Anasayfa / Yazar Arşivi: Dr. Deniz Öner

Yazar Arşivi: Dr. Deniz Öner

Dr. Deniz Öner

Radyasyon ve kanser biyolojisi konusunda yüksek lisans ve doktora sahibiyim. Araştırmacı ve yönetici olarak çalıştım. Beden-Ruh ve Zihin sağlığı konularında eğitimler alıyor ve gönüllü danışmanlık yapıyorum.
Dr. DENİZ ÖNER
drdenizoner@gmail.com

Radyasyon Bulutu Geçti

Yarım gerçek bütün bir yalandan daha tehlikeli olabiliyor, hele ki hangi yarımın gerçek olduğuna dair yeterli kanıta sahip değilseniz. Eylül ayı sonlarından itibaren Fransa ve Avrupa’nın birçok ülkesi, insan yapımı bir radyoaktif madde olan Rutenyum 106’nın atmosferdeki seyrini çözmeye uğraşıyor. Nükleer güç santrallerinden (Çernobil gibi) birden fazla radyoaktif maddenin kaza ile bulutlara karışıp kilometrelerce seyahat etmesine aşinayız.  Burada ise nereden geldiği, nasıl bir kaza sonucu havaya karıştığı konusunda belirsizlikler olan Rutenyum 106 tek başına tespit edilmiş durumda. Fransa Radyasyondan Korunma ve Nükleer Güvenlik Enstitüsü (IRSN), ...

Devamını Oku »

Çocuğa Ver Haberi! 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü

Her zaman bıkmadan anlattığım ve oğlumun henüz 10 yaşında iken öğrettiği bir ders var: Son derece keyif aldığı bir tatil esnasında sohbet ederken, “sen çok iyi bir annesin, çünkü bana arkadaşlarımın yanında asla bağırmadın” demişti. Çocuğun sadece karnını doyurmak, barınacak ortam sağlamanın yetmediğini, onuru, gururunu da korumanın, varlığına saygı duymanın önemini daha güzel öğrenemezdim. Çocuğun haklarını kimin gözeteceği, sorumluluğun kimde olduğu da ayrı bir konu: Aile, çocuk, toplum, devlet …mi, hepsi birlikte mi? Ailelerin fiziksel, ruhsal, zihinsel olarak hazır olduklarında bir çocuk sahibi olmalarıyla başlıyor ...

Devamını Oku »

Ben Kimim? Varlığımın Dünya İçin Bir Anlamı, Önemi Var mı?

“Neden bu ülkede, bu ailede doğdum, neden kadın olarak veya neden erkek olarak doğdum, neden fakir olarak doğdum, ya da sağlıksız olarak?” Bensiz bir dünya nasıl olurdu? Ailem, arkadaşlarım, sevdiklerim, hatta nefret edenler ya da benim ettiklerim.  Görünmez olup onları izliyor olsaydım eğer, yokluğum nasıl hissedilirdi? Ne zaman başlıyoruz bu soruları sormaya? Hani sınava hazırlanman gerekiyordur ama sen bin bir meşguliyet bulup kendini oyalıyorsundur. İçten içe seni rahatsız eden sorumluluk, suçluluk hissin vardır. Yapman gereken ama henüz yapmadıklarının varlığı seni huzursuz etmektedir. Kendimizi sorgulamak için ...

Devamını Oku »

Yüzeyde Eksik Olsan da Derinde Tamamsın!

Yalnız kalmaktan korkuyoruz! Daima yetersizliklerimizi haykıran zihnin elinde tutsak olmaktansa dışarıda bize duymak istediklerimizi söyleyecek sesler, gürültüler arıyoruz. Gerçekten bu bir ihtiyaç mı, yoksa istek mi? Bunu da ayırt edemiyoruz. Ekmek, su, hava gibi temel ihtiyaçlarımız var kabul ama yanımızda illa birilerinin olması ihtiyaç mı, yoksa olsa “fena olmaz” arzularımızdan mıdır? Varlığımızın bir başkasının onayına, sevgisine, takdirine, kim olduğumuzu bize söylemesine, yardımına, desteğine ihtiyacı var mı gerçekten? Yoksa çoğumuza öğretildiği gibi varlığımız eksik ve ancak bir anne, baba, çocuk, eş, sevgili, arkadaş, dost vb. ile ...

Devamını Oku »

Nasıl Yaşıyorsak Öyle Ölüyoruz!

Bu hafta içinde  çok sevdiğim iki kadın kanser nedeniyle yaşama veda etti.  Kanser biyolojisi uzmanlığım, hasta derneği tecrübelerim ve ölüme ruhsal seviyede bakışımla birlikte konuyu ölümle yüzleşmek açısından sorgulamak istedim. Kanser hastalarının iyileşecekleri konusundaki inançlarını ve umutlarını kaybetmelerine neden olmadan, ölümü kabullenmeleri sağlanabilir mi? Bir hekim hastasına ömür biçmeli mi? Birçok soru var ve doğru cevap kesin budur demek ise zor. Kanser tanı ve sonrasında; Bazen olumlu düşünmeyi abartan,  kendini bunun için zorlayan, sevdiklerini üzmemek için öfkesini gizleyen, bastıran, üzüntüsünü, kederini erteleyen hastalarla karşılaşıyoruz. Oysa ...

Devamını Oku »