık ki; maskelerimizin ardında, doğduğumuz ...

Devamını Oku »