Anasayfa / Köşe Yazıları / 1 Aralık bildirisi; HIV çok değişti, peki ya biz?

1 Aralık bildirisi; HIV çok değişti, peki ya biz?

1 Aralık bildirisi; HIV çok değişti, peki ya biz?

Bir buçuk yıl gibi kısa bir sürede, HIV’e ilişkin negatif algı ve dilin iyileştirilmesi konusunda ciddi çalışmalar yapan Kırmızı Kurdele İstanbul’dan, bu yıl ilk kez duyurduğu Kırmızı Kurdele Haftasında yeni bir girişim; 1 Aralık 2017 Dünya AIDS günü ortak bildirisi.

Geçtiğimiz aylarda, HIV alanında çalışan farklı kurum ve paydaşların, düzenli bir biçimde bir araya gelerek, ortak çalışmalar yapması hedefiyle ‘HIV Danışma Kurulu (TKCAB)‘in oluşmasına da öncülük eden Kırmızı Kurdele İstanbul’un kaleme aldığı bildiriyi aşağıda okuyabilirsiniz.

Türkiye’de doğrudan ya da dolaylı olarak çalışan saygın hekim dernekleri ve sivil toplum kuruluşlarının da görüş ve imzaları ile desteklediği bu bildiri, geniş katılım ve benzer hedefler doğrultusunda çalışan derneklerin güçlü ortak hedefler koymaları bakımından Türkiye’de bir ilk.

Bildiride imzası olan ve Türkiye’de HIV’e ilişkin sorunların çözülmesi için katkı sunan tüm kurum ve bireylere teşekkür ediyor ve henüz imzası olmayan diğer kurumlar için bildirinin imzaya sürekli olarak açık olduğunu hatırlamak istiyoruz.

BİLDİRİ

HIV çok değişti, ya biz?

HIV’in insanlık tarihinin en şok edici salgınlarından biri olarak tanımlanışının üzerinden otuz altı, onu ölümcül olmaktan çıkaran tedavinin keşfi üzerinden yirmi bir yıl geçti. Bugün, tıp biliminin kat ettiği muazzam yol sayesinde, virüsün ilk günlerde yarattığı şok etkisinden çok farklı bir noktada, pozitif bir tablo ile yüz yüzeyiz.

Kısaca özetlenirse; 

*Dünya’nın pek çok ülkesinin anneden bebeğe HIV geçişini tamamen durdurduğu,

*HIV pozitif bireylerin kolayca HIV negatif bebek sahibi olabildikleri,

*Modern tedavilerin AIDS’i tamamen durdurarak uzun ve kaliteli bir yaşam imkanı sunduğu, *Kamu desteği ile farkındalık kampanyalarının yapıldığı, anonim HIV testlerine ve temas öncesi korunma* gibi etkili önleme araçlarına erişimin olduğu ülkelerde yeni bulaş oranlarının dramatik bir şekilde düştüğü,

*HIV pozitif bireylerin, gündelik hayatın her alanında etkin olmalarının önünde hiçbir engelin kalmadığı

bir tablodan bahsetmek mümkün.

Sonuçları geçtiğimiz yıl yayınlanan iki çok önemli bilimsel çalışma** ise düzenli tedavi gören ve virüs yükleri en az altı ay boyunca belirlenemeyen düzeyde olan HIV pozitif bireylerin virüsü bulaştırmadıklarını, büyük ölçüde kanıtladı.

Bütün bu gelişmeler bir arada değerlendirildiğinde, HIV pozitif bireylere yönelik ayrımcılığın virüsün kendisinden kat kat daha tehlikeli olduğu açıktır. Özellikle Belirlenemeyen = Bulaştırmayan*** gibi, HIV tedavi aktivistleri ve bilim insanlarının bugüne kadar sahip oldukları en güçlü argümanlardan birinin UNAIDS****, CDC*****, ECDC****** gibi otoritelerce onaylandığı bir ortamda, ayrımcı tutum ve davranışların hiçbir açıklaması olamaz.

İşte tüm bu sebeplerle, bizler, HIV tedavi aktivistleri ve bilim insanları olarak HIV pozitiflere dönük bu ayrımcılığın son bulması için birlikte çalıştığımızı ve

*Türkiye’de HIV alanında çalışan kurumların eriştiği işbirliği kapasitesi ve uluslararası bilinirlik,

*Bilim insanlarının HIV pozitif bireylerin, ülkenin her yerinde tüm sağlık hizmetlerine eşit şartlarda erişmesi için yaptıkları çalışmalar,

*Kamunun HIV pozitif bireylerin, gelişmiş ülkelerle eşit şartlarda ilaç ve tedavi testlerine ulaşması

konularındaki ilerlemeleri mutlulukla duyuruyoruz.

Şimdi sıra, Türkiye’yi HIV’in hızla yükseldiği ülkeler arasından çıkarmak için yapılması gerekenlerde. Bu bağlamda, Türkiye’nin UNAIDS’in koyduğu 90-90-90 hedefine erişebilmesi için; 

*Ülke genelinde HIV tanı testlerine güvenle erişmenin önündeki engellerin kaldırılması, *Temas öncesi korunma tedavisi (PrEP) gibi etkin korunma araçlarının kullanımda olması ve *BesittirB gibi önemli bilimsel gelişmeleri merkezine alan farkındalık kampanyalarının gerekliliğinin altını çiziyor ve tüm paydaşları bu hedef doğrultusunda birlikte çalışmaya davet ediyoruz. 

İmza koyan kuruluşlar:

KLİMİK (Türk Klinik Mikrobiyoloji Ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği),

HIVEND (HIV Enfeksiyonu Derneği)

EGEHAUM (Ege Üniversitesi HIV/AIDS Uygulama ve Araştırma Merkezi)

Türkiye Aile Planlaması Vakfı,

Kaos Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği,

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Derneği

Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği

Sağlıkta Genç Yaklaşımlar Derneği

1 Aralık Genç İnisiyatifi

Pozitif-İz Sivil Toplum Girişimi

Kırmızı Kurdele İstanbul

 

 

 

Açıklamalar: 

*PrEP; HIV geçişini önlemede kullanılan, temas öncesi korunma tedavisi, 

** Belirlenemeyen=Bulaştırmayan, (UequalsU); Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) bildirisinde ‘’HIV pozitif bir bireyin ART’yi reçete edildiği gibi doğru ve düzenli olarak alıp Belirlenemeyen bir viral yük elde etmesi ve bu seviyede tutması durumunda, HIV’in cinsel yollarla bulaştırma riskinin sıfır olduğu anlamına gelir.’’ şeklinde tanımlanmıştır. Bununla birlikte, cinsel yolla bulaşan diğer hastalıklar ve gebelik önleme gibi nedenlerle kondom kullanımın halen çok önemli olduğu da ayrıca vurgulanmıştır.

Bilgi linki; bit.ly/UequalsUTurkey

***PARTNER Study, Opposites Attract Study

 **** Birleşmiş Milletler AIDS Programı

*****Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi

******Avrupa Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi

 

#redribbonweek #kirmizikurdeleistanbul #bilonemsekorun

Hakkında Webunya

Webunya

Webunya.com, uzun yıllar internet sitesi yöneticiliği, yazarlık yapanlar ve sivil toplum kuruluşlarından gönüllü olarak çalışanların bir araya gelmesi ile 7 Nisan 2013 tarihinde kurulmuş uzman yazarların yazılarının yayınlandığı bilgi ve sosyal paylaşım sitesidir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*