40-1: 39

40-1: 39

Yazmak rahatlamak için önemli yollardan biriymiş… Her doğum günümde artık bunu bir adet haline getirdim.

Ofisteyim.. Açtım Zuhal Olcay’ın Başucu Şarkıları albümünü dinliyorum.  Birazda saati fırsat bilerek sesi açtım baya… Ofiste “ beni benimle bırak giderken” sözleri yankılanıyor Zuhal Olcay’ın güzel sesinden….

Çaysız olur mu? Tabiki hayır… Demli bir çay aldım, oturdum masama. Geçen bir yılı düşündüm. Neler yaptım? Neler yapmadım?  Bu arada kediler klima serinliği etkisi ile mışıl mışıl uyuyor. Evet kediler. Bir adet misafirimiz ile birlikte üç tane oldular. Ayten, Yaman ve Fındık.

Aslında insan her zaman kendi hayatının röntgenini çekmeli. Öz eleştiri önemli bir durum. Kendini eleştirmeyi bilmek lazım. Birçok zaman kendini dinlediği zaman insan bir çok hatadan dönebiliyor. Ama bazen de bile bile lades diyoruz o ayrı….

Benim son bir senem biraz detoks ile geçti. Hayat detoksu….  Hayatımda yük gördüğüm herşeyden hafiflemeye çalışmak….

Bana hiç bir şey katmayan insanlardan uzaklaştım, uzaklaşmaya da devam ediyorum. Artık değiştirmek için uğramıyorum. Bıraktım yakasını onların. Değiştirmeye çalıştıkça kendimin yıprandığını gördüm. Hani derler ya: ” ne halin varsa gör” tam o şekildeyim. Çünkü zamanım çok değerli. Boş insanlara harcayacağım zamanı sevdiğim şeyleri yapmaya harcıyorum. Mesela bu sene daha çok kitap okudum. Daha nitelikli diziler izlemeye başladım. Farklı yapımları inceleme şansını buldum. Bu da beni keyiflendirdi.

Detoksun bir özelliği de eski yüklerden ve zararlardan kurtulurken yenilerine yer açmak. Çok güzel arkadaşlıklar, dostluklar edindim. Aynı dili konuşabildiğim insanlarla bir arada olmayı seviyorum. Hoşgeldiler hayatıma…

Makus talihimi de yenmek için adım attım mesela bu yıl içinde. Yıllardır üzerime yapışmış olan en büyük yük fazla kilolardan kurtulmak için Diyetisyen eşliğinde çalışmaya başladım. Sonuçtan şu anda çok memnunum. Geç bile kalmışım. Ohh be dünya varmış diyorum. Tabiki hala devam ediyorum. İstediğim sağlıklı kiloya inene kadar durmak yok. Tabi ondan sonrası da mevcut durumu korumak. Ancak bu kadar çaba sarfedip, yeniden eski halime gelmeye niyetim yok….

Yaş oldu 39….

Kısacası hafifliyorum dostlar… Sorun gördüğüm, bana yük olan herşey den kurtulmaya başladım. Belki de olgunlaşmak budur. Bakalım 40 yaş yazımda neler yaşamış olacağım?

Seneye umarım görüşürüz….

Sevgiler,

 

Hakkında Kerem Ateş

Kerem Ateş
1979 yılının bir sonbahar gününde İstanbul’da dünyaya gözlerimi açtım. 1996 - 2010 yılları içerisinde aktif olarak siyaset içerisinde bulundum. 1998 yılından itibaren de Sivil Toplum kuruluşlarında Çevre - gençlik politikalarında aktif rol aldım. 2001 yılında Uluslararası bir kuruluş olan Junior Chamber International – JCI Türkiye tarafından “ Çevre Korumacılığı ve Ahlaki Önderlik Dalında” Türkiye’nin En Başarılı 10 Gencin den biri seçildim. 2002 de aynı dalda Kültür Bakanlığı özel ödülü aldım. Şu anda Reklam – Organizasyon alanında çalışıyorum. Çevre , Gençlik Politikaları ve Siyaset özel ilgi alanlarımdır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*