Anasayfa / Hukuk / 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri Üzerine (2)

7 Haziran 2015 Genel Seçimleri Üzerine (2)

7 Haziran 2015 Genel Seçimleri Üzerine (2)

7 Haziran 2015 Genel Seçimleri Üzerine (2)

16 Mayıs 2015 tarihli “7 Haziran 2015 Genel Seçimleri Üzerine (1) başlıklı yazımda (http://webunya.com/7-haziran-2015-genel-secimleri-uzerine ), 7 Haziran 2015 tarihli genel seçimlerin öneminden kısaca bahsetmiştim.  Anılan seçimde AK Parti’nin tek başına iktidarını koruyup koruyamayacağına ve aynı partinin anayasayı değiştirecek çoğunluğu elde edip edemeyeceğine ilişkin tahminlerimi daha sonra belirteceğimi söylemiştim.

Esasında bu iki sorudan birincisi olan “AK Parti’nin tek başına iktidarını koruyup koruyamayacağı” sorusu çok kompleks bir soru değildir. Buna bağlı olarak cevabı da oldukça basittir. Türkiye için genel seçimler konusunda geçmiş tecrübeler göstermiştir ki, seçmen çoğunluğunun tercihlerini büyük ölçüde ekonomik göstergeler etkilemektedir. Kuşkusuz seçmen kitlesi içerisinde sırf ideolojik nedenlerle oy kullananlar olabileceği gibi hak-özgürlük-otoriterlik-yolsuzluk eksenli,  hareket eden seçmen de olabilir. Ancak bunlar genel seçmen kitlesi ile karşılaştırıldığında sonuca fazla etkili olmayan bir kesimi oluşturmaktadır. O halde seçmen çoğunluğunun kabulünü elde etmek ekonomik büyümeyi sağlamak, istihdamı artırmak, üretim ve ihracatı yükseltmek gibi ekonomik parametrelerdeki başarılardan geçmektedir.

Geçmiş tecrübeler göstermiştir ki, seçmen çoğunluğu ekonomik göstergelerin iyi olduğu ya da iyi olacağı konusunda güçlü bir beklentinin olduğu durumlarda mümkün oldukça istikrarın devamı yönünde tercihte bulunmakta ve “macera” olarak nitelendirebilecek davranışlardan uzak durmaktadırlar. Sadece ekonomik göstergelerden yola çıkarak “yakın gelecekte Türkiye’de sol bir iktidar niçin mümkün değil?” sorusuna cevap bulmaya çalıştığım 28 Ocak 2015 tarihli ve “İçimizdeki Yunanistan’lılar” (http://webunya.com/icimizdeki-yunanistanlilar ) başlıklı yazıda da benzer konulara temas etmiştim. Türkiye 7 Haziran 2015 seçimlerine hiçbir şekilde ekonomik kriz içerisinde gitmemektedir. 2015 ilk çeyreğin de ekonominin oldukça yavaşlamış olduğu gerçek olmakla birlikte ekonomik parametrelerde (aslında 2. Yarıda beklenen ve fakat) ikinci çeyrekte gerçekleşemeye başlayan yükselme trendi seçmen çoğunluğunun gözünden kaçmamaktadır. Her ne kadar “bir kısım medya” uzun zamandır ekonomik göstergeler konusunda yanlış, yanlı ve yanıltıcı bilgiler vererek seçmen kitlesinin kafasını karıştırmaya çalışsa da, hükûmet karşıtı yayın yapmayı bir politika olarak benimsemeyen diğer bir kısım medya organları var güçleriyle anılan kara propagandanın etkilerine gidermeye çalışmaktadır. Bu konuda oldukça başarılı oldukları gözlenmektedir.

Dolayısıyla bir kısım aksi yöndeki çabalara rağmen Türkiye’de kısa dönemde ekonomik göstergelerin bozulması mümkün olmadığı gibi seçmen çoğunluğunun bu yönde bir beklentisi de mevcut değildir. Birkaç gün önce açıklanan verilere göre imalat sanayi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı, mayıs ayında yüzde 74,7 ile son 13 ayın en yüksek seviyesine ulaşmıştır, ihracattaki görece düşüş tahammül edilebilir düzeyde olup istihdam da artma eğilimindedir. 2- 3 yıldır sözde ekonomistler tarafından dillendirilen “konut balonu” da hükûmetin başarılı manevraları sayesinde (beklentinin aksine bir türlü) patlayamamıştır. Yakın gelecekte de patlaması pek muhtemel görülmemektedir. Daha önce başlanılan 3. Köprü, İstanbul 3. Havalimanı gibi dev projeler (çiçekli-böcekli) bütün engelleme girişimlerine rağmen hızla ilerlemektedir. Her ikisinin de öngörülen tarihten önce bitirilip faaliyete geçmesi düşünülmektedir. Türkiye’nin 2015 yılında yüzde 5 civarı büyümesi öngörülmektedir ki, Dünya ekonomik krizinin henüz aşılamadığı ve etkilerinin halen hissedildiği bir dönemde bunun kayda değer bir başarı olduğu da açıktır.  Gezi ve 17/25 Aralık girişimleri başarılı olamamış, seçmenin kahir ekseriyeti yolsuzluk söylemlerini inandırıcı bulmamıştır. Neyin doğru-yanlış olduğu değil, seçmen çoğunluğunun neye inandığı önemlidir.  İnsanlar doğru olana değil, inanmak istediklerinin doğru olduğuna inanırlar.

Diğer taraftan aksi yöndeki propagandalar karşıt medya organları tarafından ustaca “absorbe” edilmektedir.  Türkiye’de Kasım 2002 seçimlerinden sonraki süreçte başta medya sahipliği olmak üzere sermaye el değiştirmiştir. Geçmişte nerelere hizmet ettikleri çok belli olan medya organlarından çok çekmiş olan mevcut hükûmetin fikir önderleri sorunu kendince ve ustaca çözmüş ve adeta kendi basın-yayınını yaratmıştır. Esasen bu eleştirilecek bir durum da değildir, çünkü günümüzde bütün demokrasilerde iktidara gelmede ve iktidarda kalmada medya organlarının olağanüstü işlevselliğinden yararlanmak herkesin bir hakkı olmalıdır. Özellikle kara propagandayı alışkanlık haline getirmiş ve hükûmet karşıtlığı yönünde bir politika takip eden basın-yayın kuruluşlarını 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra çok zor günler beklemektedir. Muhtemelen medya sektöründe açık-örtülü el değiştirmeler olacaktır.

Diğer taraftan seçmen çoğunluğu muhalefetin ekonomi konusundaki vaatlerinin gerçekçi olmadığını gayet iyi bilmektedir. Sağduyulu seçmen çoğunluğu geçmişten gelen tecrübelerle ipe-sapa gelmez, yere basmayan-havada kalmış, mübalağalı vaatlerin tespiti konusunda takdire şayan marifet kesbetmiştir. Bundan dolayı 25 Ocak 2015 seçimlerinde Yunanistan halkının düştüğü tuzağa kolay kolay düşmeyecektir. Öyle görünmektedir ki muhalefet cenahındaki eksiklik-başıbozukluk bu seçimde de AK Parti’nin lehinedir. Son yapılan kamu oyu yoklamaları AK Parti’nin yüzde 45-50 bandında oy oranıyla 7 Haziran seçimlerini tamamlayacağını göstermektedir. Esasen AK Parti’nin anılan seçimlerde tek başına iktidar olacağı tartışmalı bir konu değildir. Ne var ki, özellikle Gezi ve 17/25 Aralık olaylarından günümüze kadar gelen süreçte bir kısım medya oranları ve muhalefet tarafından bu durum kasıtlı olarak gündemde tutularak (bir şeyi 40 defa söylersen gerçekleşir sözü misali) bir kısım seçmen kitlesi motive edilmeye çalışılmaktadır. Ne var ki, bunun isabetsiz olduğu kahir ekseriyet tarafından takdir edilebilir. Her ne kadar bir kısım araştırma şirketleri tarafından AK Parti’nin oyları yüzde 30-35 bandında gösterilmeye çalışılsa da anılan araştırma şirketlerinin kimi dış istihbarat örgütleriyle ilişkili oldukları çok bellidir ve bu girişmelerin seçmen çoğunluğunu belirli yöne kanazile etmeye yönelik girişimler olduğu da çok açıktır. Ne var ki, bu girişimlerin başarılı olduğu ya da olacağı söylenemez.

Kotarılmaya çalışılan (25 Ocak 2015 seçimlerinden sonraki Yunanistan’da olduğu gibi bir sol bir sağ) CHP-MHP koalisyonunun gerçekleşme ihtimali bulunmamaktadır. Esasen Türkiye seçmen kitlesi siyaset mühendisliği konusunda da oldukça takdire şayan marifet kesbetmiştir. Türkiye seçmeni eskiden olduğu gibi siyaset ve sosyoloji bilimlerinin verilerinden yararlanılmadan masa başı hazırlanmış projeleri hemen anlamakta ve bunlara itibar etmemektedir. Kuşkusuz bu tür projelere itibar eden bir seçmen kitlesi her zaman bulunabilir. Dünyada en saçma fikirlere bile taraftar olabilecek insanlar bulmak mümkündür. Ne var ki, bu insanlar hiçbir zaman kahir ekseriyet olamayacaklardır.

Dolayısıyla 28 Ocak 2015 tarihli ve “İçimizdeki Yunanistan’lılar” (http://webunya.com/icimizdeki-yunanistanlilar ) başlıklı yazıda da belirttiğim gibi 7 Haziran 2015 seçimlerinde AK Parti’nin tek başına iktidar olacağı tereddütsüz ve tartışmasızdır. Esasen bu durumu muhalefet partileri ve partisiz muhalefet de kabullenmiştir. Bundan dolayı gayretlerini mümkün oldukça AK Parti oylarını ve tabii ki AK Parti’nin milletvekili sayısını azaltma yönünde faaliyetlere yoğunlaştırmışlardır. Bu konuda ne denli başarılı olduklarını 7 Haziran günü saat 22.00 gibi anlamış olacağız. Ayrıca 12 Haziran 2011 seçimleriyle karşılaştırıldığında ne CHP’nin ne de MHP’nin oy oranında kayda değer bir artış (hatta herhangi bir artış) olacağı düşünülmemektedir. Diğer taraftan AK Parti, CHP ve MHP’nin kaç adet milletvekili elde edecekleri doğrudan HDP’nin barajı geçip geçemeyeceği ile ilgilidir. Bir sonraki yazımda bu konudaki düşüncelerimi dile getireceğim….

YAZARIN DİĞER YAZILARI

33- Geçici Bakanlar Kurulu ya da Seçim Hükûmeti, http://webunya.com/gecici-bakanlar-kurulu-ya-da-secim-hukumeti

32- Cumhurbaşkanının Seçimlerin Yenilenmesine Karar Verme Yetkisi Üzerine (2), http://webunya.com/cumhurbaskaninin-secimlerin-yenilenmesine-karar-verme-yetkisi-uzerine-2

31- Cumhurbaşkanının Seçimlerin Yenilenmesine Karar Verme Yetkisi Üzerine (1), http://webunya.com/cumhurbaskaninin-secimlerin-yenilenmesine-karar-verme-yetkisi-uzerine-1

30- 1982 Anayasası’na Göre Hükûmetin Kurulması Süreci ve Hükûmet Senaryoları, http://webunya.com/1982-anayasasina-gore-hukumetin-kurulmasi-sureci-ve-hukumet-senaryolari

29- Süleyman Demirel’den Kalanlar, http://webunya.com/suleyman-demirelden-kalanlar

28- 7 Haziran 2015 Seçim Sonuçları Üzerine ve Hükûmet Senaryoları, http://webunya.com/7-haziran-2015-secim-sonuclari-uzerine-ve-hukumet-senaryolari

27- 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri Üzerine (3), http://webunya.com/7-haziran-2015-genel-secimleri-uzerine-3-hdp-baraji-gecer-mi

26- 27 Mayıs Darbesi (2), Darbenin İlk Günleri ve Basın, http://webunya.com/27-mayis-darbesi-2-darbenin-ilk-gunleri-ve-basin

25- 27 Mayıs Darbesi (1), http://webunya.com/27-mayis-darbesi

24- 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri Üzerine (2), http://webunya.com/7-haziran-2015-genel-secimleri-uzerine-2 

23- 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri Üzerine (1), http://webunya.com/7-haziran-2015-genel-secimleri-uzerine

22- Danıştay’ın 12.11.2014 Tarihli Başörtüsüne İlişkin Kararı Üzerine (2), http://webunya.com/danistayin-12-11-2014-tarihli-basortusune-iliskin-karari-uzerine-2

21- Danıştay’ın 12.11.2014 Tarihli Başörtüsüne İlişkin Kararı Üzerine (1), http://webunya.com/danistayin-12-11-2014-tarihli-basortusune-iliskin-karari-uzerine-1

20- Genel Oyla Belirlenen Cumhurbaşkanının Meşruiyeti Sorunu (2), http://webunya.com/genel-oyla-belirlenen-cumhurbaskaninin-mesruiyeti-sorunu-2

19- 27 Nisan Darbesi Sonrası Gelişmeler, http://webunya.com/27-nisan-darbesi-sonrasi-gelismeler

18- 27 Nisan Darbesi (2), http://webunya.com/27-nisan-darbesi-2

17- 27 Nisan Darbesi (1), http://webunya.com/27-nisan-darbesi-1

16- Cumhurbaşkanının Üniversite Rektörlerini Seçme ve Atama Yetkisi ve İstanbul Üniversitesi Rektörlük Seçimleri Üzerine, http://webunya.com/rektorluk-secimleri-uzerine

15- Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin 26.02.2015 Tarihli Başörtüsü Kararı Üzerine, http://webunya.com/askeri-yuksek-idare-mahkemesinin-basortusu-karari-uzerine

14- 12 Mart Darbesi Sonrası ve Ara Rejim, http://webunya.com/12-mart-darbesi-sonrasi-ve-ara-rejim

13- 12 Mart Darbesi, http://webunya.com/12-mart-darbesi,

12- 28 Şubat Darbesi, http://webunya.com/28-subat-darbesi

11- İçimizdeki Yunanistanl?lar, http://webunya.com/icimizdeki-yunanistanlilar,

10- Cumhurbaşkanının Bakanlar Kuruluna Başkanlık Etmesi Meselesi,

http://webunya.com/cumhurbaskaninin-bakanlar-kuruluna-baskanlik-etmesi-meselesi

9- Türkiye’de Demokrasiye Yapılmış Müdahaleler ve Savcı Sacit Kayasu’nun Ardından,

http://webunya.com/turkiyede-demokrasiye-yapilmis-mudahaleler-ve-savci-sacit-kayasunun-ardindan

8- HSYK’nın Denetimi ve Kuvvetler Ayrılığı Meselesi (1),

http://webunya.com/hsyknin-denetimi-ve-kuvvetler-ayriligi-meselesi-1

7- Zorunlu Din Dersleri ve İHAM Sorunu, http://webunya.com/zorunlu-din-dersleri-ve-iham-sorunu,

6- Genel Oyla Belirlenen Cumhurbaşkanının Meşruiyeti Sorunu (1),

http://webunya.com/genel-oyla-belirlenen-cumhurbaskaninin-mesruiyeti-sorunu-1

5- Demokrasi Azınlığın Haklarını Korur; İsteklerini Değil,

http://webunya.com/demokrasi-azinligin-haklarini-korur-isteklerini-degil

4- Hükûmet Sistemi Tartışmaları (3) ve ABD’deki Bütçe Krizi,

http://webunya.com/hukumet-sistemi-tartismalari-3-ve-abddeki-butce-krizi

3- “Müzakereci Demokrasi” ve “Gezi Meselesi”,

http://webunya.com/muzakereci-demokrasi-ve-gezi-meselesi

2- Hükûmet Sistemi Tartışmaları (2),

http://webunya.com/hukumet-sistemi-tartismalari-2

1- Hükûmet Sistemi Tartışmaları (1) ve “Biz Bize Benziyoruz” Meselesi,

http://webunya.com/hukumet-sistemi-tartismalari-ve-biz-bize-benziyoruz-meselesi

Yrd. Doç. Dr. Ferhat USLU

Hakkında Yrd. Doç. Dr. Ferhat Uslu

Yrd. Doç. Dr. Ferhat Uslu
1979 yılında Bursa-İnegöl’de dünyaya geldi. 1996 yılında İnegöl Ticaret Meslek Lisesi’nden, 2000 yılında İstanbul Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Adalet Meslek Yüksekokulu’ndan; 2004 yılında Marmara Üniversitesi, Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 2008 yılında Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Hukuk Anabilim Dalı, Kamu Hukuku Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programı’nı; 2013 yılında İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Anabilim Dalı Doktora Programı’nı tamamladı. 2009-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Anayasa Hukuku Anabilim Dalı’nda Araştırma Görevlisi olarak görev yaptı. 18.08.2014 tarihinde Sakarya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Anayasa Hukuku Anabilim Dalı’na Yardımcı Doçent olarak atandı. Yrd. Doç. Dr. Ferhat USLU anılan üniversitede Hukuka Giriş, Anayasa Hukuku, Anayasa Hukuku Genel Esaslar, Anayasa Yargısı, Türk Anayasa Hukuku, Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru, Siyasi Partiler Hukuku, İnsan Hakları Hukuku ve Genel Kamu Hukuku dersleri vermekte olup İngilizce bilmektedir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*